13 Ekim 2008

Belki de bu şehirde yaşadığım son sonbaharın fotoğraflarını çekiyorum.
Oğlum yanımda oynarken ben son sonbaharın güneşine göz kırpıştıran yaprakları izliyorum.
Artık hiçbir güzel anı kafama kazımıyorum.
Özgürce salınıyorlar zihnimde sonra uçup gidiyorlar.
Arel’le yaşadıklarım hariç.

Arel şarkılar söyleyerek kaldırım tebeşirleriyle oynuyor.

Bu günlerde en çok tebeşirlerle oynamayı seviyor.

Haftasonu nehir kenarına gittiğimizde,
Nehir kazları ihtiyar heyeti gelen kış için hazırlık toplantısı yapıyorlardı.
Bence güneye gitseler iyi olacak ama onlar bütün kışı donan nehirin üzerinde geçiriyorlar.
9 Ekim 2008
Sonbahar iki gün yağmurlu iki gün güneşli devam ediyor.

Biz güneşli günlerde futbol oynuyoruz. Arel topla birlikte koşup paslaşıyor çok eğleniyoruz.

Biraz büyüyünce hala futbol oynamayı severse onu küçükler ligine göndermeyi düşünüyoruz. Küçükler liginde kızlar ve erkekler bir arada oynuyor. Takım sporlarının kişiliği çok geliştirdiğine inanıyorum. Kızlarla birlikte oynamaları da bence büyük avantaj.

5 Ekim 2008

Yedi yıllık bir ilişki, beşinci yılına ulaşmış bir evlilik, bir erkek ve onaltı aylık bir bebek.
Hayatta bazı şeyler şans.
Eğer mutlu bir evlilik yaptıysam bu kesinlikle şans.
Çünkü sanılanın aksine, bence altın kuralları yok ilişkilerin. Her ilişki sadece onu yaşayan iki insana ait taklidi veya tekrarı yok.
Başarı sırları yok.
İki insan birlikte mutlu ve uyumluysa, ortada ilişki için çaba gerektiren bir durum bile olmuyor. Herşey kendiliğinden ilerliyor.
En azından bizim için beş yıl hep böyle geçti ve bebeğimiz doğduktan sonra ilişkimiz daha da güçlendi.
Bugün beşinci evlilik yıl dönümümüzü kutladık.
Daha nice yıllar diledik birbirimize…