Yeni Deneyimler
26 Mayıs 2008
Arel’in yürümesiyle başlayan hayatımızdaki yeni deneyimler macerası tam çaresizlikle sonuçlanmak üzereyken kitaplar yine hayatımızı kurtardı.
Biz anne baba kitaplara sarılıp bir çok işe yarar bilgi bulduk.
Uygulamada başarılı olmasının en önemli sebeplerinin bizim davranış ve düşünce biçimimizi değiştirmemiz olduğunu düşünüyorum.
Bizim değişen tavrımızla birlikte Arel’in de davranışları birden değişmeye başladı ve yine evde herkes olumlu ve mutlu haline geri döndü.
Kitaplardan önce bir gün bebeğimizin yeni yürümeye başladığı günlerden birinde bir sabah şöyle bir olay yaşamıştık.
Babası mutfaktayken oğlumuz salonun ortasında duran tekerlekli mama sandalyesini iterek (tutunup koşarak demek daha doğru olabilir) hızla mutfağın önündeki bebek girmesin diye yerleştirdiğimiz koruma kapısına vurdu. Yerler parke olduğu için bu durum çok hızlı ve şiddetliydi.
Neyse biz hayır dedik, olmadı. Onun yerine dikkatini dağıtacak başka oyuncaklar önerdik, olmadı. Oturup neden tehlikeli olduğunu açıkladık, tabi ki olmadı!
Şimdi o böyle birşey yaptığında evde itip sürebileceği kocaman bir yürüme arabası var. Önce mama sandalyesini itmesine hayır diyorum(çünkü yanlış olan şeye hayır demek gerekiyormuş) sonra hemen kendi arabasını verip bak bununla oyna bu araba oynamak için daha güzel diyorum. Mama sandalyesini bırakıp oyuncağıyla oynuyor. İtiraz yok, inatlaşma yok, ağlama yok!
Anladım ki eskiden yaptığım yanlış hayır değip dikkatini başka yöne çekmeye çalışmaktı. Ama yanlışın ne olduğunu söyleyip neyin doğru olduğunu göstermek gerekiyormuş.
Çok küçük bir davranış değişikliğinin karşılığında büyük bir ödül aldığımı hissediyorum
Bu mama sandalyesi örneği yaşadıklarımızdan bir tanesiydi. Herbir yaşanana değişik bir yaklaşım sergiliyoruz.
Anne baba olmanın öğrenilen bir şey olduğunu düşünüyorum şartlar değiştikçe yeni bilgileri edinmeyi gerektiriyor ama ödülü çok büyük.
Bir bebekle yaşamak çok büyük bir lüks.














Bir hafta sonra tam 8 ayini dolduracak, enerji kupu bir oglum var. Emeklemekten cok, birseylere tutunarak yan yan yurumeyi seviyor. Ama en cok neyi seviyor diye sorarsaniz, kendinden cok daha buyuk esyalari, ozellikle de odasindaki cekmeceli elbise dolabini (dresser) sarsmaya bayiliyor. Gucunu cumle aleme gostermekten, o koca seyi zangir zangir sarsmaktan tarifsiz bir keyif aliyor. Tabii, en buyuk inatlasmamiz da bu konuda oluyor. Ben hayir yapma dedikce, once biraz duruyor, tavizkar bir gulumseme ararcasina taa gozlerimin icine bakiyor, ciddiyetimi bozmamama ragmen kahkahalar atarak mesaisine devam ediyor:) Dikkatini baska seye cekmek iyi bir fikir gibi, ama dresserini sarstiinda aldigi siddetli keyfin bir benzerini neyle verebilirim minik afacana bilemiyorum:( Sonucta o an icin problemi cozsek bile, 2-3 dakika sonra yine bildigini okumaya devam ediyor cunku…
Ayse Sule,
Dresser`i duvara monte edin, kocum Kremalim sarssin dursun ne olcak!
Meltem,
Cok fazla` hayir` demenin sonunda yalama oluyor, geri tepiyor, ileride de en cok kullandiklari kelime `hayir` oluyor…surekli `hayir` diyen bir anne ne kadar iticiyse, `hayir` diyen cocuk da bir o kadar itici oluyor. Yada bana oyle geliyor. Ben pek `hayir` demiyorum. Cok zararli birsey degilse, azicik acitacaksa mesela, birakiyorum acisin, ogrensin diye. Ogreniyor da…Bunun odullerini de ben topluyorum. Alternatif gostermek her zaman ise yaramasa da, cok iyi bir yontem. Ben de uyguluyorum Dante`ye zaman zaman, cevresiyle ilgilenmeye basladigindan beri.
Ayse Sule, o gücünü cümle aleme gösterme olayı bizde de var. Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. Arel geçen gün ben sandalyenin üzerinde otururken sandalyeyi itti. Azım bir karış açık kaldı. Onun gözlerinde ki pırıltıyı rahatlıkla tahmin edersin.
Açalya, yaptıkları kendisine çok zarar verecek şeyler olmadıkça ben de hayır demiyorum. Biraz çocuklar hakkında okuyup kendi çocuğuyla ilgili hiçbir annenin de yalama edecek kadar hayır kullandığını sanmıyorum. Mama sandalyesiyle mutfağın gatetine öyle şidetli vuruyordu ki eğer gate tutmasa kemikleri kırılırdı. Tabi yaşamak ve okuduklarına yorum yapmak arasında fark olabiliyor.
Sen sandalyenin uzerindeyken mi itti sandalyeyi?!! Himm, cok guclu bir bidik sozkonusu o zaman. Biraz kilo almayi denesen annesi, o zaman itemez belki sandalyeyi:))
Acalya, bilmem okur musun, ama biz kiradayiz burada. Evin duvarlarina oyle istedigimiz gibi mudahelede bulunamiyoruz maalesef. Ben de sirf bu yuzden wicker bir dresser koydumdu odasina. Allah korusun dusse bile bizimki altinda ezilmesin diye:) Gerci cok akilli bidik; dresseri yan taraftan salliyor, duserse yandan yandan seyreder en fazla, umarim…
Kocum Arel, demek sen ustundeyken itti sandalyyeyi, vay!…Dogum gunune az kaldi, simdiden dogum gununu kutluyorum, Nice mutlu,ailesiyle birlikte uzun yillar diliyorum.
Yasadiklarimiz hemen hemen ayni Meltem…yasadiklarimiz yorumlarimiza da yansiyor elbette…okuduklarimiza yorum yapip buradan ahkam kesiyoruz gerci degil mi? neyse, en iyisi senin gibi okuyup da yorum yapmamak belki…
Ayse Sule, kirada oturmak cocugunu tehlikelerden korumani engellemez, biz de kirada oturduk kisa bir sure, mobilyalarin dusebilecek olanlarini duvara monte etmistik, tasinirken de alciyla kapatip boyadik. Siz de oyle yaparsiniz…cok iyi nedenleriniz var cunku monte etmek icin…Kremalim`e zarar gelmesin.
Açalya, Ben de şimdiden Dante’nin doğum gününü kutlarım. Ve aynı güzel dilekler sizler için de geçerli olsun.
Benim senin sitene yorum atamama nedenim blogger kullanmıyor olmam. Kendi site adresim var ve blogger accountu kullanmıyorum. Bu durumda senin sitene yorum atmak mümkün olmuyor tabi. Çünkü yorumlar sadece blogger kullanıcılarına açık.
Siteni okuyup yorum atmadığım yönünde ki değerlendirmen beni üzdü doğrusu.
Happy Birthday Aaaaareeeeell :)))
Adin gibi, kendin gibi guzel bir omrun olsun:)
Uzaklardan kucak dolusu sevgiler.
Minik ordegin dogum gununu ben de ictenlikle kutluyorum. Nice mutlu, saglikli, keyifli seneler…
Bu arada, her seferinde belirtmeyi unutuyorum; cizimlerinizi, ozellikle de bu yazinizi susleyen cizimi cok begendim. Eyvah bebegimiz buyuyor panigindeki bir anne-baba ile, hele durun daha sizinle isim yeni basliyor diyen bir bidigin hali, ancak bu kadar sirin tasvir edilebilirdi:) Ellerinize, yureginize saglik…
Sevgiler,
Ayse Sule
Deneme yanılma yöntemiyle öğreniyoruz nasıl tepki vermemiz gerektiğini. Onlar da öyle akıllılar ki, tavrımıza bakıp bizi test ediyorlar. Kendileri için tehlike yaratabilecek pek çok şey var evde. Doktorumuz televizyonu fişinden çekip üstüne düşüren çocuklardan bahsetti. Sürekli tetikte olmak lazım.
Duru artık yapmasını istemediğimizi belirtince gelip bacaklarımıza sarılıyor, öpücük veriyor, tekrar deniyor!:) İşimiz gittikçe zorlaşıyor…
Geçmiş bir happy birthday’i kabul edermisiniz :)
annevebebisi, teşekkürler bizden de size öpücükler.
Ayse Sule, teşekkürler. Bu çizim için gerçekten de çok uzun zaman harcadım çizim hakkında iyi şeyler yazman beni mutlu etti.
pinarbk , sorma her geçen gün o yeni birşey öğreniyor biz bu yeniliğe nasıl uyum sağlanır onu bulmaya çalışıyoruz.
asya, yok geçmedi henüz büyük bir mutlulukla kabul ederiz :)