Senin Ellerin Çocuk Elleri

Bir arkadaşımız şehirden ayrılacağı için toplanıp yemeğe çıkmaya karar verdik. Restorant seçimini gidecek olan arkadaşımızın kararına bıraktık. O da Hint’li olduğu için Hint yemeği yemek istedi. Onu kırmamak için, Hintlilerin kullandıkları bazi baharatları sevmediğimi söylemedim.
Geceyi aç geçireceğimi bildiğim için çıkmadan salata yedim, saçlarımı topuz yapıp yazlık beyaz bir elbise giydim, son olarak dudağıma kırmızı bir dudak parlatıcısı sürdüm ve çıktık.
Restorandan içeri girdiğimizde baharat kokusu tarafından sıkı bir tokat yedim. Sonra sarılıp boğazımı sıktı bütün soluk yoluma doldu ve temkinli nefes almaya çalışmalarım işe yaramayınca savaşı o kazandı. Masaya doğru yürümeye başlayınca içeride ne kadar çok kumaş kullanıldığını farkettim. Hint kırmızılarının, turuncuların ve safran sarılarının, işlemeli boncuklu yastıkların, tüllerin, halıların içinde renklerin tadını çıkramaya başladım.
Neyse oturduk sohbet etmeye başladık. Çoğunun bekar olması nedeniyle konu evliliğe geldi. Hintli olan arkadışım, bize daha önce anlattığı evlendirme geleneğini masadakilere de anlattı.
Olay şöyle, ailesi bir kız beğeniyor ve kızın fotoğrafını postayla Amerika’da yaşayan oğullarına gönderiyorlar. Eğer oğulları kızı istemezse fotoğrafı geri postalıyor. Peki fotoğraf postada kaybolursa ne olacak diyoruz yüzünü buruşturuyor. Kızla evlenmek zorunda bile kalabilirim korkunç diyor.
Neyse ki ailesi bıkmış, yollamıyorlarmış fotoğraf ama çok baskı yapıyorlarmış evlenmesi için. Bizimki aşık olmak istiyor, ailesi torun istiyor. Çok zengin bir ailenin çocuğu olduğu için tek erkek çocuktan olacak çocuk onlar için önemli. Bu durumda onun aşık olma isteği lüks gibi düşünülüyor. Hep birlikte üzülüyoruz. Merak etme diyorum ona, aşk hiç inanmadığın bir zamanda gelir. Umarım canını yakmasın…
Nesillerdir kendi ailesinde babadan oğula geçen fal bakma yeteneği olduğunu biliyordum. O fala gerçekten inanıyor. Ben de gerçekten hiç inanmıyorum.
Yine inanmadığımı söyleyince ver ellerini diyor, kadınlarda sol el geçmiş, sağ el gelecektir diye başlıyor konuşmaya. Ama her zaman için kaderini değiştirebilirsin. Senin kaderin senin ellerinde.
Eh söylediklerini doğru buluyorum. O anlatıyor, ben bu renklerin, kumaşların, loş ortamın ve onun değişik aksanının etkisiyle inanmak istiyorum. Hem böylesi daha eğlenceli geliyor.
Avuç içlerime bakıp senin ellerin çocuk elleri bu kadar temiz çizgileri ben sadece çocuklarda gördüm diyerek başladı.
Çoook ünlü olacakmışım. Heeep yükselecekmiş yıldızım. Hayatım boyunca hiççç para sıkıntısı çekmeyecekmişim. Çoook parlak bir hayatım olacakmış. Derken bombayı patlatıyor; hayatın boyunca hiiiç kötü bir sağlık sorunu yaşamayacaksın amaaa hayat çizgin kısa.
Hah hadi bakalım birden gazetelerde ölüm ilanımı görmüş gibi oldum. Çekiyorum elimi nazikçe ben yaşamaktan çok zevk alıyorum ve bu konuları konuşmayı hiiiiç sevmiyorum. Hayat senin, belki de değiştirirsin diyor.
Gıcığım ya sol elimi uzatıyorum. Yeter gelecek okuduğun, geçmiş oku bakalım.
Öyle şeyler söylüyor ki çoook kişisel benden başka kimse yaşamış olamaz. Genel bir konu değil atış yapıp tutturulamaz!!!
Öyle allak bullak suratına bakıyorum. Yüzünde öyle bir zafer ifadesi var ki, benim kimseyle konuşmadığım bir konudan vuruyor beni. Böylece doktora yapmış bir mühendis tarafından, inanmam beklenen geleceğim okunmuş oldu. Neyse ki ne nedenle öleceğimi söyleme nezaketini gösterdi! Ben de önlem alayım bari?!!
Ertesi gün bu karışık ruh haliyle gidip yukarıdaki seramik çalışmasını yaptım. Adı kaygı. Kendisi Hintli ve geleceği kulaklarınıza fısıldayabilecek kadar kalın dudakları var.
Kategoriler: Seramik
Lacivert Yaz Geceleri
Cuma akşamı arkadaşlarımız barbekü partisi verdi. Sevgili hadi gidelim diyor, [...]
Varak Çatlatma Tekniği
Tatilden döndükten sonra fırsat buldukça odamıza zaman ayırmaya çalışıyorum. [...]















