Ben Pollyanna Değilim
Ben Pollyanna değilim, sadece hayatın gündeliğine dahil olma özürüm var.
Bu yeni bir durum değil hep vardı. Sanırım biraz zamanı algılama problemim de var.
Hayatta bu ikisinin üstesinden gelemediğim için çok kez saf yerine konulmuşluğum da vardır.
İyimserim kabul ediyorum ama ben pollyanna değilim!
Yaklaşık altı yedi yıl önce Dalai Lama’nın mutluluk sanatı isimli kitabını okumuştum. Kitapta çok ilginç bir örnek vardı. Loto kazanan insanlar üzerinde bir araştırma yapmışlar ve görmüşler ki büyük ikramiyeyi kazanan insanlar bile bir yıl içinde aynı mutluluk seviyesine geri dönüyorlar.
Mutluluğumuz yaşadıklarımıza bağlı olsa da aslında ne kadar mutlu olacağımızı kendimiz belirliyoruz.
Dan Gilbert‘in ‘neden mutluyuz ?’ konuşmasında bu örneği daha da çarpıcı bir şekilde sergiliyor. ( Dan Gilbert Harvard’da psikoloji profesörü.)
Araştırmalar; lotodan milyonlarca dolar kazanmış bir insanla, felç geçirip bir daha yürüyemeyen bir insanın bir yıl sonra mutluluk seviyelerinin eşit olduğunu gösteriyor.
İster felç olun ister milyoner, bir yıl sonra sadece kendinize izin verdiğiniz kadar mutlusunuz.
Bu nedenle bana saçma geliyor günlük küçük olayların genel ruh halimizi bu kadar çok etkiliyor olmaları.
Yukarıdaki resimin hikayesi de şudur.
Geçen dönem aldığım çizim derslerinden birini hiç sevmedim. Ama derste bir çok yeni teknik öğrendiğim için de bırakmadım. Yukarıdaki resimi de bu derste yapmıştım. Hayatımızı yansıtan sürreal bir çalışma yapmamız gerekiyordu. Ben pek şirin ailemi okyanus kıyısında beyaz bir evin yanında çiziyordum.
Çok büyük bir kağıdın üzerine çalışacağımız için sekiz tane sketch yapıp sonra resime başlamamız gerekiyordu. Ben derste sketchleri hazırlarken profesör bütün dönem boyunca yaptığı gibi sağ omzumun üzerinden o kadar çok konuştu ki sonunda resim bu hale döndü.
Dalgalı bir okyanusta sevgilim ve bebeğime saçlarımı dolamışım ve saçlarımın geri kalanıyla deniz yaratıklarını öldürüp kötülüklerle savaşıyorum.
Arkada büyük bir karanlık tepemizde balık pulları. Yani kadın beni bu kadar bunalttı :)
Ama yine de sevgilimi ve kendimi rönesans dönemi aziz ve azizeleri gibi çizerek çok eğlendiğimi itiraf etmeliyim.






That’s fantastic!
Cok hos, cok guzel Meltecim, eline saglik. Cok begendim.
Ne güzel yazmışsın yine. Mutlu mesut uyuyabilirim şimdi bu satırlarınla.
Deniz yaratiklari size soyluyorum, hocam sen anla olmus bu resim:))
Yalniz, saka bir yana, bir insan bu kadar da bunaltilmaz ki!
Koyu renk bir çalışma olmasına rağmen bence çok eğlenceli bir çizim olmuş.Dişi kuş yuvasını kurtarıyor gibi :).Ellerine sağlık..
Çok manalı gerçekten.İlk bakışta karamsar, algılarken acabalar, ama sonra çok hoş ve marifetli bir resim yine, sevgiler :)
Tipki diger resimlerin gibi cok anlamli bir calisma olmus ;))
Resim mükemmel olmuş.. Utanmasam resimlerini print edip odama asacağım ve altına Meltem Sözer diye kocaman yazıcam.. Ellerine sağlık
Sadece dalgaları gördüm ilk bakışta ve dalgalarda hissettiğim enerji karamsar ruh halime iyi geldi sanki.. gerçekten çok başarılı. Tebrikler.
annevebebisi,teşekkür ederim canım.
Prima Donna,sevindim.
Ayse Sule, sabretmesi çok zordu.
pelin, yuvayı biri bekleyecek :)
nehircce, teşekkürler
Absinthe, çok teşekkür ederim beni mutlu ettin.
Dilek, teşekkür ederim.