Arel Özgür Olsun

2 Haziran 2008

baloon.jpg

Üç aylık hamileyken bütün hamilelere yapılan bir test yaptırmıştım. Test bebekte down sendromu olup olmadığını belirleyecekti.

Laboratuardan kaynaklı gecikmeler yüzünden testin sonucunu öğrendiğimde dört aylık hamileydim. Arel artık karnımda kıpırdıyordu.
O ay içinde sevgilimle oturup konuştuk ya down sendromu olursa ne yapacağız diye.

O ay karar verdik Arel’i hayatımızda koşulsuz istediğimize. Onu hayatımızın sonuna kadar koşulsuz sevmeye karar verdik.

Doktor müjdeyle test sonuçlarını söyediğinde sonuçlar artık umurumuzda değildi.

Ben kaderci değilimdir ama kendi kaderimizi yönlendirebilsek bile tümüyle yönetemediğimize, hele başkalarının kaderinde sadece figüran olduğumuza inanıyorum.

Eh şartlar böyleyken doğacak bebeğin zekası standartlarımıza uymadı diye hayatın en güzel mucizesini geri çevirirsek çok büyük bir aptallık yapmış olacağımızı düşündük.

Onunla geçirdiğimiz bir yıl bize çok şey öğretti. Anne baba olmak dışında insan olma ve kendini bulma yolunda ilerlediğimizi hissediyorum.

Bebeğimizi anlamaya ve tanımaya çalışırken, aslında insanları anlamaya ve tanımaya başlıyoruz.

Düşünce seviyemizin yükseldiğini görüyorum.

Amacımız, Arel’in kendini gerçekleştirebileceği imkanları ona sunmaktan başka birşey değil. Bebek şekillenmemiş bir hamur değil. Tamamıyla kendi kişiliği ve yetenekleriyle doğan bir insan. İlk bir yılda bile temel özellikleri ortaya çıkıyor.

Mesela vücut yapısı. Rahatça anlıyorsun neyi yapar neyi yapamaz. Yapabileceği şeylere yönlendirip yüreklendiriyorsun.

Yani akış yönü bazı konularda çok belirgin oluyor. Önünde durmamak bile yeterli.

Gelecekte de kendimizi kontrol edelim istiyorum. Karışmayalım nerede okuyacağına, ne okuyacağına, kimi sevip, kiminle evleneceğine. Nerede yaşayıp, neleri doğru bulacağına. Koşul olmasın onunla ilişkimizde.

Biz sadece onun kendini tanıması ve kendi mutlu olacağı seçimleri yapması için olanakları sunalım.

Yorumlar (8):


  • pinarbk, 3 Haziran 2008:

    Ben de senin gibi düşünüyorum. Kendi heveslerimi O’na yükleyip her an bana bağımlı yaşamasını istemiyorum. Kendi başına ayrı biri O. En baştan bunu kabul edip beklentileri bu yönde ayarlamak sanırım daha mutlu ediyor insanı. En azından gelecek günler stresten uzak görünüyor…

  • Ayse Sule, 3 Haziran 2008:

    Sevgili Meltem,

    Belki de hayatlarinda hic olmayacaklari kadar kendileri gibiler bu yaslarda. Bu hallerini korumalarina ve o hal uzere gelismelerine yardimci olmak bir anne baba icin en buyuk basari bence. Umarim basaririz. Bize gercek bizi bulduran bu muhtesem bilgelere borcumuzu odemenin tek yolu bu cunku:))

    Sevgiler,
    Ayse Sule

  • Ayse Sule, 3 Haziran 2008:

    Yine yazmayi unutmusum; Cizim o kadar guzel olmus ki, seyretmeye doyamiyorum. Arel’i ucuran beyaz balon ile dallardaki beyaz cicekler bir yerlerden tanisiyorlar mi:)

    Sevgiler…

  • Banu, 3 Haziran 2008:

    O kadar doğru ve güzel yazmışsın ki, katılmamak elde değil. Umarım dediklerini çocuklarımıza yapabiliriz. Ben de hayatını kendi seçimleriyle yaşamasını herşeyden çok isterim. Seçimlerine saygı duyarsak arkadaşça bir ilişkimiz olabilir diye düşünüyorum.

  • arzu, 3 Haziran 2008:

    Ne denir ki, akildan geceni en guzel ifade etmis bir anlatim icin…

    Minigi oyle istedim ki hayatimda, doktor bu testlerden bahsettigi an reddettim yaptirmayi, her ne olursa olsun icinde ki can bizim bir parcamizdi ve ondan vazgecmek konu bile olamazdi. Esim de bu konuda buyuk destek olunca tum uclu tarama teslerini reddettik…

    Dedigin gibi mucizeden vazgecmek ne aptalcadir …

    Dilerim sevgi bunca sinirsiz, anlayis boylesine derin oldukca iliskiler ve yaklasimlar hep kalplerdeki gibi gider, dusuncede hep icimizde ki kadar yakin olurlar bize…

    Sevgiyle.

  • asya, 7 Haziran 2008:

    Meltem özlemişim seni okumayı ben..
    ne zamandır gelmemişim bloguna:(
    Öyle güzel anlatmışsın ki…

  • Meltem Sozer, 8 Haziran 2008:

    pinarbk, demek senin bebeğin de özgürlerden. Bazı bebekler kendileri istemiyor özgür olmayı :)

    Ayse Sule, beğendiğine sevindim.

    Banu, yok zaten saygı göstermezsek saygı görebileceğimizden şüpheliyim.

    arzu, ikimizin çocuk büyütme yaklaşımı çok yakın.

    asya, canım ne iyi yapmışsın gelip.

  • sesiber, 12 Haziran 2008:

    Ne zamandır ihmal etmişim burayı, yeni çizimlerine bayıldım. Arelcik te büyümüş, kocaman olmuş, özgür olmuş… Yazdıklarındaki güzelliğe takılı kaldım. Son yazındaki Arelli günlüğünü okurken eskiye, bebekli günlerime özlem duydum. Yavrusuyla olan her anın tadını çıkaran- çıkarabilen bir anne olduğuna çok sevindim. Çok ilginç anneler görüyorum etrafımda, yavrusunu sürekli birilerine bırakmaya çalışan, onla uyumanın, uyumamanın, yemenin, aç kalmanın, ve diğer tüm onlu anların güzelliğinin farkında olmayan tuhaf anneler.
    2 gün önce down sendromlu çocukların bir müzik faaliyetini izledim. Onların toplumla kaynaştırıldıklarında ne kadar mutlu, nazik ve duyarlı bireyler olduklarını, özgün kişiliklerini sadece kitaplardan okumuştum. Gözlerimle de görüp daha da mutlu oldum.
    Arelli mutlu günler dilerim…