Ah Zaman Ah Andy
30 Eylül 2008Bu aralar kendimi sürekli Andy Goldsworthy’in çalışmalarına bakarken buluyorum. Yaklaşık bir yıl önce onun hayatını ve çalışmalarını içeren bir belgesel izlemiştim.
Matematik profesörü olan babasından gelen analitik zekasından mıdır bilinmez, multiple denilen bir tarzda çalışıyor. Bu tarz çalışan sanatçıların çoğu çalışmalarında inanılmaz bir malzeme ve renk uyumu yakalıyorlar. Ve hiç durmadan aynı çalışmaları tekrarlamaları otizme ait matematik zekayı çarıştıracak kadar saplantılı ve tekrarcı.
Andy gibi çalışmaları ve düşünceleri beni çok etkileyen sanatçıların eserleri, üç boyutlu çalışma isteğimi artırıyor. Bu nedenle iki dönemdir sanat dersleriyle birlikte matematik dersi de alıyorum.
Rivers And Tides verdiğim linkte belgeselden bir parça var. Diğer parçaları hemen yanında görebilirsiniz. Belgeseli Amerika’da yaşayanlar şehir kütüphanesinde bile bulabilirler. İzlenmeye değer.
Andy Goldsworthy’in düşüncelerini, çalışmalarını ve hayat tarzını çok etkileyici buluyorum. Tabi sadece ben etkileyici bulmuyorum :) Çok ünlü bir sanatçı kendisi.
Çalışmalarını genellikle doğada bulduklarıyla yapıyor. Doğa onun malzemesi.
Taşlarla, yapraklarla, odun parçalarıyla, buzla çalışıyor. Hiç durmadan çalışıyor. Yaptıklarını tekrar tekrar yapıyor.
Tekrar tekrar.
Sonra çoğunu doğaya bırakıyor. Nehir alıp götürüyor çalışmalarını, buzlar eriyor, taşlar devriliyor.
O yine yapıyor tekrar tekrar.
Onun zamanla alıp veremedikleri benim zamana olan takıntımı tırmandırıyor.
Burada onun bazı çalışmalarının fotoğrafları var.















sevgili meltem
pek çok kişi bihaber olsa da dünya üç şey üzerine kurulu, aslında sanat bilim ve teknoloji denen sacın ayakları üzerinde duruyor dünya.bu çok sihirli birşey. bizi etkileyen pek çok sanatçı matematik, zaman, fizik, boyut…vs.olguları üzerine kafa yoruyor ve ilham alıyor. ben de resimlerimde ve romanlarımda bu işin içine dalarken inanılmaz bir kalp çarpıntısı hissederim. harika ve heyecan verici. bu konularda daha çok paylaşmak dileğiyle…
çok etkileyici:) özellikle şu iki ağacın köklerinin birbirine sarmaş dolaş olma kompozisyonuna bayıldım.Bizi Andy amca ile tanıştırdığın için teşekkürler Meltem:)
Andy Goldsworthy’i ve sanatini tanimayi teknolojiye borcluyuz sanirim. Yani yaptigi kisa surede yok oluyor ve o yeniden ve yeniden uretiyorken eserlerini bize tasiyan fotograf oluyor. Bu durumda da galiba sanat icinde sanat doguyor. Eserlerinin asillari zamana direnemezken, suretleri kayda geciyor. Yoksa Andy, aslinda hic bir sey yok olmaz mi demek istiyor?
:))
Eserlerinin hepsinde dairelerin bulunması otizmdeki gibi takıntıları çağırıştıryor gerçekten. O doğaya farklı gözden bakıyor bu düşünce çok şaşırtıcı geldi bana. Doğa zekası ile mantık-matematik zekasının bir insanda ne kadar gelişmiş olup beraber kullanıldığının kanıtı bu eserler sanırım.
sevgiler teşekkürler
Meltemcim bende sayende duydum ve gördüm .Daireler,spiraller üzerinde durmuş..Teşekkürler..
Meltemcim bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.İyi bayramlar…
Sevgiler..
Eserleri çok etkileyici ve en önemlisi de doğaya karışarak yok olmaları, aslında yok olmamaları…
Ne kadar güzel bir blogunuz var :) Evet, bayıldım..En kısa zamanda arşivinize de bakıcam. Sevgiler..
Yorumlarınız çok güzel. Bana daha fazla söyleyecek birşey kalmamış.
Vili,teşekkürler.