
Geçtiğimiz ay hava ısındı ve Arel küçük bebek olmaktan çıkıp büyük bebek olmaya başladı. Bizim için en heyecan verici gelişme ilk adımları oldu. Mart ayının ortalarından itibaren küçük yürüme denemeleri yapan bebeğimiz Nisan’ın onbeşinde annesiyle babası arasında dört beş adımlık hamlelerle yürümeye ne kadar istekli olduğunu bize ispatladı.
O günden beridir kucağımızı açtık mı kıkırdayarak hızlı hızlı bize gelip boynumuza sarılıveriyor. Gelip boynuma sarılınca onun heyecanı bana da geçiyor inanılmaz mutlu hissediyorum.

Ayakta duruyor olmasıyla birçok şey değişti; parklar, bahçeler, oyun alanları bizim oldu. Hergün neredeyse günün yarısını dışarıda geçiriyoruz eve girerken çok yorgun bile olsa içeri girmemek için sızlanıyor. Sokak çocuğu oldu oğlumuz.

Artık sekiz dişi var ve özellikle havuç, kereviz, elma, armut vb. sebze ve meyveleri kemirmeye bayılıyor.
Boyu çok uzadı. Masanın tezgahların üzerindekilere ulaşabiliyor ve bizim yeni güvenlik önlemleri almamız gerekiyor.
İnanılmaz gayretli bir bebek. İstediği bir şey oldumu yapana kadar deniyor, hiç yılmıyor. Uğraşıyor da uğraşıyor. Bu nedenle ona artık Gayrettin diyoruz :)
Hatta ismini Gayrettin koysak yeriymiş.

Bilmiyorum acaba sürekli hareket halinde olduğunu yazmaya gerek var mı? Bir dakika başka tarafa bakmaya gelmiyor. Ama yaramazlık yaptığını söyleyemem. Sadece sürekli hareket halinde.
Altıncı ayda baba demeye başlamıştı. Yedinci ayda baba dede derken şimdi çıkardığı ses çeşitlemesinin haddi ve hesabı yok. Artık babasına bakıp baba diyor. Baba, genel kullanımlı bir kelime olmaktan çıktı.
Çok merak ediyorum, hiç susmayan bir anneyle bayramdan bayrama konuşan bir babanın çocukları ne zaman konuşur?
Hiç beklemediğimiz gelişmeyse hafıza gelişimi oldu. Eskiden oynamaması gereken birşey oldumu onu elinden alır başka birşey verirdik. Şimdi öyle değil, unutmuyor. Bu nedenle de herşeyi daha kolay öğreniyor. Malesef zararlı olanları da.
Mesela halının altında marka etiketi vardı günlerce unutturamadık sonunda gayret etti ve sökmeyi başardı. Evimizin ısıtma sistemi hava üflemeli. Arel her gün gidip o ızgaraları yerinden sökmeyi deniyor. Havalandırmanın içine oyuncak atacak sanırım :) Üzerini örtüyoruz, ağırlık koyuyoruz ama hiç birşey onun unutmasına ve pes etmesine yetmiyor.
Ya da iyi şeyleri unutmuyor; şekilleri (yuvarlak, kare gibi) şekil kutusuna atmayı becerebiliyor. Sürekli yeni şeyler öğreniyor .

Yürümeye başlayınca ona bir vagon aldık. İlk görüşte aşık oldu ona. Her gün birlikte yürüyüşlere çıkıyoruz.
Vagonunu iterek kendi ilerletiyor, sonra beğendiği birşey olursa alıp inceleyip sepetine atıyor. Yukarıda elindeki kuru yaprak ve kozalağı incelerken çektim fotoğrafını.
Önce uzun uzun inceledi sonra ben ona onların isimlerini söyledim, doğaya ait olduklarıyla ilgili bir açıklama yaptım. İnceledi ve attı sepetine. Artık o kozalak ve yaprak onun :)