San Antonio Park

10 Mart 2010

mantar1

Bu sabah saat dokuz gibi arkadaşımla San Antonio Park’a yürüyüşe gittik.
Hava çok güzeldi, sohbet çok güzeldi derken iki buçuk saat kadar yürüdük.

Bu arada çekmek istediğim mantar fotoğraflarını da çekme fırsatı buldum.

Böylece başım göğe ermiş oldu :)

mantar2

Yürüyüş yaparken daha önce hiç görmediğim bitkiler ve kuşlar gördüm. Ayrıca bir sürü geyik vardı. Bir tanesinin net fotoğrafını bile çektim.

IMG_3274Öğlen sevgilimle buluştuk. Arel  salı günleri tüm gün okulda olduğu için, gezdik sonra da sinemaya gittik.

Akşam oğlumuzu okuldan alıp, o uyuncaya kadar hep birlikte zaman geçirdik. Arel uyunca ödevlerimi bitirdim. Maillerime cevap verdim. Şimdi Crebro’ya yazıyorum ama yorgunluktan ölmek üzereyim.

IMG_3227

Bu salı böyle bir kaçamak yapmış olduğuma göre, haftanın geri kalanında daha çok çalışmak zorunda kalacağım.

Ben şimdi kendimde yatağa gidecek kadar enerji bulmak için dua etmeye başlayım.  Belki giderim belki çalışma masamda uyuklarım.

Portre Denemeleri

7 Mart 2010

portre

Fotoğraf dersinde portre denemeleri yapık. Altı poz için  otuza yakın fotoğraf çekmek zorunda kaldım. Modelin yüzünde makyaj yoktu saçları fönlü değildi.

Bir kadını günlük haliyle ilgi çekici fotoğraflamak bazen çok zor. Sırtındaki dövmeyi keşfettiğimizde rahatladık biraz. Dövme çekici gösterme yönünde oldukça yardımcı oldu.

Modelimizin çok güzel bir vücudu vardı sınıftaki erkekler neden portre çekimini bikinili yapmıyoruz diye çok söylendiler. Ciddi ciddi çok söylendiler. Ama fotoğraf hocası kadın olduğu için de seslerini yüksetme cesareti bulamadılar :)

Bence model biraz makyajlı ve saçları fönlü olsaydı  daha iyi fotoğraflar çıkacaktı. Sınıfta benim çektiğim fotoğrafları görenler, bu kız tamamen farklı biri çok iyi iş çıkarmışsın dediler. Ama hem stüdyoda hem de sonrasında sıradan görüneni, ilgi çekici yapabilmek için ne kadar uğraştığımı anlatamam.

Salı-Perşembe

28 Şubat 2010

IMG_3036

Yeni arkadaşlar bulup yeni başlangıçlar yapmak ne güzel.

Bundan sonra salı ve perşembe günleri, birlikte zaman geçirmekten çok hoşlandığım bir arkadaşımla sabah yürüyüşleri yapacağız.

IMG_3060

İlk yürüyüşümüzü geçen perşembe yaptık. Bir buçuk saat, parıldayan güneşin altında tepelere tırmandık indik. Güneşin değmediği yerlerde  yosun tutmuş ağaçların  ve geçtiğimiz küçük köprülerin fotoğraflarını çektim. Bir kaç çeşit mantar fotoğrafı da çekmiştim ama yanlışlıkla silindiler. Onları da salı günü çekerim artık.

IMG_3055

Ürün Fotoğrafları

20 Şubat 2010

_MG_2636Fotoğraf dersinde, ürün tanıtım projesi olarak bu fotoğrafları çektim. Ürün olarak chocolove markasını seçmemin  nedeni paket tasarımı ve paketlerinde kullandıkları renkler. Umarım bu marka Türkiye’de yoktur, Varsa reklam olacak :)

_MG_2647Daha notlar açıklanmadı. Bu proje, dönem yarısı projesi olduğu için çok önemli.

Ve Ben Kapıyı KAPATTIM!

15 Şubat 2010

_MG_2766

Yaş günüm harikaydı belki fırsat bulur bir ara yazarım.

Kutlu günü kutlayıp, akşam eve döndüğümüzde Arel’in ikinci sıra büyük azı dişlerini çıkardığını farketmek bizi çok korkuttu.

Korkunun ecele faydası yoktur ata sözüne sırtımızı yaslayıp amaaan nasıl olsa atlatırız diye birbirimizi teselli ettik.

Ama ben sevgilimin gözlerindeki korkuyu gördüğüme göre o da benim korkumu rahatlıkla anlamıştır herhalde.

Oğlumuz bir kaç gün ateşli ve ishal gezdi. Hiç durmadan ağladı ve inledi, geceleri ikide kalkıp dörtte yatı. Ve sabah beş buçukta yine ayaktaydı. Ateşi olduğu için okula gidemedi ve öğlenleri hiç uyumadı. Çocuğu olan insanlar bu saydıklarımın nasıl bir birleşim olduğunu çok iyi anlarlar. Bütün bu fiziksel acılara maruz kalan çocuk nasıl davranır anlatmayacağım ama gün bitiminde ben bahçeye çıkıp üzerime benzin döküp kendimi yakmak isteyecek kadar yaşama isteğimi kaybediyorum diyebilirim.

Neyse sevgililer günü oğlumuzu oyalamaya çalışmakla geçti ama asıl bir gece öncesinin trajik komedisi günlüğümde olmalı.

_MG_2750

Cumartesi günü yine oğlumuzu oyalayacak onun acısını unutturacak bir plan yaptık. Akşam eve geldik onu yatırdık. Sevgilim balkonu düzenleyelim diye tuturdu. Ben bu arada kendimi yakmayı düşünüyorum tabi :)

Yok dedim güzel filmler seçtim onları seyredelim rahatlayalım biraz.

Israr etti hava ısınıyor en azından ne nerede duracak karar verelim diye.

Taşındığımızdan beri atılması gereken kutuların bir kısmı hala balkonda duruyor onları toparlayıp bir yandan da ne nerede duracak onu konuşuyoruz. Derken konuşma biraz uzadı ve sevgilim kapıyı kapatsana içeri soğuk girmesin dedi.

Ve ben kapıyı KAPATTIM!

Ve tabi kapatmamam gerekiyordu. Taşındığımızda kilitleri yetersiz bulup Arel açamasın diye yenilerini taktık. Bunları kapı kapandığında otomatik kilitlendiği için seçmiştik. Özellikle de balkona çıktığımızda yanımızda anahtar olması gerekiyor. Ve hava balkonda oturacak kadar ısınmadığı için anahtarları ortaya çıkarma gereği bile duymamıştım.

Fiziksel ve duygusal yorgunluk nedeniyle beyni süngere dönmüş iki insan olarak oturup film seyretmemiz gerekiyordu.

Kapıyı kapatıca balkonda kilitli kaldığımızı anladım. Bir süre sanki açabilecekmişiz gibi kapıyı zorladık :) Arel’i uyandıralım diye düşündük ama kilitler ikili özellikle çocuklar açamasın diye yapılmış.

En sonunda camı kırmaya karar vedik. Balkonda mumluk olarak duran seramik evlerimden sivri tepelisini alıp bütün gücümüzle cama vurduk. Cam sadece çizildi :) Sonra demir denedik yine kırılmadı. Herhalde bir yarım saat uğraştık böyle.

Cam hem kalın, hemde çift cam arka arkaya duruyor.

Bundan sonrasında olayın saçmalığı ve düştüğümüz durumun aptallığı karşısında beni gülme tuttu. Çaprazda oturan rus komşumuzun küçük kızı karşı komşumuzun kızıyla cumartesi geceleri birlikte oynadıkları için evlerine geç saatte dönerken balkonda bizi gördü. Ondan annesini çağırmasını istedik. Sonra karşı komşumuz da olaya dahil olup kurtarma operasyonu düzenlediler.

Nöbettçi çilingir çağırdılar. Bize battaniye ve hırka teklif ettiler, hep birlikte durumun saçmalığı üzerine espiriler yapıp güldük. Derken çilingir geldi, cumartesi gecesi kendimizi balkona kilitlemiş olmamızın cezası olarak bizden 170 dolar talep etti. Bir ara  komşudan çekiç isteyip camı kırmayı düşünsek de balkonun büyük çift camını kırmanın işçilikle birlikte bize daha pahalıya mal olacağına karar verdik.

Gece vakti soğukta bir buçuk saat balkonda kalmış olmamızın fırsatını değerlendirmek isteyen çilingirin para isteğini kabul etmek zorunda kaldık. Adam giriş kapısını açtı bizi balkondan kurtardı sonra da iki tane kilit açmak zorunda kaldığını iddia edip istediği ücretin iki katını talep etti. Zaten çilingirin fırsatçılığına çok sinirlenen sevgilim adam iki kelime daha ederse onu döveceğini vücut diliyle ifade ettikten sonra adam tek kilit parasını alıp kaçarcasına gitti.

Neyse ben çok eğlendim. Para konusunda sevgilimin morali çok bozuldu onu da herkesin başına böyle şaçma şeylerin geldiğine inandırdım :) Dışarı çıksak belki kaza yapıp bu parayı bir şekilde yine harcayacaktık dedim. Belki de kaybedecektik ya da çaldıracaktık. Böyle tatsızlıkları yaşanmamış saymak daha iyi.

Üstelik ben çok heyecanlandım ve eğlendim.

Fotoğrafları  San Francisco’da çekmiştim.