Dakikalarla Tap Dansı

Dakikalar tik tak tik tak ilerlerken ben bazen onun ritmine uyup yavaş yavaş dans edip takırdatıyorum ayakkabılarımı. Ama bazen onun ritmini unutup kendi ritmimin takırtılarına kaptırıyorum kendimi.
Dünyaya kadın gelmenin bedeli olarak zamanla sürekli iyi ilişki kurmak zorunda kaldım.
Ergenlikle birlikte karındaki sayaç her ay geriye saymaya başlasa da, zaman bizi uzun süre kaygılandırmaz.
Yirmilerin başlarında herkes evlenmem gerektiğinden bahsediyordu. Topladım valizimi Avrupa’ya kaçtım. Bu hayatta yaşadığım ennn büyük işkence, bana sürekli evlenmem konusunda ağır baskı yapılmasıydı. Bu hayatta ennn son istediğim şey evlenmekti.
Ben yine evlenmezdim ama aşık oldum işte :)
Sonra
Herkes biyolojik saatin geçmekte olduğunu hatırlatır. Geçerken kaygılandırmayan yıllar geride kalır. Zamanı doğru kullanman ve önceliklerini seçmen gereken yıllar geliverir. Birden fazla fazla sorumlulukları büyük bir zevkle kabullenmeye başladım. Her sorumluluk bir aşk demekti benim için. Bebeğim, evliliğim, evim, okulum, işim…
Sonra
Kendimi zamanın tap dansçısı olarak buluverdim. Her dakika tik tak başına düşen tak tak sayısını önceliklerime göre belirledim. Ama bazen kendimi kaptırıp içimden geldiği gibi dans edip takırdattım ayakkabılarımı.
Şimdi bir yılın daha geçiyor olması çok bir anlam ifade etmiyor bana. Uzun bir zamandır başlangıçlar bitişler değil de süreklilikler yaşıyorum. Nedenlerimin sonuçlarını anlayacak yaşa çoktan geldiğim için de anlamlı nedenler yaratıp getirdiği sonuçlarla mutluluk bulmaya çalışıyorum.
Biliyorum bundan sonra gelen zamanlar geçenlerden daha kolay ve daha güzel olacak.
Kategoriler: Çizim
Etiketler: dijital çizim












Al benden de o kadar…:)
Mükemmel bir çizim olmuş, elinize sağlık.
Melek
Yirmili yaslarinin basinda niye evlilik baskisi yapilir ki? Hele bunu yapan da ailense cok zor buna katlanmak. Yurt disina kacmak akillica olmus…
meltem,
çizimler yine süper…
ellerine sağlık
bu nekadar dingin bir yazı
sevgiler