Sonbaharı Süpürdüler
7 Kasım 2006
Biz burada bir gün kış, bir gün sonbahar şeklinde yaşayıp giderken, ben günleri sonbahar kış diye ayırmayıp her öğleden sonra bir saat yürüyorum. Bol ağaçlıklı sokaklarda gezinip huzur ve oksijen depolarken şehir sakinleri son iki gün içinde Özdemir Asaf’ın yazdıklarını hiçe sayıp sonbaharı süpürdüler.
Ağaç yoğunluğu göze alındığında orman süpürmekten farksız olan bu olay şöyle gerçekleşti. İnsanlar ellerinde elektirik süpürgesinin tam tersi bir işlev gören fazla gürültülü bir aletle yaprakları bahçelerinden caddeye süpürdüler. Onlar bu gürültüyle üfleyen aletleri kullanırlarken kuru yapraklar kendi boylarını aşıp havalarda uçuşarak yol alıyorlardı.
Ertesi gün yürürken yaprakları caddenin en geniş köşesine toplanmış buldum. Şaşkınlık içinde yaprakların oluşturduğu ulu tepeye baktım. Biraz sonra iki iş makinası ve bir kamyon gelip bir kamyon dolusu yaprağı toplayıp gittiler. Ben yanımda fotoğraf makinası yok diye söylendim. Yağmur yağdığı için ulu yaprak tepesinde hoplayıp zıplayıp yuvarlanamadığım için söylendim.
İnsanlar niye sonbahar süpürür diye söylendim!!!














Ben de cok egleniyorum o aletle yapraklara ufeyen adamlara. Agaclarda hala bir suru yaprak var ama bunlar hergun tekrar tekrar uflemeye devam ediyor. Az kaldi ama… Kocaman optum.
Yaa, evet neden sonbaharı süpürür insanlar??? Bırakın kalsın o yapraklar yollarda, çimlerin üstünde; biz de o yaprakları ayaklarımızla savura savura, çimin yeşili ve yaprağın sarısının güzel birleşimini izleye izleye yürüyelim, n’olur sanki…
İstanbul’da da süpürüyorlar sonbaharı:(
Sitenizi bir kaç kez ziyaret ettim: hem resimleri hem de yazıları beğenerek izledim. Ama en çok bu yazının resmini beğendim. Bir bu resim yüzünden, bir de sonbaharı süpürme hikayesi yüzünden dayanamayıp yorum yazdım.
Bebeğiniz için tebrik ederim… Birlikte mutlu kocaman bir hayat dilerim (arada sırada yalnız kalma hakkınızı saklı tutarak!).
Pınar, yaptığı işe göre fazla gürültülü :)
Meral, İyi dilekleriniz için teşekkürler. Uğrayıp resim hakkında düşüncelerinizi yazmanız beni mutlu etti. Ben de anlamıyorum niye yaprakları sevmiyorlar?
ben bu gurultucu amcalari gordugumde aklima SelcukErdem karikaturu geliyor. hani su kaldirim delen aletten cikip, kullanan adamin kulaklarina uzanan bir cift kulaklik kablosuyle bireysel gurultu saglayan tasarim:)) ama sansliyiz tabi bir de o adamcagizin yerinde olmak vardi, her sene her sene yeniden dokulecegini bile bile onca gurultuyle..:)
bir de ben yagliboya resimleri ozledim.
MorKoyun, ama bilirsin Amerika’lıların güvenlik saplantısını. Kulaklıksız kimse çalıştırmıyor aleti :)
Ben de yaülı boya çalışmayı çoook özledim ama daha uzunca bir süre bekleyeceğim. Aslında çok sevdiğim bir çalışmam var ama fırsat bulup yayınlayamadım.