Pıt Pıt Pıt …

15 Mayıs 2008

011.JPG

Günler bir güneşli iki yağmurlu bahar tanımlaması içinde ilerliyor.

Geçen yıl bu zamanlar heyecan içinde Arel’i bekliyorduk. Şimdi her dakika arkamda ben nereye o oraya. Anne insandan çok anne ördek gibiyim. Sürekli arkamda bebeğimin ayak sesleri Pıt Pıt Pıt…

Dönem bittiğinden beri yarım gün babası yarım gün ben bakıyorum Arel’e.

Kalan zamanda çalışıyorum ve bebeğimizin gelişimiyle ilgili kitaplar okumaya devam ediyorum.

041.JPG

Arel doğduktan sonra bebeklerle ilgili fark ettiğim en önemli şey, cinsiyetleri ve kişilikleriyle doğuyor olduklarıydı. Bütün arkadaşlarımın bebeklerinin kişilikleri birbirinden farklı ama özellikle ortada bir kızla erkek bebek farkı var ki anlatılamayacak kadar belirgin.

Eskiden bebeğin cinsiyeti mi olurmuş diye düşünenlerdendim. Şimdi kesinlikle arkasında duruyorum bebeklerin kişilikleri ve cinsiyetleri var.

Bu nedenle geçen gün It’s a Boy dan yaklaşık on beş sayfa okudum ve kitabı alıp sonuna kadar okumaya karar verdim. Oğlumu daha iyi anlamayı ve yönlendirmeyi istiyorum.

İkinci seçtiğim kitap positive discipline, yavaş yavaş çocuk gelişimiyle ilgili bilgiler edinmenin ve farklı görüşler okumanın zamanı geldi.

Çünkü Arel’e hayır diyorum, hayırın ne olduğunu çoook çok iyi biliyor, durup ciddi ciddi yüzüme bakıyor. Duruyor.

Sonra kafamı çevirmemi bekliyor ya da yılmamı. Evet deyinceye kadar tekrar edebilecek bir oyunu oynamak istiyor benimle. Gülüyor ve yapıyor hayır dediğim şeyi yapmaması gerektiğini bildiği halde yapıyor. Yapamayınca ağlıyor.

Bu anne acil olarak nasıl söz dinletilir öğrenmek istiyor.

002.JPG

Yorumlar (7):


  • pinarbk, 15 Mayıs 2008:

    Hep aynı tonu tutturmaya çalışarak hayır diyorum, parmağımı sallıyorum. Hayır derken diz çöküp O’nunla gözgöze gelmeye çalışıyorum. Şirin şirin gülüyor. Ben yine hayır diyorum, dudağını büker gibi yapıp yine gülüyor. Ben ısrarla hayır demeyi sürdürüyorum. Bazen çok kızdığımı anlayıp koşarak geliyor boynuma sarılıyor. Ben de sarılıp yaptığı şeyin yanlış olduğunu anlatıyorum. Çok eminim ki anlıyor, sadece işine geldiğinde uyguluyor. Boynuma sarılmaz da ağlarsa yine tavrımdan vazgeçmiyorum. Zaten numaradan ağladığı için birsüre sonra unutuyor, dikkatini başka yöne çekiyorum.
    Birkaç denemede bu yöntemle başarılı oldum. Sadece çok kararlı olmak gerekiyor. Hayır denilen birşeyi birkaç gün sonra tekrar deniyor ve tavrıma bakıyor çünkü.
    Çok çok çok akıllılar.Bu akıllı bıdıkları doğru yönlendirmek lazım. Hepsinin içinde bir cevher var…

  • arzum, 15 Mayıs 2008:

    pinarbk katılıyorum.
    çok zor olsa da hayır’ın arkasında durmak çok önemli. oğluma hayır’ı ya da Türk tabiriyle cıss dediğimde geri çekilmeyi öğretmem kolay olmuştu.(oğlum şimdi 5 yaşında) ancak 1 yaşındaki kızımda işler çok farklı. asla yılmıyor, denemekten vaz geçmiyor. hatta istediği olmazsa nasıl bir feryat koparıyor anlatmak güç. bunu 5 yıl önce başarmıştım ama şimdi bu inatçı kız karşısında kendimi biraz çaresiz hissediyorum..sabırlı ve sakin olmaya çalışıyorum.
    hepimize kolay gelsin. bu kadar zeki çocukları idare etmek zor..

  • annevebebisi, 15 Mayıs 2008:

    Ay-lar-dir, ama aylardir, sehpanin uzerinde duran bilgisayar ekranini inatla cekiyor. Herrrrr guunnnnn onlarca, onlarca, onlarca kere gidiyorum yanina, egilip gozlerine bakip israrla hayir diyorum, bazen tutuyorum onu ordan aliyorum, baska yere birakiyorum, bazen sadece baska seyle dikkatini cekiyorum, kararlilikla hayir diyorum vidi vidi tiri tiri…. Bugune kadar abartmiyorum binlerce kere hayir Kaan buna dokunamazsin demisimir. Binlerce kere. Hayiri cok iyi biliyor, ellememesi gerektigini cok iyi anliyor.

    Durum?

    Her gun itina ile o bilgisayar ekrani ileriii geriii cekiliyor.

    Bir gun dusurup kiracak, o da rahat edecek biz de:))

    Arelcigim masallah yurumeye baslamis, tebrik ediyor, hayat denen yolu omur boyu keyifle yurumesini diliyorum:)))

  • Banu, 16 Mayıs 2008:

    Bence henüz çok çok erken söz dinletmek için. Birşeyi yapmasını istemiyorsan bu yaşta yapılabilecek tek şey, dikkatini başka birşeye çekmek. Çünkü -benim okuduğum ya da dinlediğim kaynaklara göre- henüz “annem hayır diyor, demek ki yapmamalıyım” düşüncesinde olamıyorlar. Herşeyi oyun sanıyorlar. Dikkatini başka birşeye çekersen (ki bu çok kolay oluyor) olay bitiyor genelde. Ateş 3 yaşında ve ancak sözümü dinletebilmeyi başardım (yine de her zaman değil).
    Bir de önceden hayır deyip sonra evete çevirirsen olay bitiyor. Çocuk bunu asla unutmuyor. O yüzden ben önceden kendimi tartıp, sadece kesinlikle olmayacak şeyler için hayır diyorum. Ama bir daha da sözümden dönmüyorum.
    Arel 1 yaşını bitirmek üzere sanırım, şimdiden mutlu ve sağlıklı yıllar diliyorum.

  • defneyleyasamak, 16 Mayıs 2008:

    Hayır dediğimizde bizim limitlerimizi test ediyorlar. Nereye kadar hayır? Hangi noktada bunu kırabilirim? Annemi Hayır’a rağmen inadımı sürdürür ve kızdırırsam bunu nası tolere edebilirim?
    2′den bilemedin 3′ten sonra Hayır’ı sürdürmenin anlamı kalmıyor, dikkatini başka yöne çekmek lazım, zira iş o noktadan sonra inatlaşmaya dönüyor ve maalesef bunun bize hiçbir faydası yok. Hayır’ın anlamını dediğiniz gibi o kadar iyi biliyorlar ki: Bizim miniş 21 aylık oldu dün ve yapmaması gereken bir şeyi yaptığında o tombul işaret parmağını sallayarak bana bir sırıtışı var ki gülmemem ve ciddiyetimi korumam gereken yerde kendimi tutamıyorum :)

  • funda, 16 Mayıs 2008:

    Eğer çocuğumuza hayatın ne kadar zor olduğundan bahsediyorsak, çocuğumuz için yaşam güçlüklerle dolu olacaktır,
    Eğer çocuğumuzu özgür bir ortamda büyütüyorsak, çocuğumuz için yaşam özgürlüktür,
    Eğer çocuğumuza paranın çok değerli olduğunu, mutluluğun paraya bağlı olduğunu gösteriyorsak, çocuğumuz için yaşam hırs ve hayal kırıklığı olacaktır,
    Eğer çocuğumuza insanca değerleri öğretiyorsak, çocuğumuz için yaşam insanca yaşamak olacaktır,
    Eğer çocuğumuza değer veriyorsak ve bunu gösteriyorsak, çocuğumuz için yaşam insanlara değer vermek olacaktır,
    Eğer çocuğumuzu mutlu bir ailede büyütüyorsak, çocuğumuz için yaşam mutlu olacaktır,
    Eğer çocuğumuza mutsuzlukları yaşatıyorsak, çocuğumuz için yaşam dayanılmaz olacaktır,
    Eğer çocuğumuzu sevgi dolu bir ortamda büyütüyorsak, çocuğumuz için yaşam sevgi dolu olacaktır,
    Eğer çocuğumuzu kavga dolu bir ortamda büyütüyorsak, çocuğumuz için yaşam kavga olacaktır,
    Eğer çocuğumuzu yalanlarla oyalıyorsak ve O bunu fark ediyorsa, çocuğumuz için yaşam yalanlarla dolu olan bir yerdir,
    Eğer çocuğumuzu baskılarla büyütüyorsak, çocuğumuz için yaşam zorlanmadır,
    Eğer çocuğumuzu takdirlerle büyütüyorsak, çocuğumuz için yaşam bir ödüldür.

    paylaşmak istedim sizinle bu yazıyı… ve inanıyorum Arel için yaşam sevgi dolu bir ödül olucak … sevgiler

  • Meltem Sözer, 20 Mayıs 2008:

    Deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Yanlız olmadığımı bilmek güzel…