Shop

Meltem Sozer Portfolio

Çizimler

Arel Onüç Aylık

Meltem Sozer, 24 Haziran 2008

_mg_726.jpg

Merdivenleri tırmanıyorum.

Bebeklerle ilgili az çok bilgisi olan herkes bize şöyle diyordu; oooo bu birşey değil, yürümeye başlasın da görün!

Başlarda öyle oldu. İki üç hafta kadar bebeğimiz heyecanla hareket özgürlüğünü keşfetti ve biz de kedisine zarar verecek endişesiyle paniğe kapıldık.

Ama sonraki haftalar hiç öyle geçmedi. Hatta son iki aydır rahat içinde yüzüyoruz. Meğer ne zormuş yürüyemeyen, sürekli canı sıkılan bir bebeği oyalamaya çalışmak.

_mg_7270.jpg

Şimdi Oturacağım.

Şimdi o kendini oyalıyor. Götürüyoruz parka, kaydırakta kendi kayıyor. Kum havuzunda kürekle kovalara kum dolduruyor, birlikte kale yapıyoruz. Gerçi bunları biz öğrettik ona ama o kadar hevesliydik ki çok kolay oldu. Salıncak istedi mi salıncağı işaret ediyor. Büyük arabalarla bisikletlerle oynuyor. Evin yolunu biliyor, yoruldu mu eve doğru yürümeye başlıyor.

_mg_7273.jpg

Böyle oturunca biraz kendini öne doğru çekmek gerekiyor.

Son üç aydır geceleri 7:30-8:00 de yatıyor sabah 6:30- 7:00 ye kadar kesintisiz uyuyor. En büyük yenilikse artık emzik emmiyor olması. Ortodontistlere göre iki yaşına kadar emzik ağız yapısını bozmuyor ama iki yaşından sonra da emzik emmeye devam ederse dişlerinin ileride düzeltilmesi gerekiyormuş.

Emzik bıraktırma konusunda olaylar şöyle gelişti; Arel emziği ağzından 24 saat çıkartmıyordu. Babasıyla karar verdik en azından oynarken ağzından çıkartalım diye. Çıkarttık, bir yandan da üzülüyoruz ay yazık çok zorlanmasa bari diye. Emziği bir günde bıraktı aslında hazırmış ama hiç çaktırmadı bize. Sanki çok bağımlıymış gibi davranıyordu. Artık emzik hayatımızdan tamamen çıktı.

Şimdilik günler böyle geçiyor. Giydiriyoruz bebeğimize şortunu parmak arası terliklerini, hala bahar havasında geçen günleri parkta oynayarak değerlendiriyor. Biraz hava ısınınca havuzlu günler başlayacak.

_mg_7275.jpg

Kayarken kollarımı bile açabiliyorum.

Bebeğimiz

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Yorumlar (10):


  1. pinarbk on Haziran 25th, 2008

    Arel, senin parmakarası terliklerini yerim:)))

    Yürümeye başlamasının başka zorlukları var. kendine tehlike yaratabiliyorlar. Mesela Duru kalorifer borusuna tutunup sallanıyor. Ya da sandalyeye çıkıp üstünde atçılık oynamaya karar verebiliyor. Düşmesine razıyım. Düşmeden büyüyen çocuk olmaz ama yeter ki kafasını gözünü yarmasın…

  2. guldem on Haziran 25th, 2008

    gerçekten Arel’e bravo:) özellikle kalkmadan uyumasına:))Ancak kesinlikle çok uyumlu bir insan Arel,ne mutlu:)

  3. meltem on Haziran 25th, 2008

    Bazan çocuklar anne babalarını idare ediyorlar çaktırmadan. Nasıl mı? Benim aklıma bu emzik hikayesinde şöyle bir şey geldi, Arel siz istiyorsunuz diye emzik emmeye devam ediyormuş galiba. Aaaa bunlar da istemiyor artık emmeyebilirim demiş:) Biz oğlumla bunları çok yaşadık. Hala da yaşıyoruz şu an 15 yaşında bazan bizden daha olgun davranıyor şaşıp kalıyoruz:) Çok tatlı maşallah. Parmak arası terliklerini yerim ben onun…

  4. yapincak on Haziran 25th, 2008

    Okudukça, resimlere baktıkça hayal etmeye çalışıyorum, beceremiyorum. Ada’yla aralarında 2 ay var ve Arel kocaman bir çocuk gibi! Ne kadar çabuk büyüdüklerine inanamıyor insan. Yine de her geçen gün, bizleri hazırlıyor galiba. Yeni öğrendikleri her şeyin hem heyecan verici güzelliği, hem de biz acemi anne-babalara tedirginlik verecek yanları oluyor. Arel’inm ellerini açarak kaydığı fotoya bayıldım! Sevgiler,

  5. Kadriye on Haziran 25th, 2008

    Ay o parmak arası terlikte nasıl yakışmış. Yürümeyi yeni öğrenen küçük adama al bide bunlarla yürü bakalım dediniz yani,alemsiniz:)

  6. Leyla on Haziran 26th, 2008

    11 aylık kuzenim Bedirhan aklıma geliyor blogunuzu okurken, oğlunuzu okurken. Yürüyen çocuk gerçekten zor olabiliyor, sürekli takip takip… Ama dediğiniz gibi kendini meşgul edip eğlenebiliyor da. Biz dün akşam Türkiye-Almanya maçını izlerken o oyuncaklarının bir kısmını yere döküp, sonra oyuncak kutusunu gidip bulup, kutusuyla yerdeki oyuncakların üzerini örtmüş, bize manalı manalı bakıp ardından da kutuyu bir sihirbaz edasıyla açıp mutlu ve şaşkın bir gülüşle “Aa Aaaa!” demiş ve kendince bir şaşkınlık ifadesi vermişti. Hepimiz gülünce de çok hoşuna gitti =) Çok tatlı oluyor bu bebekler ya =)

  7. Ayse Sule on Haziran 26th, 2008

    Gelecekten guzel haberler vermen beni nasil da sevindiriyor:) Insaallah benim bebegim de kendi basina yurumeye basladiginda, biz de sizin gibi rahat icinde yuzmeye baslariz:) Dusuncesi bile guzel…

  8. Elif on Haziran 26th, 2008

    Beni o yastaki en komigime giden sey, arkalarindan bakmak. Bak senin ki de oyle olmus, o sortlarla ve paytak paytak, biraz Japon savascilara benziyorlar. :oP

    http://www.elifsavas.com/blog

  9. annevebebisi on Haziran 26th, 2008

    Cok tatli bir “toddler” olma yolunda Arel:) Emzigi sorunsuz birakmaniza cok sevindim. Kesintisiz uykularinin devam etmesi hatta biraz bizimkine de bulasmasi dilegiyle:)

  10. Meltem Sözer on Haziran 27th, 2008

    pinarbk, evet en korkutucu olanı kendine zarar vermesi. Umarım biran önce öğrenirler ne zararlı ne değil :)

    guldem, herhalde onun yapısıyla ilgili çünkü ilk doğduğunda bile geceleri emince hemen geri uykuya dalardı. Geceleri uyutmak için uğraşmazdım.

    meltem, benim hiç aklıma gelmezdi bizim öyle istiyor olduğumuzu sanacağı.

    yapincak, çok hızlı ilerliyorlar iki ay sonra Ada da neler yapacak. Düşünsene bir yıl önce ne kadardılar.

    Kadriye, bu çocuk olayının en güzel yanlarından biri de giydirmek zaten. Çok zekvli çok

    Leyla, büyük bir lüks bebeklerle yaşamak.

    Ayse Sule bence yürümesi daha kolay umarım sizin için de öyle olur.

    Elif, sorma Arel tam bir samurai.

    annevebebisi MK’da çok tatlı bir toddler oluyor.

Leave a Comment

Subscribe to feed