Mucize İlk Saat
1 Mayıs 2007
Günler dışarıda yürüyüşler yapıp, arka bahçede örgü örmekle ve kitap okumakla geçiyor. Asıl örgüleri anneannesi ve babaannnesi tarafından hazırlandı ama annesi de bebeğine sonbahar için bir panço ördü. Akşamları da uzun saatler çizim yapıyorum, zamanı yavaş ve tadını çıkartarak kullanıyorum.
Sonunda geçen gün hastane turumuzu da yaptık. Hastane hiç hastaneye benzemiyordu. Özellikle de doğum kısmı. Ne ortalıkta koşuşturan personel vardı, ne anonslar, ne sürekli çalan telefonlar, ne de hastane kokusu. Herkes huzur içinde çalışıyordu. Görevli bize doğum bölümünü gezdirirken hastaneden çok otele benzeyen dekorasyon beni rahatlattı.
Sürekli bebek gelişimi ve bakımıyla ilgili kitaplar okuyorum. Yeni doğmuş bebeklerle ilgili bütün yayınlarda mutlaka rastladığım “bebeğin ilk saati” yazıları beni çok heyecanlandırıyor. Kitaplarda, eğer yaşayabilirseniz bu zamanın nasıl güzel bir mucize olduğunu anlatıyorlar. Bebeğin ilk doğduğu saat, bilincinin en açık olduğu zaman olarak kabul ediliyor. Anne, baba ve bebek arasında gelişen bağlılık açısından en önemli zaman dilimi. Eğer tıbbi bir gereklilik yoksa bebeğinizi doğar doğmaz kucağınıza veriyorlar.
Hastane turunda da görevli, bu mucize saatte bebeğinizi kucağınıza bırakır, bir saat ortadan yok oluruz dedi. Bu bir saatin sonunda bebeğiniz yorulur, o zaman biz geri dönüp onu sizin yanınızda temizler, gerekli bakımlarını yapar, giydirir ve size veririz dedi. Siz istemediğiniz sürece biz bebeğinizi gözünüzün önünden ayırmayız. Bunları duymak bizi çok rahatlattı. Umarım bu mucize ilk saati yaşayabiliriz. Böylelikle turumuzu tamamladıktan sonraki birkaç gün içinde hastane çantamızı da topladım.
Bebeğimizin ilk haftalarında giyeceği giysileri elimde yıkadım. İnsan giysi yıkadığı için mutlu olurmu ? Olurmuş ! Sonra o küçük giysileri ütüleyip çekmecelere yerleştirdim. Babasıyla birlikte odasını düzenledik. Artık odası da hazır. Gerçi en az altı ay bizimle aynı odada kalmasının daha iyi olacağını düşünüyoruz. Yani odasındaki mobilyalar yakında bizim odamıza gelecekler :)














Sevgili Meltem .. o bir saat öyle büyülü ki.. o ilk dakika o sesini ilk duyduğun an … 1, 5 aydır her saniye aklıma geliyor tekrar tekrar yaşıyorum .
İmkan varsa kayıt yaptır.. seyretmek çok keyifli sonrasında. Oğluma ilk bakışımı görmek beni acayip heyecanlandırıyor..
Ve hiç sıkılmıyorsun o kıyafetleri elinde yıkamaktan uyku gözlerinden aksa bile..:)
Sevgimle
:) Ayca’yi duygulanarak okudum. Meltem’cigim, cok guzel icine sinen bir hastane bulmussun, cok onemli. Ilk bir saat cok onemli gercekten de, hatta oylece bebegini ciplak karnina (o da ciplak olacak) koymak, bebegi cok rahatlatiyormus. Umarim hepimiz bu guzel ani yasariz. Odasi da hayirli olsun.
Ilk uc ay sizin odada uyusun yavru. Zaten sana da cok zor olur ikide birde. Sonra ayirmak kolay olmustu Anatol icin. Benim icin zordu. :oP
Benim oglan beyaz, upuzun dogdu. Hic kizariklik filan yoktu, sanki bir haftalik bebek gibi. Hmmmm… gidip opeyim keratayi!
Ben senin yerine heyecanlaniyorum!
Ay, Acalya da doguracak yakinda! Ne guzeeeeeel!!!!!!
http://www.elifsavas.com/blog
Burada da bebeği doğar doğmaz eğer anne istiyorsa kucağına veriyorlar. Hiç bir şey yapmadan, yıkamadan, temizlemeden bile hem de,çıktığı gibi:) Sonrasında istediğin kadar ten tene, anne-bebiş yatıyorsunuz. Anne ile bebek arasındaki dışardaki ilk bağ da bu şekilde kuruluyor. Anne karnından çıkan bebekler bu şekilde sakinleşiyor. Eğer anne müsait değilse en azından babanın,mümkün olduğunca bebekle bu tensel teması kurması tavsiye ediliyor. Çok çok çok önemli imiş.
Bebeğinize hayırlısıyla kavuşmanız,kavuştuğunuzda yaşadığınız sonsuz mutluluğu ömrünüzce yaşamanız duasıyla…
ne kadar az kaldı di mi?eminim artık kavuşmanın sabırsızlığı hat safhadadır..herşeyin yolunda gitmesi dileğiyle..
Bu duyguyu yakın zamanda yaşar mıyım bilmem ama sizleri okurken duygulandım ben ya, nasıl bir şeydir o ilk anların tarifi çok merak ediyorum, sonra ilerde bebekler kocaman olunca annelerinin bu sayfalarını okuduklarında ne güzel şeyler görecekler şimdi de bunu düşünüyorum. Ben şimdiden burdan merhaba diyorum Arel’e ;)
Sevgili Meltem ne güzel şeyler yazmışsın. Bebeğine sağlıkla kavuşmanı dilerim. Bu arada benim afacanlar 7 yaşına girdiler ama hala geceleri yanımıza geliyorlar ve hemen her sabah yatakta 3 ya da 4 kişi uyanıyoruz :)
Amerika’da olmakla çok şanslısın. Türkiye’de bu işler hiç böyle değil ve ben daha şimdiden (fol yok yumurta yok) stres yapıyorum düşündükçe. Normal doğum istesen dert, eşinin yanında olmasını istesen dert. Bilmiyorum bu zihinde doğumhaneleri olan bir yer var mı Türkiye’de de?
Hay allah buradaysa o ilk saat bebeğin burnundan bazı hortumları sokmalarıyla başlıyor,sonrada silinip giydirilip anneye veriliyor,ne şanssızlık.şimdiki aklım olsa neleri yapmalarına izin vermezdim zaten ya neyse.
meltem öyle güzel anlatıyorsunki o günlere geri dönüyorum.
bu arada ilk 6 ay sizin odanızda kalma fikrine sonuna kadar katılıyorum(,hatta belkide fazlasına ,ben hala bırakamadım kızımı)çok iyi düşünmüşsün.
sevgili crebro cok heyecanli ve mutluluk verici bir yazi. Eminim su an icinin icine sigamamsini biricik bebegin minicik kalbiylede hissediyordur ve belki oda sizinle gecirecegi ilk saati sabirsizlikla bekliyordur. Sevgiler :) bebise opucukler
Ayça, bunları yaşamış olmana çok sevindim. Umarım isteyen diğer bütün hamileler yaşayabilsinler. Biz de mutlaka kayıt yaptırmak istiyoruz.
Açalya, umarım yaşarız. Teşekkürler.
Elif, eminim odasını ayırmak ondan çok bana zor gelecek :) Gerçekten de artık heyecenanma başladım.
Anne ve Bebisi, dediğin gibi çok önemli. Hem bizler için hem de bebek için.
Ecemsu, çok teşekkür ederim.
keo’s zone, evet son haftalarda sabırsızlık başlıyor. Bir yandan da aman zamanında doğsun sağlıklı olsun diye düşünüyor insan.
sanem, bebeğimiz bu sayfayı okursa varlığıyla annesini ve babasını ne kadar mutlu ettiğini bilsin isterim.
Ebru,teşekkürler. Aslında bazı şeyleri oluruna bırakmak gerekiyor galiba. Eğer birlikte uyuma ihtiyacı hissediyorlarsa değerlendirmek lazım. Biraz büyüdüklerinde öptürmüyorlar bile.
nihal, aslında bize sunulan imkanlar güzel ama kimse sezaryan olmayacağımızın garantisini de veremiyor. Bu nedenle sizin ihtiyaçlarınızı önemseyecek doktor ve hastane bulursanız güzel olur. Bulamazsanız sizde bulduğunuz imkanların tadını çıkarın. Nasıl olsa önemli olan sağlıklı bir bebeğe kavuşmak.
imo , sen kendini hiç üzme. Anneliğin tadını çıkartan tanıdığım bir kaç kişiden birisin. Üstelik bizim annelerimizin zamanında durum felaketmiş. Bebeği sadece emzimesi için anneye getiriyorlarmış. Sonra alıp diğer bebeklerein arasını götürüyorlarmış. Bir de o zamanlar anne sütü değil de mamalar daha iyi sanılıyormuş. Sanki insan şimdiye kadar doğanın yaptığından daha iyisini başarabilmiş.
sweety , Umarım hissediyordur.Canım benim onu ne çok sevdiğimi hissetsin tabi. Teşekkürler.
Meltem’ciğim,
Ne tatlı heyecanlar değil mi? Kendimi en mutlu hissettiğim günlerden biri de ilk bebeğime hamileliğimin son ayında annemle bebek için alışverişe çıktığımız gündü. Eşimle de yapmıştık aynı şeyi ama annemle geçirdiğim o günün ayrı bir tadı kaldı hafızamda. Doğduğunda 40 gün kadar aynı odada yattık ilk kızımla sonra odasına aldık. İkinci kızımda bu süre 3 aya çıktı ama ikisini de tam anlamadan odalarına almaktan memnun oldum her zaman. Çünkü aylar geçtikçe ayırmak zorlaşıyor unutma. Tabii en doğrusu senin kararın. En iyi anneler anlarmış bebeğinin ne istediğini:)
Sevgilerimle…
bocuruk, keşke benim de annem burada olsaydı ve bebek için birlikte alışveriş yapsaydık.
meltemcim,
kaç günün kaldı bebişe kavuçmanıza ?ticker yok ya merak ettim..
bebişin ilk saatiyle ilgili hayallere henüz geçemedim ben:) sizlerin tecrübelerinden sonra artık onuda düşünebilirim…
Arel’in odası hayırlı olsun :) Minik minik kıyafetleri yıkamak nasıl da zevklidir..
Merhaba Meltem;
Ben “anne ve bebişi” nin son postuna yazdığın yorum nedeniyle yazıyorum. Sana %100 katılıyorum. Özellikle ilk 1 yıl, bebeklerin en çok güven duygusuna ihtiyacı olduğu zaman. Psikiyatride ilk 1 yıl bebek ne zaman ağlarsa kucağınıza alın diye öğretilir. Ben oğlumla yapışık gezdim uzun bir zaman. Tamam benim için zor oldu, başka bişey yapamadım ama olsun. Şimdi de hiç uyuma problemi de çekmiyoruz.
Sevgili Meltem,
Ben taptaze bir bebeciğin annesiyim. Doğum yapalı 20 gün oldu. Maalesef bebişimi karnımdan sezaryenle çıkarttılar ama ben ameliyathaneden çıkar çıkmaz kucağıma verdiler, büyülü falan ama insan öyle çok bir şey anlamıyor bu durumdan. Bebeğin süt emmek için ilk çığlığıyla insan kendine geliyor. evet diyorsun bu miniğin bana gerçekten çok ihtiyacı var, farkediyorsun ki onun kokusunu da senin ihtiyacın var. Uyansın diye gözünün içine bakıyorsun, bekliyorsun beşiğin yanında.
ASLI
Asya, mayıs yirmibeş dediler doğum tarihi için. Yakın aslında seninki de zaman çok hızlı geçiyor.
Bilun Şen, çok zevkliymiş çok…
Banu, en doğrusu. Dışarıdan bakınca abartıyormuş, şımartıyormuş gibi algılanıyor ama senin davrandığın gibi davranmanın uzun vadede çok getirisi olduğunu biliyorum. Çevremizde iki türlü yaklaşımda bulunan aileler var çocuğu hemen disipline sokmaya çalışmayıp zaman tanıyanlar ve çok ilgilenenler şimdi nasıl rahatlar. Diğerleri sinir savaşı yaşıyorlar inatçı yaptıkları çocuklarıyla.
Aslı, öncelikle seni kutlarım. Umarım sen bebeğin hep sağlıklı ve mutlu olun. Çok güzel yazmışsın bebeğime kavuşmak için daha bir sabırsızlandım.
hamileliğini öyle güzel anlatıyorsun ki doğurasım geldi inan.ama bunun için mucize gerek sanırım:((
hayatın arasına karışıp yaşarken unutmuşum o güzel günleri,oğlumun bebekliğini bile fotolardan hatırlıyorum nedense.
Allah tüm isteyenlere evlat sahibi olmayı nasip etsin.Çocuklarımıza da hayırlı,uzun ömürler versin.Anne olmak benzersiz güzel.Bir günaydın öpücüğüne,”canım annem bugün nasılmış bakalım” sözüne dünyayı değişmem.
Doğmamış bebeğinin çamaşırlarını yıkamaktan mutlu olmayı başka hangi yaratık becerebilir ki?Kaka yapmasından,yüzüne çişini yapmasından bile mutluluk duyarsın emin ol.
bu arada mutlu yıllar
bence çok güzel tebrikler valla harika
çok güzel valla