Romantik Yaz Geceleri

28 Temmuz 2008

Biz babasıyla Arel doğmadan önce bir karar vermiştik. Biz nereye gidersek Arel’i de yanımızda götüreceğiz.

Öyle de yaptık.

Dışarıda ya da evlerde verilen yemek davetleri, geziler, partiler, sergiler, kütüphaneler, müzeler, kafeler, kitapçılar vb… her yere birlikte gittik.

Bu durum yaklaşık bir yıl böyle devam etti. Ne biz hayattan geri kaldık ne onu hayatımızdan dışlamış olduk.

Ama bebeğimiz özellikle bir yaş civarlarında günlük alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlanmaya başladı. İlle aynı saatlerde yatmaya, yatağında uyumaya, kesintisiz uyumaya alıştı ve hep bunları bekler oldu.

Eh durum böyle olunca da bizim geceleri evden çıkmamız hayal oldu.

Geçen haftalarda bunu aynı sitede oturduğumuz bir arkadaşıma anlattım.

Biz bebek telsizini komşu evlere bırakıp çıkıyoruz, oğlumuz ağlarsa gelip ilgileniyorlar dedi.

Katie ve ben bunu duyunca gözlerimiz parladı. (Katie benim komşum ve yakın arkadaşım.)

Katie’nin oğlu yedi aylık. İlk onlar bıraktı bebeklerinin telsizini, sonuç harikaydı. Telsiz gayet güzel çalıştı. Tim mışıl mışıl uyudu.

Sonra biz Arel’in telsizini bıraktık bir gece. Çok uzaklaşmadık, iki saat gezdik döndük. Arel de hiç ağlamamış. Zaten yattımı sabaha kadar uyanmıyor.

Biraz denedikten sonra iyice alıştık duruma.

Bir süredir haftada birkaç gece sevgilimle geceleri çıkıp başbaşa zaman geçiriyoruz.

Biz artık evde oturmayı kabullenmişken, serin yaz geceleri aniden çok romantik olmaya başladı.

Yorumlar (18):


  • Sermin, 28 Temmuz 2008:

    Ya ben bayılıyorum senin çizimlerine yaaa. Şimdi 5-6 yaş çocuklarına yönelik Çoklu Zeka Kuramına göre hazırlanmış bir seri yazdım. Keşke Türkiye’de olsaydın da onun çizimlerini sen yapsaydın.

  • aahmetcelebii, 28 Temmuz 2008:

    Güzel bir aile, umarım hep böyle güzel devam eder, hep mutlu olursunuz..

  • yadigar, 28 Temmuz 2008:

    Bende dışarıya çıkarken çocuğumdan ayrılmak istemeyenlerdenim.Çalıştığım için gün boyu ayrı kalıyoruz ve birbirimizi çok özlüyoruz.Haftada bir tek pazar günü de çalışan bir bayan için yeterli gelmiyor.(Temizlik,ütü vs…)Mümkün olduğu kadar bende heryere götürmeye çalışıyorum,bazen de götüremeyeceğimiz yerlerde anneanne veya babanneye bırakma gibi şansımız var allahtan.Onlara da bırakamazsak gitmekten vazgeçiyoruz… Bulduğunuz çözüm ilk başta mantıklı gibi ama ben yinede bırakamam.Çünkü her an deprem,yangın ya da akla gelmeyecek risk var.Böyle birşey gerçekleşirse de (Allah göstermesin kesinlikle)o anda çocuğumun yanında olamamayışımın ömür boyu vicdan azabını çekerim.Ama bu söylediklerimin hiçbirisi olmayabilirde.%50 - %50 risk….Yinede iyi gezmeler size :-))

  • Mutfak Camı Burcu, 28 Temmuz 2008:

    Hangi düşünceler ve duygularla “her yere çocuğumuzla gideceğiz” kararınızı aldığınızı anlayabiliyorum. Mümkün olduğunca ben de bunu uygulamaya çalıştım hep aslında ama yazının sonlarında okumasaydım yalnız da çıkmaya başladığınızı açıkçası size ara sıra baş başa da takılmanızı önerecektim. Çocuk için de faydası var bence ara sıra anneden babadan uzaklaşmanın, anne baba için de. Özellikle bırakılan anneanne babaanne gibi bir büyükse çocuklar bu süreçte ebeveyn kontrolu olmadan şımarma haklarını kullanıyorlar.Ben yedi yaşına kadar hiç kimsede yatıya bırakmadım oğlumu, bunu o da istemedi, seyrek zamanlarda kalmak istese de sonra vaz geçtiğinden gecenin bir yarısı büyük özlemle eve döndü. Bunun dışında götürebileceğim her yere onu da götürdüm. Bilgi, görgü, kültür, paylaşılan kaliteli zaman bakımından büyük faydaları oldu ona da. Hala da beraber gezilere çıkıyoruz ve bundan çok zevk alıyoruz. Yine de ara sıra anne baba sorumluluğuyla değil karı koca olarak dışarı çıkmak da güzel bence. Dikkat dağılmadan bir yemek yemek ya da sohbet bölünmeden baş başa olabilmek için.Komşuya telsiz bırakmamızın gerektiği zamanları çoktan geçtik biz, artık evde tek başına kalabilecek yaşa geldi ama belki bu romantik akşamlar küçük çocuklu annelere ilham verir. Bence iyi fikir… Sevgiler…

  • aahmetcelebii, 28 Temmuz 2008:

    Benimde bebeğim olsun bende götüreceğim heryere :)

  • Ece, 28 Temmuz 2008:

    benim oglum Mehmet Alper 19 mayis 2007 dogumlu, sizinkiyle cok yakinlar ve 3 ayliktan beri gece uyanmadan 11 -12 saat uyuyor. Telsiz birakma guzel bir fikir ama sonucta telsiz de bozulabiliyor. Bize biriki kere oldu harika calisiyormus gibi gozuken telsiz megerse sesi iletmiyormus. Neyse ki bizimki uyanmamisti ve sorun cikmadi ama bence guvenmeyin fazla. Ayrica diger yorumcunun dedigi gibi Allah korusun yangin, deprem veya hirsiz gibi nadir olaylar da olabilir. Bence parkyatagina yatirip komsunuzun evine biraksaniz daha guvenli olur. Ama tabii siz bilirsiniz. Arel’i op benim icin.

  • Meltem Sözer, 29 Temmuz 2008:

    Sermin, benim çalışmalarım dijital olduğu için interneti olan her yere kolayca gönderebiliyorum. Eğer benimle çalışmayı isterseniz mailinizi bekliyorum.

    aahmetcelebii, iyi dileklerin için teşekkürler. Ben de senin istediğin gibi bir ilişki yaşamanı diliyorum.

    Mutfak Camı Burcu, bence de eş ilişkisi çok önemli. Biz bir yıldır sadece birkaç defa başbaşa dışarı çıkabildik. İletişimimiz kopmasın diye birbirimize daha fazla zaman ayırdık.Yeni ortak ilgi alanları bulduk.Eşlerin iletişimi kopunca aile kalabilmek zor.

    Yadigar ve Ece, aşkolsun size. Sorumsuzluk yapmadığımızı anlatmak için uzun bir yazı yazmak zorunda bıraktınız beni.Sizin Arel için aklınıza gelenleri biz düşünmedik mi sanıyorsunuz.Sevgilim ve ben Arel’i bakıcıya ya da komşuya bırakmamak için bir yıldan fazladır evde çalışıyoruz.

    Bizim evimiz üç katlı. Yatak odaları en üst katta. Benim çalışma odam en alt katta. Arel üç aylık olduğundan beri benim onu evin içinde tek duyabilme şansım bebek telsizi. Bu nedenle iyi bir telsiz aldık. Telsizin özelliği bebek nefes almadığında alarm çalması. Ayrıca çok güçlü bir telsiz olduğu için bebeğin nefes alışlarını ben bile duyabiliyorum. Sonra evde ki bütün sesi duymamıda sağlıyor. Giriş katta kapı çalınca (kapı zilsiz) yani tıklatınca Arel’in odasında ki telsizden duyuluyor.
    Dışarı çıkarken bebeğimizi bakıcıya da bırakabiliriz ama beni asıl korkutan da bu. Arada bir eve çağırdığım birinin bebeğimle ilgileneceğinin garatisi yok. Ayrıca duyduklarım beni yeterince tedirgin etti.
    Oturduğumuz yer deprem bölgesi değil, evlerimiz sigara içilmeyen evler olduğu için yangın alarmları sigara dumanında çalmak üzere hassas. Hırsız içeri girse komşular duyar. Üniversitenin içinde yaşıyoruz hırsızın aptal olması lazım:) Bunun dışında daha aklınıza gelmeyecek bir dolu önlem aldık.
    Ama yazdıklarınız karşısında çok şaşırdığımı da söylemek isterim. Bizim önlem almadan sorumsuzca bebeğimizi bırakıp çıkacağımızı düşünmeniz beni üzdü.

  • yadigar, 29 Temmuz 2008:

    Meltemciğim sakın beni yanlış anlama.Ben sadece kendi düşüncelerimi yazdım.Sizin bunları düşünmediğinizi yazmak istemedim. Tabiiki bütün önlemleri almışsınızdır.Sorumsuzca kesinlikle bırakamacağınızı tahmin edebiliyorum (ne olursa olsun kim bırakabilir ki zaten ).Bizim bulunduğumuz bölge sürekli deprem olan bir yer (denizli), ve bizim evde yangın ve hırsızlığa karşı herhangi bir alarm sistemi yok maalesef bu yüzden biz tedirginiz biraz.

  • sebnem tugba, 29 Temmuz 2008:

    meltemcim bence gerekli önlemler alındıgında (ki aldıgınıza hiç şüphem yok o sizin bebeginiz) yaptıgınız cok hoş bir sey. ben belçikada yasıyorum ve bunu rica edebilecegim hiç komsum yok. herkes cok mesafeli isimlerini bile bilmiyorum. bu bakımdan cok sanslı oldugunuzu bilin. sevgiler.

  • ayşe, 30 Temmuz 2008:

    sevgili meltem;
    uzun süredir blogunu takip rdiyorum. benim 1 yaşında kzızım var. gerçekten mükemmel bir eşe ve bebeğe sahipsin. eşim dünyanın en ilgisiz insanı. akşam 8 de eve gelir, hemen bilgisayarı açar, gece uyuyana kadar takılır. kızımla asla oturup 5 dakka oynamaz. her akşam tartışırız bu yüzden. size öyle imreniyorum ki. evde olduğu günler de yine dışarı çıkmayız. daha doğrusu o istemez. yakında evdeki bilgisayarları yakacam o olacak. sevgiler…

  • melek, 30 Temmuz 2008:

    df

  • zerrin, 31 Temmuz 2008:

    meltem umarim benim kaba bulmazsin ama areli yalniz birakmamanizi oneriyorum..
    biliyorumki arel amerikan vatandasi ve kuzey amerika bu konularda cok hassas..
    daha dun dinledigim bi haberde 5yasindaki cocugunu yalniz birakip,sevgilisi ile disari cikan anneden cocugunu aldilar..
    cocugu uyanmis ve komsusuna gitmis,komsuda hemen polisi aramis tabi..
    belki telsizi biraktiginiz komsunuz degil ama cevrenizdeki baska biri sizi sikayet edebilir..dikkat ettiginizi biliyorum ama cocugu dusup bir yeri morardiginda dahi ebebeynlerin sorguya alindigi memleketlerde yasiyoruz

  • Meltem Sözer, 31 Temmuz 2008:

    ayşe,eşin kaçırdığı güzelliklerin farkında değil. Ama belki geçici bir dönemdir kendisini çabuk toparlar. Olumu düşünmekte fayda var.

    zerrin, Arel’i yanlız bıraksak elimizden alırlar ama yanlız bırakmıyoruz. Biz evden çıkarken evde Arel’in yanlız olduğunu bütün mahalle biliyor.Bebek telsizini yan komşuma bırakıyorum. Benim onun telsizini alıp en alt katta çalışmamdan ya da bahçede oturmamdan faklı değil.Ayrıca oturduğumuz yer üniversitenin aile evleri burada master ve doktora yapan insanlar oturuyor. Sıradan birine emanet etmiyorum. Komşularımız temiz düzgün güvenilir eğitimli insanlar.Burada herkesin ortalama iki üç çocuğu var ve ben Arel konusunda titizlenince onlar beni rahatlatıyor abartınca daha iyi anne olunmuyor diye.Eğer Arel’i bir komşumuza bıraksak seve seve de bakar ama biz Arel’in düzenini bozmak istemediğimiz için yanımıza almıyoruz. Yoksa zaten bizimle birlikte gezdiririz. Bir yıldan fazladır benimle her yere gidiyor yine götürmekten çekinmem.

  • zerrin, 31 Temmuz 2008:

    cok sanslisiniz ozaman…sizin adiniza sevindim
    yurtdisinda cekirdek aile olarak bebek buyutmek cok zor..
    ben 7*24 kizimlayim..
    asklar bile ayriliklarla percinlesir ya, bizim de boyle bir imkanimiz olsa,azcik birbirimiz olmadan nefes alsak,birbirimizi ozlesek,tazelenip kavussak..

  • zerrin, 31 Temmuz 2008:

    ve anne olmadan cok once blogunu takip ediyordum,nekadar duyarli ve ilgili bir anne oldugunu hep gordum..yorumum irrite etmemistir umarim
    sadece isguzar komsulara karsi uyarmak istemisim,guvenebildiginiz insanlar olmasi cok guzel

  • arzum, 1 Ağustos 2008:

    Öncelikle resmine bayıldığımı söylemek isterim.
    ayrıca şuna inanıyorum ki siz bebeğinizi evde tek başına bırakıyorsanız her şey kontrol altına alınmış demektir. çünkü çok dikkatli bir ailesiniz. yorumları okuyunca bunu yazmak istedim. ve de ben etrafımdaki bir çok annenin gereğinden çok koruyucu olduğunu düşünüyorum. bu konuda dozu ayarlamak önemli.tamam bazı anneler inanılmaz sorumsuz kabul, fakat çok fazla üzerine düşülen çocuk da nasıl bir birey olacak?

    ben siz de en çok şunu seviyorum. her satır da şunu seziyorum:

    biz bir aileyiz. ama hepimiz de ayrı ayrı bireyiz..

    beni her gün bu blogu okumaya iten sebep de bu zaten :))

  • Meltem Sözer, 2 Ağustos 2008:

    Zerrin, yazdıkların beni rahatsız etmedi. Ortamı yeterince açıklamadığım için sanki yeterince güvenli değilmiş izlenimi yarattı sanırım. Daha çok açıklamam gerekirdi. Arel bizim için pek kıymetli ona zarar gelmesini göze alamayız.

    arzum, teşekkür ederim yorumun için çok iyi geldi. Biz olabilmek çaba gerektiriyor. Herkesin istek ve beklentilerine saygı göstermek gerekiyor. İnsanlar birey olarak mutlu olunca biz de oluyorlar.

  • Ebruli Günlerdeyim, 11 Ağustos 2008:

    Tebrikler. Ben de senin yerinde olsaydim, aynisini yapardim. Korkulacak, endise edilecek bir sey gormuyorum, gayet mantikli ve akillica bir davranis…