Arel Onaltı Aylık
Artık yeni bir dönem başladı hayatımızda.
Doktorun son randevuda artık felaket iki (terrible two) dönemine girdiğinden bahsetti.
Farkettin ki sen de bir bireysin ve hakların var. Gün boyunca o hakların ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorsun.
Her olmayacak şeyi sonuna kadar zorluyorsun.
Normal her çocuk gibi.
Bazen parkta bile zor anlar yaşıyoruz. Çocuklar sallanırken seni salıncaklardan uzak tutmak ya da aylardır oturarak kaydığın kaydıraktan koşarak inemeyeceğini anlatmak çok güç.
Yemek masasının üzerinde neden ayakta durulmayacağını anlatmak da öyle.
Bazen seni senden korumak çok zor olabiliyor.
Bağımsız kişiliğin nedeniyle biz zaten elinden tutamamaya, dizimizin dibinde oturup oynamamana ve herşeyi kendi keşfetme isteğine alışığız.
Bütün fiziksel özelliklerini babandan almış olsan da kişiliğinin tamamen annene benzemesi nedeniyle senin hiçbir davranışın bana yabancı değil.
Bazen sana bakarken aynada ruhuma bakıyormuşum gibi hissediyorum.
Bu ayın en önemli değişimi, babanın yemek masası sandalyesini kendinin ilan edip yemeklerini orda yemeye başlaman oldu.
Küçücük bir erkek yemek saatleri masaya gelip sandalyede yerini alıyor ve yetişkinler gibi yemeğini yiyor. İnanamazsın ne kadar şeker olduğuna. İlk fırsatta sandalyeye bir ek alıp senin de sofranın boyuna gelmeni sağlayacağız.
Tırmanma yeteneğini abarttın, artık normal yatağa geçme zamanın geliyor. Bebek yatağı tehlikeli olmaya başladı.
Bir azı dişin daha çıktı. Diğerleri önümüzdeki aya kadar çıkacak gibi.
Daha yazılacak çok şey var ama bazı şeyler yaşanırken güzel yazmak aynı tadı vermiyor.
Kategoriler: Bebeğimiz



















