Rujumu Sürer Giderim
22 Kasım 2006
Yok ben yanlış yaptım.
Başta ne kadar da masumdu herşey. Akşamları çalışabilmek için kendime sıcacık aklımı özgür bırakabildiğim büyülü bir ortam hazırlamıştım. İçeri girip kapısını kapttığımda yerçekiminin, gündelik endişelerin, hatta zamanın hükmü kalmıyordu.
Ama günler geçtikçe anladım.
Çok önemli bir düşüncenin eeennn orta yerindeyken bir anlayışın ucuna yaklaşmışken kapı açılır ve içeri sevdiğiniz insan girer. Hayatınızı paylaştığınız… Sonsuzluk mümkünse sonsuza kadar birlikte olmak istediğiniz. Ve şöyle der ; biliyormusun kağıt havlu bitmiş.
Yerçekiminin geri dönmesiyle ben yüz üstü yere yapışırken fikirler, olmayan kağıt havlunun üzerindeki kelebek deseninin kanadında uçar gider.
Başlarda bu tür yer çekimi ihlalleri ve benimle odamı paylaşarak içerideki büyüyü kaçırıp gerçekliği davet ettiği için hep sevgilimi suçladım. Kaçan fikirlerim ve çalışma isteğimin sorumlusu o sanıyordum.
Ama günler geçtikçe anladım.
Evde çalışmanın katı kuralları var. Disiplinli olmak yetmiyor, biraz duyarsızlaşmak gerekiyor.
Mesela mutfağa iniyorum, içecek birşey alıp tekrar çalışmaya devam edeceğim. O sırada karşıma çıkan bulaşığı görmezden gelmem lazım. Yok eğer şunları toplayıp bulaşık makinasına yerleştirmek kaç dakika alır dediysem ki diyorum. Olmuyor. Tabiki ev işlerinin bulaşık yıkamak, yemek yapmak gibi günlük faliyetlerden çok daha ötesi olduğunu bilen herkes evin her yerinin başka bir tuzak olduğunu da bilir. Bütün gün işte çalışıp derslere gittikten sonra son damla enerjimi de eve harcayınca bende daha fazla çalışma isteği kalmıyor.
Aralık ayında ev işlerine belirli bir düzen getirmem gerekiyor. Ocak ayında okul nedeniyle ancak haftada iki gün işe gidebileceğim. Ocak ayından itibaren evde çalışabilecek ortamı sağlamaya çalışacağım. Eğer olmazsa kendi stüdyom için iki yıl beklemeyi düşünmüyorum. Bir kaç sanatçıyla ortak bir stüdyo kiralayıp rujumu sürer giderim.
Kararlıyım ben yer çekimine inat kariyer yapacağım.














Evlilikte; istanbulda yaşamak gibi.. Milyonların her fırsatta eleştirdiği ancak bir türlü o deneyimi yaşamak isteğinden kendini alamadığı bir tecrübe gibi evlilik.. ve evlilik isteğimi sönümleyen, değersizleştiren tüm o şikayetler.. bakalım ne olacak.. :)
Düşlerimin peşinden gitmeyeli ne çok zaman oldu.. artık eskiyi anarak özleyerek yaşamak ta cabası bir sıkıntı…güzel bir anlatım.. umarım; umud ettikleriniz gerçek olur.
Sevgi ile..
T. Dreamer, yazımdan evliliğimi eleştirdiğim gibi bir sonuç çıktıysa yazık olmuş. Çünkü çok mutlu bir evliliğim var evliliğinden benim kadar hoşnut birini bulman zor bile olabilir. Hayallerimi gerçekleştirmenin tek yolunun bunu için çalışmak olduğunu düşünüyorum. İyi dileklerin için teşekkürler.
Meltem bu resimler hangi teknolojik proglamla cizilmekte? ben de elim yuzum yagli boya pastel olmadan, etraf tiner kokmadan cizip boyayip mutlu olabilir miyim:)
Merhaba:)
Biliyor musun bu günlerde kendimi senin kelimelerinden dinliyorum. Kimseye içinde bulunduğum durumu sneın kadar iyi anlatamazdım:) Sevgiler
Sevdiğim birine emek vermek belki.. sevebileceğim birini aramaya emek vermekse boşuna.. şartlanmışlıklara hiç gerek yok…… mutlu evliliğini yanlış anladığıma sevindim.. ufak tefek şeyleri sıkıntı yapacak birisi gibi göstermiyordun zaten yazdıklarınla.. hayallerimi ancak daha fazla isteyerek elde edebildim.. çalışmak sadece isteğimin bir sonucuydu..
kendinize iyi bakın.. sevgi ile kalın..
Sevgili Cerebro seninle kısmen aynı durumdan müzdaripiz. Kariyer yapmaktayım, evliyim, 6 yaşında ikiz çocuklarım var. İş yerinde bütün gün çalıştıktan sonra eve geliyorum ve durumu tahmin edersin. Ev ile ilgili yapabildiklerimi yaptıktan sonra bir sonraki gün ki iş programıma göre geceleri çoğu zaman oturup ders çalışmak durumundayım. Son zamanlarda gece 12.30-01.00 gibi uyuyup sabah 05.00 gibi kalkıp derse devam ediyorum ve 07.30 gibi çocukları kaldırıp okula hazırlıyorum ve sonra ben işe gidiyorum. Çok yoğun bir tempo ama oluyor işte insan isteyince, sıkışınca yapıyor. Olmaz diye birşey yok değil mi? Sevgiler…
Morkoyun, kullandım program Adobe Illustrator. Ayrıca Wacomun tabletini kullanıyorum. Ama ben yağlı boyayı çok özledim.
Chloé , bu kadar benzer durumlar yaşıyorsak, senin adına üzüldüm demeliyim.
T. Dreamer, aramızda bir yanlış anlaşılma kalmamasına sevindim :)
Ebru, haklısın. Benim durumum birazda yaptığım işle ilgili. Böyle bir yazıyı benim sevgilim yazsaydı eminim çok ayıplanırdım:) Birincisi o bir erkek ikincisi doktora yapan bir mühendis. Benim bütün gün çalıştıktan sonra eve gelip tek bir çizim için altı-oniki saat arası çalışmam ve kariyer yapma isteğim çok büyük bir lüks gibi algılanabiliyor. Neyse ben inatçıyım :)
canım meltemcim evlenince biçok hobi ya askıya alınıyor yada ağırlaşıyor değil mi :) ama gül ve diken hesabı :) bende evlendiğimdenberi çok sevdiğim boncuk işleme ve takı tasarımını yapamıyorum hakkatten çalıştıktan sonra kalan tüm enerjimi eşime harcıyorum:)
meltem senin hamurlarla yaptığın birkaç şeyi biz bayanların toplandığı bir forum sitesine ekledim iznini almadım özür dilerim ama bu sitede senide aramızda görmekten mutluluk duyarız eğerki ilgilenirsen mail adresimden bana ulaşabilir misin.yada burdan yaz dersen burdan da yazabilirim…
Merhaba Meltemcim;
Dün yorum yasmıştım sana ama nedense
şimdi göremiorum..Enteresting:))
Neyse sözlerimi yineleyeyim ben genede:)
İnanıyorumki;sen gündelik sıkıntıların ve ayağına dolaşan
zorunlulukların üstesinden gelebilecek bir karaktersin..
Kendine GÜVEN; insandalar ki en önemli kilit noktadır aslında..
Son cümlenle Tüm yazdıklarını özetlemişsin aslında..
Rujunu sür ve DURMA git Meltemcim!!.
Sevgiler..
Meltem, bu calismandaki hatun (yani sen saniyorum) aynaya oyle bir ifadeyle bakmis ki; halledemeyecegi hicbirsey yok bu hayatta… Sevgiyle kal… {n}
Seda, Çok sevindim arkadalarınızla paylaşmanıza. Tabi yayınlayabilirsiniz ama lütfen sitemin linkini de ekleyin.
PuccaMuj, neden oluyor bilmiyorum ama arada malesef oluyor böyle şeyler. Yine de zaman ayırıp tekrar mesaj attığına sevindim. Desteklemen çok güzel.
Nilüfer, sevgilim de çizimi görünce bu yazıya ancak böyle bir şey çizilirmiş demişti:)