Arel Dokuz Aylık

1 Mart 2008

dokuz.jpg 

Bizim bir dakika durmaz oturmaz  bebeğimiz dokuz aylık oldu. Arel’in büyüdüğünü kabullenmek biraz zor geliyor. Ve aslında onun hakkında ne yazarsam yazayım ona karşı olan duygularımı anlatmak imkansız.

Şipşirin küçük bir insan oldu. Ona bakmaya doyamıyorum.

Hayatımın en güzel dokuz ayını yaşadım. Anne olmaya hazır olduğumda anne olduğum ve bebeğime kendim bakabilecek zamanı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Eğer bebeğimin yanında olamasaydım hayatım boyunca bu yaşadıklarımı yaşayamamış olmanın eksikliğini hissederdim.

Anne olmayı istemekle çocuk sahibi olmayı istemek arasındaki uçurumu şimdi daha iyi anlıyorum.

Arel geçen ay sıralıyordu (cruising). Bu ay ona yürümesi için aldığımız arabaya tutunup yürüyor. Ya da bizim onu ellerinden tutup yürütmemizi istiyor. O kadar çok yoruluyor ki, daha uzun ve derin uykular uyuyor.

Artık dugularını daha çok gösteriyor. Mesela yorulunca bana doğru emekleyip onu kucağıma almamı istiyor. Kucağıma alınca da boynuma sarılıyor. Daha önceki aylarda da sarılırdı ama bu başka, bunlarda daha fazla duygu ve anlam var. Zaten gözlerimin içine baktığında neyi anlayıp neyi anlamadığını biliyorum. Bu ay ne kadar çok şey anlıyor olduğuna hayret ediyorum.

Son üç ayda altı diş çıkardı!

Bir kaç aydır istediği her şeye bağırıyor olmasını, sesini tanıyor  ve kendini bu şekilde ifade ediyor diye onaylıyorduk. Bu ay hiç susmadığını farkettim. Surekli baba dede dada… gibi sesler çıkarmasının yanısıra bu sesleri çıkarmadığında bağırıyor, eğer susarsa mutlaka yapmaması gereken bir şey yapıyor olduğundan susuyor.

Florida’ya gittiğimde arkadaşım Arzu kendi bebeği Karan’a işaret dili (sign language for babies) öğrettiğinden ve bunun iletişimlerini daha da kolaylaştırdığından bahsetti. Gerçekten de annesi Karan’a çok iyi bakıp büyütmüş. Sağlıklı mutlu ve akıllı bir bebek olmuş Karan.

Bu ay ilk iş kitabı alacağım ve Arel’e işaret dili öğreteceğim. 

Yukarıdaki fotoğraf Florida’dan. Kışa soğuğa alışık olan bebeğimiz Florida da Turist Ömer gibi gezdi tozdu fotoğraf makinasına da böyle pozlar verdi.

Yorumlar (12):


  • Açalya, 2 Mart 2008:

    Canim, demek o da Dante ile ayni zamanlarda yurudu, dedigin gibi cok paralel bunlarin geisimi Meltem! tileri bile benziyor yuzuncu tekrarim olacak ama, hala saskin saskin bakiyorum fotograflarina ikisinin. Neyse, ama sizinki dis konusunda bizden ileride…Dante’nin altta iki disi var ve ustten 4 disi daha beyaz beyaz gelmekte, yani ya bu hafta ya onumuzdeki hafta patlayacaklar…onun cenderesini cekmekteyiz geceleri…
    Kendilerini ifadeleri de ayni…bizimki de dede diyor hahahaha…buna en cok sevinen de dedesi oluyor….bir dedesi oldugunun farkinda bile degil zavallim aslinda…babayi, anneyi, ve bazi temel sozcukleri anliyor ve yapiyor, gel, hayir, uyuyalim, ac agzini, ve aklima gelmeyen birkac sey…isaret dili hakkinda ise, temel bazi seyler icin gereki olabilir, acim, tokum, daha cok, yeter, lutfen, su istiyorum, burasi aciyor gibi…ama isaret dili kitaplarinda gordugum ‘penguen’ ‘kelebek’ gibi yuzlerce gereksiz sacma sapan kelimeyi gorunce, konusmayi ogrenmesini beklemeyi ve zaten beden diliyle anlatabildigi ve benim de anlayabildigim kadariyla konusana kadar bu sekilde gitmeye karar verdim…neyse, belki bu konu hakkinda yazarim bloga, kendi anlatimimla…

  • Açalya, 3 Mart 2008:

    Şimdi tekrar okudum yorumumu, ‘lütfen’ sözcüğünü işaret dilinde bebekler için gerekli olanlar listesine koymuşum…şimdi düşündüm de, aslında gayet soyut ve gereksiz buldum. Bebek için elzem değil…Bu sözcük için 3 yaş belki normal ama o zaman da çoktan dertlerini anlatıyor oluyorlar :) ve lütfeni o zaman öğrenebilirler.
    Bu arada, 1 yaşından sonra işaret dilini daha kolay öğrendiklerini duydum ve gördüm.

  • Meltem Sözer, 3 Mart 2008:

    Açalya, ben Arel doğduğu sıralarda işaret diliyle ilgili kitaplara bakmıştım ama pek ilgilenmemiştim. Hatta işaret dilinin konuşmayı geciktirebileceğini bile düşündüm. Ama şimdi farkı düşünüyorum.
    Anneler bebeklerinin ihtiyaçlarını anlamakta zorluk çekmiyorlar. Ben mızıltı şeklinden bile anlıyorum ne istediğini :) Ama Arel çok bağımsız ve herşeyi kendi yapmaktan hoşlanan bir kişiliğe sahip üstüne üstlük insanlarla iletişim içinde olmaya bayılıyor. Kendi istediklerini anlatamamak onu rahatsız ediyor. Bunu çok rahat anlayabiliyorum. O istiyor ki kendi anlatsın.
    Yani bana kalsa gerekli değildi ama o ihtiyaç duyuyor işte. Bu nedenle işaret dili bizim için iyi bir çözüm olabilir. Ayrıca birlikte geçirdiğimiz zaman içinde bizim için değişik bir oyun gibi olabilir.
    Ona birşeyler öğretmek hoşuma gidiyor zaten öğretmeyi öğrenmeninde çok önemli olduğuna inanıyorum.
    Bakalım ne kadar zamanda öğretebileceğim. Belki ilgisini çekmeyecek bile. Deneyelim görelim :)

  • pinarbk, 3 Mart 2008:

    Upuzun aylar, yıllar hiç ayrılmadan yaşayın…
    Duru bu sabah “anne” diye uyandı, günlerdir görüşmüyormuşuz gibi sarıldı. Bırakıp işe gitmek nasıl zor bilemezsin. Bebeğine kendisi bakan anneler kesinlikle çok şanslılar. Benim tek teselli anneannesinin bakıyor olması…

  • Eren derin, 3 Mart 2008:

    Masallah cok tatli bir bebek :)
    Onlarin büyüdüklerini izlemek, ögrendiklerine tanik olmak o kadar güzel ki! Sansliyiz :) Ben de ogluma 1 yil kendim bakacagim. Ilk 5 ayi gecti bile cabucak. Sonra da evden bir süre idare edecegim, home office yapacagim. Güzel zamanlar cabuk geciyor malesef.
    Su isaret dili olayini bende merak ettim. Bir arastirmak lazim..
    Sevgiler, Adasin

  • keo, 3 Mart 2008:

    Meltem hoşgeldiniz tatilden, umarım iyice dinlenmişsindir..Arel’in 9.ayı kutlu olsun hep böyle gülsün inşallah..sevgiler

  • Elif, 3 Mart 2008:

    Bu konuda hassas davranarak bir tek sey soylemek istiyorum: Anatol, etrafimizda isaret dili ile iletisim kuran cocuklardan cok daha cabuk ogrendi konusmayi. Ve onlar hala isaretle karinlarinin ac oldugunu anlatirken, o ne yemek istedigini “lutfen” diyerek soytluyordu. Her cocuk farkli tabii ama korkarim isaret dili cocuklari tembellestiriyor.

    http://www.elifsavas.com/blog

  • Açalya, 4 Mart 2008:

    Elif demek istediklerimi kucuk bir paragrafta ozetlemis, dusuncelerime tercuman olmus…aferin Anatol’e bu arada!

  • meltem, 4 Mart 2008:

    Çok tatlı maşallah:)

  • gezicini, 5 Mart 2008:

    oncelikle masallah, nice dogumgunlerini saglıkla kutlarsınız insallah! bu arada, calısmalarınızı cok begendim, annem de oyle. nice güzel günler!
    sevgiler
    gorki

  • Burçak, 19 Mayıs 2008:

    Merhaba,
    Internet bebeğim hakkında oluşan sorulara cevap aradığım en kolay yer. Yine bir soruma cevap ararken ulaştım sayfana ve sayfanı okumak çok hoşuma gitti. Bu sebeple benimki yorum değil, bir soru olacak. Kızım Eylül 9. ayına girdi. Ve yazındaki “bağırma” ile uyum gösteriyor. Ancak Eylül ağırlıklı olarak bu bağırma işlemini kendi istediklerini yaptırmak için kullanıyor. Beni yürütün, beni kucağınıza alın vs… Ve ben ne yapacağımı şaşırıyorum,bilemiyorum. Eğer istediğini yapmazsak veya ilgisini başka yere çekmezsek, katıla katıla ağlama ile neticelenecek kadar inatçıyız :S Sorum şu: Sizde bağırmalar bir sorun oluşturdumu? Nasıl bir tavır sergilediniz ve geçtimi? Teşekkür ederim.

  • Meltem Sözer, 20 Mayıs 2008:

    Burçak, merhaba. Arel’in bağırması aylar geçtikçe azaldı ama hala çok istediği birşey olursa hemen bağırmaya başlıyor. Bağırmasını önlemeye çalışmanın doğru olmadığını söylüyorlar çünkü bu şekilde dikkat çektiğini öğrenirse bağırma huyundan vazgeçmezmiş.