Uzun Kızıl Saçlarım

Sevgilimin akrabalarını görmek için iki günlüğüne başka bir şehre gitmesini fırsat bilip artık neredeyse belime kadar uzayan saçlarımı kestirdim. Şimdi durdum yazdığım cümleye bakıyorum yazınca ne kolay.
Neyse gittim kuaföre saçlarımı omuzlarıma kadar kısalttırdım. Keserken bir ara bana kat yapayım mı diye sormuştu işte o ana geri dönmek istiyorum. Biliyorsun saçımı, modele sen karar ver dedim. O da kararı ona bıraktığım için memnun oldu. O saçımı kesiyor ben kitabımı okuyorum. Bakmıyorum bile nasıl kesiyor. Kuaför Ankara’nın en iyilerinden biri daha önce defalarca kesmiş saçımı hatta ben bir yıldır o kesecek diye Amerika’da kestirmemişim, ellerine teslim etmişim saçlarımı.
Yaklaşık yarım saat sonra bitti diyor. Ben kafamı kaldırıp bana gösterdiği aynadan saçımın arkasını görüyorum ve oraya bıraktığı makası alıp onu kovalamak istiyorum. Yüzümün ifadesin anlamış olacak ki beğenmedin mi bir terslik mi var? diyor.
İçimden sürekli bir kaç ay sonra harika görünecek biliyorum diye kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum. Üstelik bir yıl sonra eski boyuna gelecek. Saçlarımı tutup topluyorum, neyse ki topuz oluyor. Şimdi beğenmedim desem düzeltmeye kalkacak, hayatta çıkmama izin vermeyecek, saçın diğer yarısını da kesecek. Sonra ben onu keseceğim üstelik bütün bunların saçıma hiçbir yararı olmayacak.
Oturduğum sandalyeden sakince kalkıp onu ve kendimi saçımı çok beğendiğime inandırmaya çalışıp dışarı çıkıyorum. Camlarda ve aynalardaki yansımalarımdan kaçarak yürüyorum. Akşam yatağıma uzanmış telefonda sevgilimle konuşurken o çok sevdiği saçlarımı kısalttırdığımı söylüyorum. Sesi birden buğulu çıkıyor keşke yapmasaydın diyor. O kadar pişman oluyorum ki kafamı kestirmişim gibi üzülüyorum.
Kategoriler: Diğer
















