Polimer Kil Toka

6 Ağustos 2009

polimer-kil-toka1

Yaz günü gezmek, etekleri rüzgarda uçuşan elbiseler giymek ve süslü tokalar takmak gibisi yoktur.

Ayakları yerden kesmenin en etkili yolu duygusal olarak hafiflemektir.

Bu nedenle etekleri uçuşan elbiseler giyip kendime cicili toklar yaptım. Denemek isteyen olursa diye bir tanesinin yapımını da fotoğrafladım.

toka1Önce tokanın üst kısmını yeşil kille kapladım. Yapraklarda kullanacağım yeşilin farklı tonlarda olmasını istediğim için, yapraklarda kullandığım yeşil kili siyah ve beyaz kille farklı bir kaç tona ayırdım.

toka2Kile yaprak şekli verip biraz tutkalla yapıştırdım.Son olarakta kırmızı kilden küçük toplar yapıp onları da tutkalla yapıştırdım.

Kili üzerinde yazan süre kadar  fırınladım. Benim polimer kil için küçük bir fırınım var, bahçede fırınlıyorum. Eğer evde fırınlayacaksanız mutlaka içeriyi iyi havalandırmanızı tavsiye ederim. Kilin fırınlanırken çıkardığı dumanı solumanın zararlı olduğu düşünülüyor.

Keçe Saksı Süsü

4 Temmuz 2009

keçe saksı süsü

Farklı malzemeleri bir araya getirip yeni birşey oluşturmaktan hoşlanıyorum.

Bu saksı süsünü hazırlarken midye kabuğu, keçe, renkli ipler, tahta ve kumaş boyası kullandım.

Sevdiğim malzemeleri bir araya toplamak eğlenceli oldu.

Bitince onu bahçemdeki kır çiçeklerinin yanına götürdüm. İçinde maydonoz taklidi yapan yeşillikli bir saksıyı süslüyor :)

saksı süsü

Keçe Süslü Yastık

28 Haziran 2009

kece1

Sonunda fırsat bulup önce bir yastık kılıfı diktim sonra keçelerle süsledim.

Birinci  fotoğraf önden ikincisi  arkadan görünümü.

Yastığa düğme olarak keçeden çiçekler yaptım.

Öğlenleri, öğleden sonraları yastığımı alıp arka bahçedeki ağaçların en gölge olanının altına oturuyorum.

Kitap okuyorum, çiziyorum, yazıyorum.

Çok yakında yeni ve büyük bir projeye başlayacağım onun taslaklarını hazırlıyorum.

Yastığım çok cici oldu diye mutlu oluyorum :)

kece2

Doğum Günü Pastası II

28 Mayıs 2009

dogum-gunu-pastasi

Hayal dünyasında serbest yüzdüğün yıllardır çocukluk.

Gündelik eşyaları canlı ya da değişik formlarda hayal etmek sabahtan akşama yapılan en önemli iştir.

Kitaplardan okuduğun, çikolatadan şekerlemelerden yapılmış evleri düşler hatta ucundan koparıp sen de tadına bakarsın. Şekerlemelerin tadını ağzında hissettirecek kadar canlıdır bu düşler.

Çizgi filmlerde kek ve şekerleme olur bazen ağaçlar köprüler. Köprülerin altından çikolatalı sütler akar hatta çikolata şelaleri bile vardır.

Arel’in doğum gününde araba pasta ve süslediğim tren keki görünce bütün iki, iki buçuk yaşındaki çocukların yüzündeki şaşkınlık inanılmazdı.  Hepsi pastanın etrafında araba tren diye koşturup duruyorlardı. Bütün gün ellerinden düşürmedikleri küçük arabaları ve trenlerinin kazandıkları bu yeni form karşında hayret içindeydiler.

O kadar heyecanlandılar ki onları bir türlü masanın başına toplayıp fotoğraflarını çekemedim. Etrafta koşuşturup duruyorlardı. İyi ki pastanın fotoğrafını partiden önce çekebilmişim.

Bir şeker hamurundan pasta ve kalıptan çıkmış bir tren kekle, o gün iki yaşındaki çocukların kahramanı oluverdim.

Keki süslemek için şekerler, pasta kreması ve süsleri kullandım.

Arel’i uyutup pastayı yapmak için mutfağa girdiğimde cumartesi gecesi saat sekizdi. Pasta  pazar sabah saat dört civarlarında hazırdı.

Onsekiz yaşından itibaren gece uyumasam da ertesi gün normal bir gün yaşadığımı farkettiğimden beri uykularımı suistimal etmekten hiç çekinmedim.

Bu nedenle Arel küçükken uykusuz kalmak benim için yorucu olmamıştı. O uyandığında ben zaten ayakta çalışıyor olurdum. Sabaha karşı yatardım. Sabah da babası bakardı.

Şimdi de onunla birlikte olduğum saatlerden çalmamak için geceleri çalışmaya devam ediyorum.

araba-pasta

Kitap Kahramanı Arel

7 Eylül 2008

Bu yaz çizdiğim Arel’lerimi bir araya getirip onlardan tünel kitap yaptım.

Hep birlikte öyle mutlu günler geçirdik ki, bu tünel kitap benim için çok değerli. Hazırlarken bile bir kaç kere ağlamaklı oldum.

Oğlum zaman ne kadar çabuk geçiyor, ne çabuk büyüyorsun!?

**********

Sonbahar biraz yüzünü göstermeye başladı. Bazı sabahlar çok serin ve yağmurlu oluyor.

Arel çok rahat bakılan bir çocuk ama ona sürekli enerjisini harcayabileceği, ilgisini çeken oyun alanları bulmak gerekiyor.

Çünkü bütün gün evde sadece birkaç saat geçiriyor. Geri kalan zamanda ona açık ya da kapalı alanlarda oynayacak yerler buluyoruz.

Arel’in bakımı ne kadar kolay olursa olsun, eğer onun enerjisini harcayacağı yerler bulmazsak çok fena olur çoook…

Hayatta evde birkaç saaten fazla durmaz. İmkansız.

Onu havanın kötü olduğu günlerde götürecek yerler buldum.

Pazartesi günleri bizim sitemizin oyun grubu var. Burada kışın hava çok soğuk olduğu için üniversite çocuklar için büyük kapalı oyun alanları ayırıyor. İçinde oyuncaklar oluyor, aktiviteler yapılıyor, şarkılar söyleniyor. Arkadaşlarımın hepsi geliyor, bebeklerimiz oynarken biz de biraz konuşacak zaman buluyoruz.

Salı -perşembe çocuk müzesine bir yıllık üyelik aldık. Harika bir yer çocuklar için. Ayrıca kütüphanenin çocuk alanı var.

Çarşamba henüz kesin olmayan planlar var.

Cuma, kütüphanenin masal ve şarkı günününe katılacak. Bebeğimiz inanılmaz seviyor bu müzikli masallı günleri. Nasıl heyecanlanıyor anlatamam.

Hafta sonları hepbirlikte gezeriz diye düşünüyorum.

Bunların dışında yeni kitaplar aldık.

Resimli kitaplarla iyi oyalanıyor. Yeni küpler aldık üzerlerinde resimler, sayılar ve harfler olanlardan.

Oyuncaklarla bunlarla oynadığı kadar oynamıyor.

Bir sürü tahta oyuncak aldık. Plastikten daha güzel görünüyorlar ve umuyorum ki sağlık açısından da daha güvenlidirler.

Bakalım ev oyuncakları evde kalma süremizi uzatabilecekler mi?

Aslında  Arel’i çok aktif olduğu için suçlayamam. Annesi ve babasına benziyor. Sanki biz bir dakika yerimizde durabiliyor muyuz ki o dursun :)