Sabun Köpüğünden Günler
Günler uçup gidiyor sabun köpüğü gibi renkli ve hafif. Sanki yeni doğan benim, hayat benim için yeniden başlamış gibi. Arel bir dakika uzağımda olmasın ve hiç ağlamasın. Ben ona şarkılar ninniler söyleyim, masallar anlatayım. Güneşli günlerde arka bahçeye çıkıp güneşlenelim, yağmurlu günlerde evde kucak kucağa çizimler yapalım.
Yukarıdaki çizimi yaparken Arel kucağımdaydı ve şimdi yazı yazarken de öyle :) Evde kapanın elinde kalıyor, kucak bebeği yaptık onu. Arel durumdan çok memnun. Onun mutlu olması beni de mutlu ediyor.
Doğumundan beş ve ondört gün sonra iki defa doktor kontrolüne götürdük. Birinde hemşireyi, öbüründe doktoru hedef alıp çiş yaptı. Biz hazırlıklı anne baba olarak yanımızda götürdüğümüz yedek giysilerle durumu kurtardık. Bir kere de benim doktor randevuma birlikte gitmek zorunda kaldık çünkü Arel çok açtı, pompaladığım sütler buzluktaydı ve benim gönlüm formula yemesine razı olmadı. Bu randevuların en belirgin ortak özellikleriyse hepsine geç kalmamız oldu. Hala bebekle zamanında gidilmesi gereken yere nasıl ulaşılır öğrenemedik.
Onu dış hayata alıştırmak için önce arka bahçeye çıkarmaya başladık. Sonra oturduğumuz sitenin çevresinde yürüyüşler yaptık. Ben yukarıda çizdiğim gibi taşıdım Arel’i ama sezaryan olduğum için bu şekilde taşımakta zorlandım. Biraz daha düzelince tekrar deneyeceğim. Bebeği bu şekilde taşımak çok keyifli. Bebeğimizi bir kaç defa bir saat gibi sürelerle babannesi ve dedesiyle birlikte bırakıp yapmamız gereken işleri yapabildik. İlk dışarı çıkmam gerektiğinde Arel’i bırakıp çıkmak çok zor oldu. Ama artık iki gündür o da bizimle dışarı çıkıyor. Yanımda olması beni mutlu ediyor.

















