Arel On Aylık
29 Mart 2008Geçen ay ne kadar çok şey yaşadık! Bazı günler üç yetişkin insan gibi birlikte yemeğe çıktık, gezdik dolaştık. Sanki bizim evde bir bebek yaşamıyordu. Ama bazı günler o kadar zordu ki anlatmak mümkün değil. Bütün bu zorlukları çıkaran küçük insanın bizim bebeğimiz olduğuna inanmakta zorlandım.
Bu zorluklar yaşanırken bize en çok yardımcı olan şeyler kitaplar, oyuncaklar ve bebekler için hazırlanmış oyun alanları oldu.
Oyuncaklarla nasıl oynanacağını onunla birlikte oynayarak öğrettiğimiz için uzun uzun kendi başına da oynuyor. En favori oyuncağı da çok fonksiyonel oyuncak dolabı. Bütün gün başında bir oyuncağı alıyor öbürünü koyuyor, oynuyor ve hepsini salonun her tarafına saçıyor. Gece o yattıktan sonra bazen oyuncaklarını topluyorum. Gülümsediğimi farkediyorum toplarken. Bazen de salonun o halini görünce çalışma odama kaçıyorum toplasam da ertesi gün aynı dağınıklık olacak diye :)
Kendi odasını, oyun odasından çok huzur odası olarak düzenledik. Odada yeşil renk hakim duvarlarda benim akrilikle yaptığım birkaç hayvan resmi var. Odanın içinde üçten fazla oyuncak yok, ses yok ve bütün gün güneş görüyor. Arel huysuzlanmaya başladığında bu odaya geliyoruz ve derli toplu odada biraz sakin zaman geçiriyoruz. Davranışları değişiyor, sakinleşiyor. Eğer hala sakinleşmezse dışarı çıkıp şehirdeki aktivitelere dahil oluyoruz.
Saçları gözünün önüne inmişti. Bir ilk daha yaşadık, önlerinden kestim biraz.
Dokuz aylık doktor kontrolümüze dokuz buçuk aylıkken gittik. Hemşire hanım geldi Arel’in boyunu ölçtü, çok uzamış boyu çok dedi ve odadan çıktı. Bir kaç dakika sonra döndü ve ben yanlış ölçtüm galiba deyip tekrar ölçtü ve hayretle üç buçuk ayda 8.9 cm uzamış olduğunu söyledi.
Biz bir hayret gösterisinde bulunamadık. Onu ilk gördüğümde karnımdaydı ve fasulye büyüklüğündeydi. Küçük mucizemiz hergün gözümüzün önünde biraz daha büyürken, yeni şeyler öğrenirken ve öğrendiklerini bize gösterirken ve biz yaşadıklarımız karşısında söyleyecek kelime bulamazken 8.9 cm yaşananların arasında eriyip gitti.














Öncelikle maşallah diyorum koca adam olmuş, dans etmesine ve şarkıya bağırarak eşlik etmesine bayıldım:)
Huzur odası fikri çok hoş bence, çocuğun sakinliği için çevresininde sakin olması gerekir bizim içinde öyle değil mi, bir hafta önce salonda üzerime üzerime gelen tüm objeleri sardım kaldırdım. şimdi daha boş ve göz yormuyor. Sevgiler
Arel’e hep bugünkü kadar sağlıklı ve mutlu aylar, yıllar dilerim.
Canım tam rock’cı olcak annesi bu! O saçlar falan :)))
O şarkıya ben de bayıldım, kim söylüyor, edinmem lazım…
Arel ile Dante artık benzemiyor Meltem’cim, bu videoya bakınca o benzerliğin onlar büyüdükçe kaybolduğunu gördüm…ben de birkaç gün içinde bir video koyacağım o zaman sen de göreceksin. Şu ellibeş kelimelik yazım biraz daha dursun, pek sevdim kendi hikayemi de…hehehe
Günlüğünüzü RSS üzerinden takip ediyordum… Allah analı babalı büyütsün.. Ben de 2,5 yıllık bir dayıyım… Sayenizde ablamın neler hissettiğini daha iyi anlayabiliyorum..
meltemcim arel çok şeker olmuş nasıl eğleniyor öyle .bu arada o oyun standı sizinmi bayıldım (sanki oyuncakcı gibi duruyor).ve odadaki en fazla 3 oyuncak lafınada bayıldım bizim odanın heryerinden oyuncak taşıyor ve ben bile oraya girince fenalaşıyorum o yüzden oğlumda pek kullanmıyor ,salona oyuncak taşımak daha zevkli..şimdiki nesil bayağı uzun olacak…aman nazar değmesin..
Minik rocker :)
Cimcimenin 10. ayi kutlu olsun!
http://www.elifsavas.com/blog
pıtırcık, boş yere minimalism yıllarca en populer dekorasyon olmamış demek. İnsanın gözü kfası yoruluyor bir süre sonra.
pınarbk, ben de sana ve kızına mutluluk ve sağlık diliyorum.
Açalya, şarkı The Maccabees, first love bir de onların -Toothpaste Kisses - leri var onu da dinlemeni tavsiye ederim.
Alper KANAT,seni ilgili dayı ilan ediyorum. Headerın çok güzel linuxla ilgili bilgiler yararlı.
Figen, o tren standı kitapçıdaydı. Videoda görüldüğü gibi çok enerjili günlerinde onu bazen kitapçıya götürüyoruz biz birer dergi kitap alıp yanına kuruluyoruz o bütün enerjisini harcıyor :)
annevebebisi, şimdiden böyleler bunlar ergenlikte ne olacak bilmiyorum :)
Elif, aaa kızlara cimcime denir. Oğluma cimcime dedirtmem. zaten vahşi mi vahşi.
Meltem, tesekkur ederim. The Maccabees’in Youtube’daki tum videolarini izledim, sarkilarini dinledim ve beni boyle tatli bir grupla tanistirdigin icin mutlu oldum. Simdi en kisa zamanda Colour in it ‘i edinmeliyim.
Açalya, Ben de çok seviyorum gerçekten müzikleri güzel kendileri tatlı :)
maşallah ne kadar sevimli Allah bağışlasın, müziğe tempo tutuyor, kulakta var sanki ziyan olmasın, vurmalı çalgılardan başlayabilirsiniz mesela davulla:)çünkü öte tarafı onu pek sarmaz pek bir enerjik maşallah:))
nice güzel,sağlıklı, başarılı aylar yıllar geçirmesi dileğimle…
;) Ne guzel olmus bu video boyle, sarkiyi da merak etmistim, ogrendim simdi yorumlardan. Operim Areli.
Sevgiler