Arel Sekiz Aylık

25 Ocak 2008

Geçtiğimiz ay Arel için etkinlik ayıydı. İnsanların yanında olmayı çok seven bebeğimiz çocuklara ve bebeklere bayıldı. Öyle oyun alanının kenarına bırakıyoruz, hızlı hızlı emekleyip diğer bebeklerin arasına karışıyor. Sonra yoruluncaya kadar dönüp yüzümüze bile bakmıyor. Oğlumuz bağımsızlığını ilan etti.

Kitaplarıyla oynarken ona sayfalarını nasıl çevireceğini öğretmeye çalışıyordum.

Yokkk!

Bana çok kızıyordu ille kendi yapacak. Kitabı ite kaka ıssıra ıssıra yere ve kafasına vura vura öğrendi sonunda nasıl yapacağını. Şimdi küçücük parmaklarının ucuyla tutup tutup çeviriyor sayfaları. Onun bu kendi başına keşfetme zevkini elinden almadım. Hatta o kendi keşfini gerçekleştirirken fiziksel olarak bir gıdım annesine benzemeyen oğlumun kişilik olarak benden ne kadar çok şey almış olduğuna hayret ettim.

Dişleri çıkıyor çıkmıyor diye düşünürken iki dişlim üç diş daha çıkardı. Ne kadar hızlı çıkıyormuş bu dişler. Onla da diğer iki dişle aynı boya gelince bakalım dişli Arel neye benzeyecek.

Geçen ay birkaç kişi sen hala emziriyor musun!!! diye sormuştu. Evet, hala emziriyorum. Emzirmeyi bıraksam yerine inek sütü değil, anne sütü taklidi adı formula olan bir şey içecek. Çünkü ilk bir yıl bebeğe inek sütü vermek sakıncalı. Benim bebeğimi besleyecek zamanım ve isteğim varken taklitlerden sakınıp ilk bir yıl anne sütü vereceğim.

Okula gittiğim günler sabah gitmeden emzirip çıkıyorum bir de akşam dönünce. Diğer günler bir kaç defa emziriyorum. Yanında olamadığım günler nedeniyle sütüm azalır diye düşünüyordum ama bir değişiklik olmadı. Ayrıca onu bırakıp gidince seperation anxiety yaşamıyoruz. Babası da o doğduğundan beri onunla benim kadar zaman geçirdiği için ne benim arkamdan ne de onun arkasından ağlamıyor. Böylelikle okula giderken suçluluk yaşamıyorum.

Artık iki dişi var ya, eline verdiğim sebze, meyve ve tam undan yapılmış bisküvileri kemiriyor. En çok peynir kemirmeyi seviyor küçük fare. Peynir çeşitleri denemekte sınır tanımayan anne ve babasının gurme faresi oldu bebeğimiz.

Bir de hayatımızda müzik var. Dört tane bebekler için düzenlenmiş müzik CDsi iki tane (biri Türkçe) ninni CD si var. Bir de Opera masalları tabi. Arel müziksiz olamıyor. Hatta cep telefonlarımıza ekstra hafıza aldık onun şarkılarını yanımızda taşımak için. Biraz huysuzlandımı hemen ona bebek şarkıları dinletiyoruz anında huzura kavuşuyor(uz). Birkaç tane de müzik aleti var evde, en çok davulunu seviyor. Bize evde sürekli antreman yapan bir ramazan davulcusuyla yaşıyormuşuz gibi geliyor.

Altını ve üstünü değiştirmek çok zorlaşmaya başladı. Çıplak çıklak emekleyerek kaçıyor. Hatta bunu yaparken kıkırdıyor. Galiba oyun sanıyor bu alt üst değiştirme olayını daha şimdiden durduramıyoruz, yürüyünce ne olacak ???

Aslında sayacak çok şey var, hergün yeni bir macera bizim için…

****************

Ben siyah sütü kadınların doğum öncesinde ve sonrasında hiç beklemedikleri çatışmalar yaşayabildiklerine örnek olacak güzel bir kitap diye önermiştim.

Kitapta yazılanlarla aynı çatışmaları yaşadığım için değil. Çünkü bizim sevgilimle kafamızda bebek konusunda hiçbir soru işareti yoktu. Hamile kalmadan bir yıl önce çok iyi bir sağlık sigortamız oldu. Özel hastene ve özel doktorları kapsayan ve bebek doğunca onu da kapsayacak.

Ayrıca ben hamile kalmadan bir yıl önce sevgilimle birlikte sigarayı bıraktık. Bu bizim için çok zor bir deneyim oldu. İkimiz de günde bir paket içiyorduk ve öyle yaşamaktan da gayet mutluyduk. Karar vermiştik eğer bırakamasaydık çocuk yapmayacaktık.

Doğumdan önce ve sonra çok zor bir hamilelik geçirmeme rağmen benim bebekle ve bebekli hayatla ilgili hiçbir bunalımım olmadı. Ama hormonların etkisiyle olduğunu düşünüyorum doğumdan sonra hayatımda eksikliğini hissettiğim birşey beni çok fazla rahatsız etti. Normalde umurumda bile olmazdı ve şimdi de çok komik geliyor. Yani insan hormonların etkisiyle doğumdan sonra hassaslaşabiliyor. Neyse ki bu bütün kadınlara olmuyor :)

Son zamanlarda kendimle yaşadığım savaşın da kendimle değil şeytanlarımla olduğunu farkettim. Yapmamam gereken birşeyi yapmak için ölüp bitiyorum. Beni kendimden başka da engelleyen birşey de yok. Ama yapmamam lazım.
Savaşa devam!!!

Yorumlar (10):


  • ycurl, 26 Ocak 2008:

    Meltem,
    Demek 8 ay oldu Arel dogali. Zaman ne kadar cabuk geciyor ve Arel kocaman oldu. Inanilmaz! Kendi bildiginden pek sasmayacak biri olacak Arel galiba :)

  • Nese, 26 Ocak 2008:

    Meltem merhaba,

    Ben de ogluma hamile kalmadan once birakmistim sigarayi… Dilerim sigarayla degildir savasin… Ben mi? Direndim, savastim, icmedim… Arada canim cok istese de, afakanlar bassa da, stresli gunlerde coookk arasam da icmiyorum, icmiycem:) Eh icmem de artik, 6 yil olacak neredeyse birakali!

    Arel ne kadar buyumus, yakisiklli bir kucuk abi olmus! Hala emzirmene cok sevindim, ileride cok faydasini gorecek. Daha direncli olacak vucudu, daha az hasta olacak. Emsin, aferin ona da sana da!

  • Elif, 27 Ocak 2008:

    Ekrana yaklasip ham hum saralop seklinde yutmak geliyor icimden su cocugu!

    Slide master cok sevimli. Brian bir sergisinde cektigi fotolari gercek slide mastera yerlestirmisti, onu hatirladim birden.

    http://www.elifsavas.com/blog

  • keo, 27 Ocak 2008:

    hayatınızı çok güzel programlıyorsunuz gerçekten de tebrikler..bir de Arel’in sana fiziki olarak da benzediğini düşünüyorum, gözleri aynı sen:))

  • Özlem, 28 Ocak 2008:

    Sevgili Meltem,
    8. ayınız, yeni dişleriniz ve bağımsızlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Darısı başımıza:)
    Ne kadar disiplinlisiniz ailecek, çok takdir ediyorum. Üretmeye devam ediyorsunuz dur durak bilmeden. Ben hala kendimi yeni doğum yapmış yorgunlukta hissediyorum açıkçası:((
    Biz de Opera Masalları’nı dinliyoruz bu aralar. Ellerine sağlık. Elif’in de sesine, kalemine tabii ki.
    Arel’e nice 8 aylar, sana da daha nice sergiler ve heyecanlar…
    sevgiyle

  • annevebebisi, 28 Ocak 2008:

    Nice nice nice 8-88-888 aylara! :)))

  • TARÇIN, 30 Ocak 2008:

    Meltem ıssırabilrmiyimmmmm:))))????? çok tatlı maşallahhhhhh

  • Açalya, 30 Ocak 2008:

    Bu oglanlari tokusturalim biz, acayip benziyorlar cunku!

  • Yurtdışı Eğitim, 31 Ocak 2008:

    arel çok değişik ve güzel bir isim allah uzun uzun ömürler versin

  • hanife, 1 Şubat 2008:

    Kocaman 8 ay gesmis bile Meltem’cigim..
    Ne guzel disler de gelmis, bagimsizlik ta ilan edilmis:), en guzel..