Hearts Next to Mine
17 Ocak 2008
Birkaç gün önce sergi için ilk baskımızı aldık. Çizimlerimin basılı hali beklediğimden çok daha güzel. Çizdiklerimin müze kalitesinde kağıtlara özel baskılarla basıldığını görmek beni çok mutlu ediyor. Şimdi sıra çerçevelerde. Çok heyecanlıyım çok.
Serginin adı “Hearts Next to Mine” oldu. Yaklaşık bir yıldır yaşadıklarımı yansıtıyor çizimlerim. (Yukarıda) Paraşütle atlarcasına hızla kaldığımız yerden devam ettiğimiz hayatımızı, Türkiye’den döndüğümde çizmiştim.
Dersleri seçerken Arel’e mümkün olduğunca çok zaman ayırabilmek için bütün dersleri haftanın iki gününe sıkıştırmaya çalıştım. Sevgilim bunu başarırsam beni alnımdan öpeceğini söylemişti ama o günden sonra bir daha karşılaşmadık :)
Neyse pazartesi ve çarşamba sabah ondan akşam sekize kadar okulda ardarda derslere giriyorum. O günlerde Arel’e babası bakıyor. Salı ve perşembe o okula gidiyor, bebeğimize ben bakıyorum. Diğer günler yine ya beraberiz, ya da dönüşümlü bakıyoruz. Zor oluyor ama oluyor işte.
En zor kısmı da sabahtan akşama kadar iki dişlimden ayrı kalmak oluyor. Ben eve döner dönmez hasret gideriyoruz. Eskiden akşam sekiz gibi uyurdu şimdi benim okula gittiğim günler sekizi biraz geçiyor.
Dersler başladı. Ders kitaplarının yanısıra kaynak gösterilen kitapları okumam, her derste yeni projeler ve ödevler teslim etmem gerekiyor. Okuduklarım hakkındaki düşüncelerimi ve eklemek istediğim fikirleri çizim yaptığım defterlere yazmam gerekiyor. Buna ’sketchbook journal’ deniyor ve dönem sonunda projenin yarısı kadar da bundan not alacağım. Keşke sketchbooklarım deli defteri gibi olmasa :)
Herşey zaten yeterince zor değilmiş gibi bu aralar bir de kendimle uğraşıyorum. Olmadık şeyler oldu. Bir acayip iç savaş yaşıyorum. İnsanın bazen kendini bile şaşırtabilmesi hayatı hem çok yaşanılır kılıyor hem de imkansızlaştırıyor.














tanımadan bir insanı sevmek ve onun nasıl olduğunu merak etmek mümkün mü? evet mümkün. merak ediyorum sizi ve bebeğinizi. iyi olun istiyorum. hergün bakıyorum yeni birşey yazmışmısınız diye. serginizde başarılar dilerim. annelik çok yakışmış size. harika idare ediyorsunuz, tebrik ederim…
Benim iç savaşım tamamen “hayatın benim için imkansız olması” ile ilgili.Bunca işinizin arasında lütfen,bu konuda bana yardımcı olabilir misiniz?Ama “hayat her şeye rağmen yaşamaya değer” deyip kolayına kaçmadan…
İç savaç tehlikeli..
Sadece bunu biliyorum..
Beyaz bayrak kalkmalı hemen.. Anneysek eğer..
elif’e
33 yaşındayım, hayattan aldığım en büyük ders savaşarak kazanılmadığı. Aynı tarafta olarak başarı elde ediliyor. Savaştığın kendinse eğer, bu savaş asla iyi bitmez. Savaşma, iyilikle, güzellikle ikna et kendini. Nasıl olsa seni senden iyi ikna edebilecek biri yoktur. hayat bir zorluk bir kolaylıktır. kolaya odaklan…
Crebrocugum, bak senin keyfini yerine getireyim: bugun Devlet Planlama Teskilati bir dolu masalimizi satin almis. Ne yapacaklar acep? Umarim birseyler planlarlar. Iyi seyler. :o)
Cok basarili bir sergi olacak. Ic savasa ragmen. ;o)
http://www.elifsavas.com/blog
Serginde, derslerinde, ic savasinda basarilar, kolayliklar.
Ben kendi fiikrimce savaşma, yatış diyorum, herkesin hayatında nice iç savaşlar var ömür boyu, üstelik dile getiremediği. Bence aldığın güzel kararlar seni motive etmeye yetecektir diyorum başarılar.
arzum, paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Savaş kötü bir şekilde devam ediyor gerçekten.Şimdilik bahsettiğiniz “iyilikle ikna” metoduyla bir adım öndeyim :) Tekrar teşekkür ederim ve herkese hayatla barışık, sağlıklı günler dilerim.
sevgili elif,
çok sevindim iyi olmana, selamlar…
Meltemcim, programin hakikaten yogunmus kolayliklar diliyorum.
Minikler insana ayri bir yasama gucu ve hayatina ayri bir anlam veriyor bence. Umarim sen de, esin de Arel sayesinde hepsinin altindan kolaylikla kalkarsiniz.
Sevgiler.
Meltem, azmine ve gücüne hayranım. seni okuduktan sonra şu anda yaşadığım hayatın boş olduğuna inanıp utandım. iyi planlama ile yapılan şeyler çok fazla oluyor. Bunun en güzel örneği ise sensin.
Kocaman bir kolay gelsin demekten baska, bu kadar uzaklardan yapabilecek bir seyim yok:) Vitaminlerini almayi unutma;))
üretmek gibisi yok gerçektende:) onun verdiği duygu vazgeçilmez…
iç savaşa gelinceee:)
hayat; bazen hepimizi benzer duygularla karşılaştırıyor galiba…önemli olan en az hasarla bu savaştan çıkmayı başarmak galiba…özellikle de kendimizi hırpalamadan…
Sevgili Meltem kolay gelsin. Hem dersler hem sergiler ve en önemlisi Arel. Bu koşuşturmaların arasında iç savaş olabildiğine normal galiba. Bir de bu iç savaşın sebebi Elif Şafak’ın siyah süt’ü olmasın. Ben de okuduğumdan beri iç seslerim hayli yükselmeye başladılar , kendilerini dışarıya çıkartmaya çalışıyorlar. Tam bir anarşi değil ama barış da sağlanmamış durumda. Yaşadığın yoğunluğun içinde iç seslerin de birbirine girmesi normal yani. Anaç Sütlaç Hanım Arel Arel diye bas bas bağırırken Hırs Nefs Hanım da sergi,ders diye kendini paralıyor:):) Sen onları düzene sokarsın yakında, kaygılanma:):)
selamlar,
seni hemen hemen hergün ziyaret ediyorum sana hayranim hem okul hem annelik bir de hazirladigin bir sergi sürekli yaraticiligin bravo vallah.
Belkide bu yogunluktan kendine karsi bir savas acmisindir bilemem ama inan bana zaman zaman bütün anneler stres altinda kaldiginda bu dönemi yasar
en azindan kendi acimdan diye bilirim. Sana tavsiyem kendine zaman ayir 1 saat olsa bile senin olsun o bir saat ve tadini cikar. Cocugun icin ve kendin icin bitir savasini.
Sevgilerle Dilek
fazla güzel resim değil