Arel Dört Aylık

25 Eylül 2007

arel_dort_aylik.jpg
Geçen ayın en büyük olayı bitişik yataklarda (co-sleeping) yattığımız bebeğimizin artık kendi yatağında yatıyor olması. Ben altı aylık olana kadar birlikte uyumaktan yanaydım. Babası artık hazır olduğunu söyleyince yatağını ayırıp denemeye karar verdik ve artık kendi başına mışıl mışıl uyuyabildiğini gördük. Biz yine de onu çok özlüyoruz. Sabah beş gibi uyandığında yanımıza alıp birlikte uyumaya devam ediyoruz.

İkinci büyük olay Eylül ayının gelmesiyle insanların şehre dönmesi ve sosyal hayatın hız kazanmasıydı. Arel insanları çok seven, kalabalıklarda bulunmak isteyen bir bebek olsa da yatma saatine denk gelen yemek davetlerinden hoşlanacak mıydı?

İlk davet sevgilimin hocasının otantik çin yemekleri yapan bir restoranda verdiği yirmi kişilik bir akşam yemeğiydi. Çok zor bir gece geçirdik. Otantik çorbanın içinde solucana benzeyen pörtlek gözlü balıkları soya filizi sanıp çorbadan bir yudum aldığımdaki hislerimden mi bahsetsem, yoksa Arel’in orada bulunmaktan ne kadar hoşnutsuz olduğundan mı? Gece bittiğinde yorgunluktan ölecektim. Ama pes etmedim.

Ertesi gece başka bir davet vardı, bir kez daha denemek istedik yine gittik. Bu sefer biz lezzetli yemekler yiyip sohbetler ederken (bir gece önce yediğimiz çorbanın içindeki yaratıkların bize nasıl göz kırptığını anlatırken) sütçül mest olmuş etrafı seyrediyordu. Bu durum bize nasıl bir güç verdiyse bebeksiz zamanlarımızdakinden daha fazla gezdik tozduk.

Pikniklere, barbekü ve yemek davetlerine gittik. Bundan sonraki hedefimiz, birlikte sinemaya gitmek. Amerika’da özellikle bebeklerin uyku saatine denk gelen zamanlarda bebeğinizi alıp sinemaya gidebiliyorsunuz. Anne babalara özel gece seansları var. Bebekler karanlıkta ve sinema gürültüsünde rahatlıkla uyuyormuş. Gidelim görelim bakalım bizim bebeğimiz de o bebeklerden mi?

Bu ay için eklemek istediğim en son şey ilk üç ayın ne kadar zor olduğunu anlamamız oldu.

Tabi her çocuk aynı değil. Eğer ilk üç ayda bebeğinizi bir dakika kucağınızdan bırakıp çay kahve içebilen anne babalardansanız, ayaklarınızı uzatıp içtiğiniz kahvenin tadını çıkartın. Ama değilseniz üzülmeyin, üçüncü ayın sonlarında bu durum bitecek.

Eğer bebeğinizle yakın ilişki kurup onunla birlikte olduğunuz zamanı keyifli geçirmek isterseniz, çiçeği burnunda bir anne olarak size aşağıdaki listeyi verebilirim.

Bebeğimizi taşımak için; Ultimate Baby Wrap kullandık. Bebeği beş farklı şekilde taşıyabiliyorsunuz. Sadece taşıma amaçlı bakmayın bebeğin huzursuz olduğu her durumda işe yarıyor.

Okuduğum kitaplar arasında önerebileceklerim: The Baby Book , Happiest Baby On The Block ve No-cry sleep solution . İlk iki kitabın Türkçe’ye çevrilmiş olduğunu duymuştum. Ama emin değilim.

Çocuk büyütme şekli olarak kendimize en yakın bulduğumuz yöntem çocukla yakın ilişki içinde olmak diye bilinen (Attachment Parenting) yöntemi oldu. Bu yöntemi seçme nedenimiz, çok insancıl olması ve Asya’lıların çocuk büyütme şekillerine kendimizi daha yakın hissetmemiz. Avrupalı’ların soğuk aile ilişkilerinin (genellemiyorum) pek bizim ailemize uygun olmadığına karar verdik.

Yorumlar (10):


  • meltem, 25 Eylül 2007:

    Ne güzel rahat çocuk büyütüyorsunuz Meltem’cim. Biz kaç sene sinemaya falan gidememiştik. 2-3 saatliğine bırakıp gidecek pek bir kimse de yoktu. Zordu işimiz çok zor. Bu Amerikalılar her şeyi düşünüyorlar yav:)

  • Kado, 25 Eylül 2007:

    Canım benim koca adam olmuş maşallah. Meltemcim öyle bir anlatıyorsun ki ‘amaan ne var çocuk büyütmekte’ diyorum. Umarım hep böyle keyifli geçer tüm zamanlarınız.

  • Banu, 25 Eylül 2007:

    Zaman ne kadar çabuk geçiyor, daha birkaç gün önce Arel üç aylık değil miydi?

  • Başak, 25 Eylül 2007:

    Meltem merhaba. Öncelikle Arelin ve sevgilinle çok mutlu günler diliyorum sana. Ben de 2 aylık anneyim ve inanılmaz bir uyku problemimiz var. Bitkisel de deseler şurup ya da damla vb. kullanmamak için direniyorum. Şu bahsettiğin 3. kitabı Türkiyede bulamadığımıza göre kayda değer bulduğun bazı noktaları bizimle de paylaşabilir misin acaba? Sevgiler…

  • Meltem Sozer, 25 Eylül 2007:

    meltem, Amerika’da çocuk büyütmek kolay bu kesin.

    Kado, aslında bütün gün evde oturursan ve sosyal hayatını yok sayarsan bence zor. Ama günlük hayatına bebekle birlikte devam edebiliyorsan gün nasıl geçti anlamıyorsun.Bebek de sıkılmıyor.

    Banu, sen daha deneyimlisin. Bu kadar çabuk mu geçecek hep ?

    Başak,üçüncü kitapta bebeğin günlük uyku düzeninden bahsediliyor. Gündüz uyumayan ya da gece uyumayan bebeğin tüm uyuma düzeni bozuluyor. Uykusunun geldiğini gözlemleyip anlamak gerekiyor ve uykusu gelir gelmez uyutmak. Bu nedenle bir kaç gün bir öizelge tutuyorsun saat kaçta uyudu ne kadar uyudu gibi. Ben ilk üç ay için ilkinci kitabı ve pratik annenin uyku konusunda yazdıklarını okumanı tavsiye ederim. http://pratikanne.blogspot.com/search/label/Uyku

  • Bilun ŞEN, 28 Eylül 2007:

    Maşallah kocaman olmuş canım ya..
    Bu arada tüm anlattıkların aklımda olacak hep Meltem..

  • Ayça, 28 Eylül 2007:

    Koccaamann olmuş!!!:)
    Harika bir iş yapmışsınız :anne baba:)) Tebrik ederim..
    Bizde Erini 6 ay dolmadan bıraktık yatapına.. ama sabah 5 dedin mi ya da 6 artık ne zaman uyanırsa yanımıza gelmek istiyor bunu alışkanlık haline getirdi:) dikkat derim.. ama bizde aynen sizin gibi Attachment Parenting takılıyoruz bende sevmiyorum mesafeli olmayı birde zaten mümkün olduğunca ten teması öenermişti bize doktorumuz..şusizin bağlamada ilgimiçekti :) dünyadaki tüm bağlamaları deneyeceğim sanırım :) ama çok rahat bir iş .. her yere rahatça gidebiliyor insan otobüse bile binebiliyor!!:))ama tabii istanbuldaysanız bizim hattımız gibi boş bir hat olması gerek galiba:) neyse tebrik edeim Kocaman olmuş Arel.. Bu arada AFM bebekli aileler için özel seanslar açıyor bilginize..!!:)
    sevgiler.

  • Elif, 28 Eylül 2007:

    Ha, ha, ha!!! Uc aylik cocuk sikintisi filan, ne hossun! Sen emekleyen ve illa yuruyecem diye tutturan bebek, sonra da ben oyle istemiyorum, soyle yap diye inat eden cocuk bilmiyorsun daha. Tabii ben de ben bu aksam arkadaslarda kalmak istiyorum diyen genc bilmiyorum!!! Kolaylasmak ne kelime? Gittikce zorlasacak ama ne guzel!!!! :o)

    Bizimki kendi kendine uyuyordu ama su gecen uc ay, Turkiye’de ve Almanya’da benimle yatmaya alisti. Simdi Brian baska odada uyuyor. Galiba Anatol kendi odasinda uyusa da ben tek basima uyumaya devam edecegim. Ay, ne guzelmis, unutmusum! Istedigin kadar kitap oku, yataga yayil…

    http://www.elifsavas.com/blog

  • Meltem Sozer, 30 Eylül 2007:

    Bilun, çocukları çok sevdiğini anlaşılıyor eminim iyi bir anne olacaksın :)

    Ayça, ben de çok seviyorum onu kendime bağlamayı :) Türkiye’de de film saatlerini bu şekilde düzenlemeleri çok iyi. İnsan çocuklu olunca sanki artık evden çıkmaması gerekiyormuş gibi yaşaması anlamlı değil.

    Elif, ama ben söyledim çiçeği burnunda bir anne olduğumu. Bir yakınımız eğer kendin bakıyorsan bu çocuk büyütme işinin kolayı yok demişti. Yaşadıça öğreniyoruz bizde :)

  • bilgen, 22 Nisan 2008:

    canım benim benim bebegim yeni üç ayına girdi ama uykunun u su bile yok internetten falan okuyorumda benim bebegim geceleri hic ama hic yatmıyor belki iki saat oda fitille düsün artık biran önce uyku düzeni olsun istiyorum ama nerde insallah dedigin gibi dördüncü ayda düzelir tek umudum o