Yıldızlar ve İyi Yıllar
31 Aralık 2007
Lacivert geceler ve yıldızlar, çok aydınlık büyük şehirleri terk edip, az insanın yaşadığı küçük yerlere göçederler.
Giderken yanlarında geceleri gökyüzüne bakıp hayal kuran insanların hayallerini de götürürler.
Aslında yıldızlar severler insanların onlara bakıp hayaller kurmalarını. Arada bir yardımcı olmaya çalışırlar ellerinden geldiğince. Ama şehirler büyüdükçe ve yanlış aydınlatmalar arttıkça, öyle kızgın öyle acımasız olur ki şehrin ışığı, izin vermez insanların yıldızlara bakmalarına.
Şehir kendi içinde, kendi hayallerini yaşatır üst üste. Hayaller hep kendi üstüne kurulsun ister, çalar insanların hayallerini. Kıskanır uzaklarda parlayanları. İnsanlar kendi parıltısına kapılsın ister.
İnsanların emekleri, hayalleri ve coşkularıyla daha da büyür daha da parlar. Muazzam şehirler kendi düşlerinin peşinden sürükler içinde yaşayanları. İnsanlar, ışığın parlaklığından mıdır yoksa şehrin büyüklüğünden mi unutuverirler kendilerine ait olanları. Olmayanların peşinden koşarlar.
Hep bir yerlere yetişme çabasındadırlar, biraz asık olur suratları. Her gündelik olay için ayrı cephelerde ayrı savaşlar verirler.
İnsanlar şehrin büyüsünden kurtulsun da kendi hayallerine kavuşabilsin diye yıldız avcıları, geceleri ısız dağların vadilerin üzerinde yıldızlara ağ atar, gemilerine yüklerler ve yılda bir kaç kez büyük şehirlerin üzerlerinde onları insanlarla buluştururlar.
Şehrin ışıklarından çok fazla yıldız göremeyen insanlar, onların gerçek parlaklıklarını unuttukları için artık o kadar sık bakmazlar gökyüzüne ve göremezler yılda bir kaç kez üstlerine dökülen yıldızları.
Uzak bir ülkenin küçük bir şehrinde gökyüzüne bakıp hayaller kuran kırmızı saçlı bir kadın, bir gece yıldız avcılarını görür. Görüldüklerini farkeden ve kimseye görünmekten hoşlanmayan avcılar büyük bir balonun taşıdığı güzel gemileriyle kadının evinin üzerinde dururlar. Kaptan aşağıya mediven uzatır, kırmızı saçlının penceresinin önüne iner. Kırmızı saçlı pencereyi açar açmaz da “Bizi gördüğünden bahsetmemek karşılığında ne istiyorsun?” der.
Yıldızlara bakıp hayal kurma şansına sahip olan kırmızı saçlı “İki isteğim var” der.
Birincisi: sizden küçük bir yeni yıl hikayesiymişsiniz gibi bahsedeceğim. İnsanlar gerçekliğinize inanmayacak sadece hikaye kahramanı olacaksınız.
İkincisi: yolunu yönünü adını bildiğim bir zamanlar, yaşadığım ülkenin büyük şehirlerine bu yıl daha çok yıldız bırakacaksınız.
İnce uzun, sarışın, keçi sakallı ve gözlüklü sert görünmeye çalışan ama olmayan mahçup bakışlı kaptan önce bir an durup sessizce düşünmüş bu teklifi. İşine gelirmiş hikaye kahramanı olmak. Hikaye kahramanı olmak görünmez olmak gibi birşeydir diye geçirmiş içinden. Kimse bir daha inanmaz gerçekliğimize. Düşmezler peşimize.
Sonra kırmızı saçlıyla el sıkışmışlar.
Kırmızı saçlı bu hikayeyi yazmış, Kaptan çoktan şehirlere ulaşıp gemi gemi yıldız yağdırmaya başlamış.
Yazan çizen Meltem Sözer













