Çiviye Uygun Bir Şey
Şimdi ben bunu yazmasam olmaz.
Doğum günümde sevgilimle moma‘nın sadece dördüncü katında dört saat geçirmemizin, onun üzerinde bazı yan etkilere neden olacağını önceden tahmin etmeliydim.
Ben mutluluktan kendimi kaybettiğim için onun da aslında çok etklendiğini ve benim kadar kendinden geçtiğini farkedememişim. Müzenin dördüncü katında dört saati audio tour dinleyip eserler üzerine konuşarak geçirdik. Hatta bir kaç tanesinin önünden ayrılmakta zorlandık.
Ben bu zevkin yan etkilerini unutmuşum. Gece uyku tutmadı, aklım fikir atağı yaşarken kalkıp notlar almaya başladım. O sırada boş gözlerle odaya bakan sevgilim çalışma odamdaki boş çiviyi uzun uzun inceleyip ” ben duvara bu çiviye uygun bir şey çizeceğim” dedi.
Bakışından benim buna hayır demeyeceğimi önceden tahmin ettiğini anladım. Lise yıllarımda odamın duvarlarına resim yapan biri olarak buna nasıl hayır diyebilirim ki?
Aslında ben de onunla dekorasyon amaçlı duvar boyamayı istiyordum ama …
Neyse çalışma odamın duvarına yukarıda fotoğrafı olan saksıyı çizdi.
Çizim bitince birbirimize gülümsedik. Ona “eğer Arel pastelleriyle salonun duvarlarını çizerse ona da karışmak ve kızmak yok ama” dedim.
Yüzündeki ifade görülmeye değerdi :)





