Kutup Yıldızı Nerede?
21 Haziran 2006
Son kullanma tarihi belli olan bir biletle süresi sınırlı insan ilişkilerimi tatil olarak adlandırılan ve yapmak istediklerimize öncelik tanıyarak geçirdiğimiz zaman diliminde yaşamış bulunmaktayım.
Günleri mavi gökyüzüne gözlerimi kırpıştırarak geçirdim. Büyük büyük dedelerimin gemilerini yüzdürdüğü denize ve huzurla baktıktıkları gökyüzüne bakıyordum. Bütün çocukluğum boyunca dinlediğim hikayeleri ucuca ekleyince buralardan uzak yaşamak içimi burktu. İnce kumlu kumsalda yürürken, uzaktan balık tutan babamın siluetini görmenin mutluluğuyla yanına gidip, o avlanırken küçük balıklara ekmek atarak besleyip, havadan sudan sohbet ederken yaşadığım o anın hayatımın sonuna kadar benimle kalacağının ağırlığını hissettim. Annemle kumsalda güneşlenirken herşeyden vazgeçip onun küçük kızı olarak dizinin dibinde yaşamak için dayanılmaz bir istek duydum. Yaşadığım zamanı öyle bir farkındalık içinde geçirdim ki, duygu yoğunluğunu kaldırmakta zorlanmaya başlamıştım.
Tatil böyle mi olurmuş deyip kendimi topladım. Nerede benim bikinim diyerek attım kendimi balıkların arasına. Deniz o kadar temizdi ki yüzerken balıkları görebiliyordum. Palmiyeleri çizip ve fotograflarını çekerken kırbeş koruma faktörlü kremlerle gölgelendim. Güneşin altında yatma özürlü olduğum halde bronzlaşmayı başardım.
Akdenizde küçük bir kasabanın yakınındaki evlerimizin gülleri açmış düzenli bahçelerinde, havuza bakan balkonlarımızda kahvaltı yaparak güne başlarken, artık kafamda yanıt bekleyen tek soru sevgilimin gelip gelmeyeceğiydi. Neyse ki geldi de öğleden sonraları ben aklımı Akdeniz sularında yüzdürürken o beni kollarına aldı. Havuzda daha uzun zaman geçirebilmek için saçma oyunlar uydurduk. Rüzgarlar büyük dalgaları kıyılara getirdiklerinde, o dalgaların içlerine girip çıkarak dayak yiyenlerdendik. Benim ve sevgilimin ailesinin evlerine davet edilip lezzetli yemeklerle şımartılmanın tadını çıkardık. Ayrıca hep birlikte harika bir tekne macerası yaşadık.
Beş yıl önce aşık olduğumuz sahile yine gece vakti gidip, aynı kumsala, denize ve yıldızlara baktık, hangisinin kuzey yıldızı olduğunu bile hala kavrayamadık…















Denizin rengi ne kadar guzel oyle. Buradan icine atlayip doyasiya yuzesim geldi desem yeridir.
“İnce kumlu kumsalda yürürken, uzaktan balık tutan babamın siluetini görmenin mutluluğuyla yanına gidip, o avlanırken küçük balıklara ekmek atarak besleyip, havadan sudan sohbet ederken yaşadığım o anın hayatımın sonuna kadar benimle kalacağının ağırlığını hissettim. ”
o ağırlığı hissetmeye gidecegim ben de yakında… Bu laf beni vurdu…
:)
Ycurl, Fotoğraf oymapınar baraj gölünün. Orada da yüzdüm su harikaydı.
Binnur, umarım zamanı istediğin gibi geçirebilirsin.İyi tatiller.
bugün gideceğim tatile herşeyi boşverip
Meltem’cim,
Ben de bu sefer caktirmamaya calissam da asiri duygulu ve huzunluydum :( Tatilin sonuna kadar gun saydim az kaldi, bitti bitiyor diye. Senin daha vaktin var, tadini cikar. Insallah her sene boyle guzel anilar biriktirmek nasip olur. Sevgiler.
sevgili meltem tatilinin keyifli geçmesine
senin adına çok sevindim gelecek yıllarda da tüm tatillerinin böyle kusursuz geçmesini dilerim.
Mustafa, git gerçekten Temmuz,Ağustos felaket sıcak oluyor.
Pınarcığım, umarım dediğn gibi olur her yıl böyle güzel anılarımız olur.
Siyah inci, Teşekkürler ne güzel ismin var. Ben çok severim siyah incileri.
En çok sevgiline kavuşmana sevindim. Sen geri de dönmezdin bu gidişle. Sevgilin de farketti galiba dur gidip alıyım şu kızı dedi. İşte ne yardan ne serden böyle bişi olsa gerek. Sen yine de hiç üzülme Türkiye tatil için mükemmel ama sürekli yaşamak için zor galiba. Onun için tatilinin tadını çıkar.
dingin…kafanın ve yüreğinin içinde cevapsız kalmış sorular cevaplarını bulmuş bir tatil…istedim ben de….
Şebnem, Aslında sanırım her yerin kendine göre zorlukları var. Desteğin içn teşekkürler.
Zeynep, umarım istediğin gibi bir tatil yaparsın.