Aşk Olmasaydı

14 Şubat 2008

sevgili1.jpg

Bilmiyorum aşk olmasaydı ne yapardım. Hayatta hala kutlanmaya değer birşeyler varken kutlayalım.

Yukarıdaki kartı yardım amaçlı bir kampanya için hazırladım. Yapımında dergi sayfaları, yapıştırıcı ve makas dışında birşey kullanmak yasaktı.

Dergi sayfaları,yapıştırıcı ve makasla aşkı anlattım ve daha dün postaladım.

3 Boyutlu Dizayn

1 Şubat 2008

Bu aralar ödev dışında pek birşey yapamadığım için, yaptığım bir ödevden bahsedeyim dedim.

Ders 3 boyutlu dizayn dersi, konu iki farklı nesnenin bir araya getirilmesi. Bu iki nesnenin ne olduğu hiç önemli değil. İstenen bu iki nesneyi bir araya neden getirdiğiniz. Yani anlamlı olması gerekiyor. Üç proje hazırlamak gerekiyor. Bu projeyi yapmak için hiç bir yapıştırıcı, ip ya da üçüncü bir nesne kullanamıyorsunuz. Bir araya gelip birbirlerini tamamlayacaklar.

Ödevi ilk duyduğumda o hafta sonu rahat bir nefes alırım artık diye düşünüyordum. Sınıftan çıkarken hoca arkamızdan kolayına kaçmayın sınav yok, asıl notu projelerinizden alacaksınız deyince uzun saatler, onlarca iki objeyi anlamlı bir şekilde ilişkilendirmeye çalıştım.

ayakkabi.JPG

Yukarıdaki ayakkabımdan yaptığım vazo küt diye aklıma gelmedi ama ben derste masanın üzerine koyduğumda bütün dikkatleri üzerine çekti. Amaçlardan biri bu zaten dikkat çekmek. Estetik, miğde bulandırıcı ya da tepkiye neden olacak bir çalışma yapmak. Ayakkabımdan yaptığım vazonun açıklaması.

Ayakkabı kadınının bedenini temsil ediyor. Çiçekler ruhunu. Kışkırtıcı, masum ve estetik. Masumiyeti ön plana çıkarmak için pembe beyaz çiçekler kullandım (fotoğrafta çiçekler kötü çıkmış). Kışkırtıcı ve dikkat çekici olması için herhangi bir çizme değil, en ince topuklu ve en sivri uçluyu seçtim. Nesneler birbirlerinden çok farklılar ama birbirilerini tamamlıyorlar.

zaman.JPG

İkincisi, zaman ve kum sayılamazlarını bir araya getirmekti. Sevmediğimiz bir şey yaparken bir saat geçmez ve sevdiklerimizi yaparken bir saat bir kaç dakikadır. Yani bir saat ne kadardır? Kaç kum tanesiyle zamanı ölçebiliriz? Kum saatiyle zamanı ölçebilir miyiz?

yuzuk.JPG

Üçüncüsü, evliliklerdeki bağlılık ve bağımlılığı sorgulamak için.

Buradaki yüzüğün nikah yüzüğü olması gerekiyordu.

Bunları, bir de çizdim yanlarına bunlardan çok daha uzun açıklamaları ve düşüncelerimi ekledim. Dönem sonunda teslim edeceğim. Bir bakımlık şeylere ne kadar çok kafa patlatıp zaman harcıyoruz. Yine de şikayet etmeyeceğim. Sevdiğim şeyleri yapıyorum.

Şimdi sergi hazırlıklarını hızlandırdık sergi cumartesi!!!

Bir Kağıdın Peşinden

19 Eylül 2007

lamba.JPG

Güzel kağıtlar dayanılmazdır, ruhum peşlerinden sürüklenir gider…

lamba1.JPG

Güzel bir kağıt için aklımda olmayan projeler üretirim. Bu kağıt da onlardan biriydi. Onu sanat malzemeleri satan bir mağazada buldum. Onlarca kağıdın arasında kumaşa benzeyen dokusu ve yarı şefaf çiçekleriyle dayanılmazdı.

Almak zorundaydım, aldım. Sonra düşünmeye başladım bu kağıtla neler yapabilirim diye. Çalışma odamda yeni bir abajur fena olmaz diye düşünüp abajur yapmaya karar verdim.

lamba2.JPG

Elimde eski bir abajurun bir parçası vardı. Buna ek olarak, fotoğrafta görünen malzemeleri aldım. Belki siz de abajur yapmak ya da eskisini yenilemek istersiniz diye yaparken fotoğrafladım.

lamba3.JPG

Eski abajur parçasını kalın tele ince telle bağladım.

lamba4.JPG

Abajurun iskeletini oturttum.

lamba5.JPG

İnce teli yukarıdan aşağıya doğru kalın telin aralıklarından geçirdim ve kalın telin fazlalığını kestim. Eğer kalın teli ince telle sabitlemezseniz, keserken ya da gelecekte kullanırken esnemesini önleyemezsiniz.

lamba6.JPG

(Bu fotoğraf bilmediğim işe araştırmadan girişmemem için kendime uyarı niteliğindedir. Gelecekte bir şey yapmaya kalkarsam önce nasıl yapılırmış araştıracağım. )

Burada kağıdı yapıştırıcı, zımba türünde şeylerle tuturmaya çalıştım ama işe yaramadı :) Ben bu sırada kendimi çalışma odamın penceresinden atmayı düşünüyordum. Sonra kapıdan girip merdivenleri tırmanıp tekrar atmayı.

lamba7.JPG

Sonunda kumaş dokulu kağıdı sevgilimin önerisiyle dikmeye karar verdim. Özellikle de çok özenmeden yaptım dikişlerini. Bütün tuturulması gereken yerler çarpı oldu. Ve çok güzel tuttu.

Kalça Kemiklerim

3 Nisan 2007

polimer-kil-bebek.jpg

Dört hafta kadar önce belimde sürekli ağrılar hissediyordum. Ama hamileliğin en klasik şikayetlerinden biri olduğu için fazla ciddiye almayıp o ağrıyla yaşamaya başladım. Ağrılar başlayalı bir hafta olmuştu ki, bir gece hiç uyuyamadım. Sabah ağrılar nedeniyle yerimde duramıyordum ve sağ bacağım tamamen uyuşmuştu. Doktora gittik, bebeğin karnımdaki duruşu nedeniyle sinirlere baskı yapıyor olabileceğinden bahsetti. Siyatik ağrıları için ağrı kesici verdi. Bu ilaçların bebeğe hiçbir zarar vermediğini söyleyip, yapılan araştırma sonuçlarını kanıt göstererek beni rahatlatmaya çalıştı. İki gün aldım ilaçtan sonra tekrar ağrıyla yaşamaya devam ettim.

Sonraki hafta bir gece hayatımda hiç çekmediğim bir ağrı çekiyordum. Gidip ilaç aldım, hiçbir işe yaramadı. Hatta artık yürüyemiyordum. Ertesi gün tekrar dotora gittim. Doktor uzun bir incelemeden sonra aslında ağrının siyatik değil, kalça kemiklerinin eş zamanlı hareket etmemesinden kaynaklandığını farketti. Bu durumun da hamilelik hormonlarıyla ilgili olduğunu, sık görüldüğünü söyledi. Bu sefer yazdığı ilaç çok güçlüydü. Bebeği etkileyeceğini bildiğim için satın bile almadım.

Yarın yine doktor randevum var ve bir kaç güne kadar fizik tedaviye başlayacağım. Kemiği eski yerine getirmeye çalışacaklarmış. Ben bu arada yaklaşık iki haftadır koltukta oturarak uyuyorum. Yatmak çok fazla ağrıya neden oluyor.

Tabi doktorun tavsiyesiyle izne de erken ayrılmak zorunda kaldım. Bir ay daha çalışmayı düşünüyordum. Artık evde oturup, hergün yaklaşık on saat çizim yapıyorum. Arka bahçeye oturup kitap okuyorum. Yukarıdaki polimer kil çalışmamı da evde olduğum bir gün yapmıştım.

Günler sakin geçiyor ve hala yürüyebildiğim için çok mutluyum. Yürüyemeseydim bile bebeğimiz için herşeye değer.

Hayatımda hiç ciddi bir hastalık geçirmemiş ve acı çekmemiş bir insan olarak söyleyebileceğim tek şey: fiziksel acı geçtiği anda unutuluyor, asıl kötü olan ruhsal acılar. Ruhsal acıların geçmesi için zamana ihtiyaç var.

Artan Polimer Kil Projesi

6 Şubat 2007

kutu.jpg

Yaptığınız çalışmalardan artan polimer killeri plastik bir kutunun içinde saklarsanız, killerinizi uzun süre bozulmadan saklayabilirsiniz. Artan killerimden birbirine uyumlu renkleri seçip yukarıdaki paper maché kutuyu kapladım ama tahta kutu da kullanılabilir.

kutu1.jpg

Önce renkleri birbirine karıştırdım.

kutu2.jpg

Parçalara bölüp tekrar silindir yaptım.

kutu3.jpg

Bu işleme renk dizilimini beğeninceye kadar devam edin. Dikkat etmeniz gereken nokta, renklerin çok karışmaması. Renkler çok karıştığında canlılığını kaybediyorlar.

kutu41.jpg

Silindirden kesitler alıp yukarıda görüldüğü gibi ince bir şekilde açtım. Kutunun kapağını düz bir renk seçip üzerine topuklu terlik damgası kullandım. Terliğin ortasına bir tane kristal taş yerleştirdim. Kapağının kenarına açtığım killerden birini sardım. Kapağın üzerinde farklı bir renk bulunması ve sardığım killerin birleşme noktasını kapatması için hint kırmızısı kilden kenarına süs yaptım. Kutunun altına, açtığım killeri değişik büyüklükte üçgen şeklinde keserek rastgele yapıştırdım. Üzerinden merdaneyle geçerek birleştirmedim. Böylece mozaik görüntüsü yakalayabildim.

Kullandığım markanın tavsiye ettiği ısıda önerdiği zamanın yarısı kadar fırınladıktan sonra soğumasını bekleyip Kutunun altını beyaz akrilik boyayla boyadım. Boyanın aralıklara girmesine özen gösterdim. Boyanın sadece aralıklarda kalması için fazlasını temizledim. Kutunun kapağındaki terliğe de altın ve beyaz akrilikle aynı işlemi yapıp tekrar fırınladım (zamanın diğer yarısı kadar). Kutunun içini altın rengi akrilik boyayla boyadım.

kutu51.jpg

Bu çalışmayı mozaik ve artan kille yapılabilecek çalışmalara örnek olması amacıyla yayınladım. Artan hamurlardan buna benzer birçok şey yapılabilir. Özellikle de takı yapmak için güzel renk geçişleri yakalayabilirsiniz.