Derinlemesine Düşünceler

Meltem Sozer, 14 Mart 2008

baliklar.JPG

Akrilik ve mürekkeple yaptığım okyanus dibi resmi düşüncelerimin derinlik öçüsüdür.

Benim için hırpalanmanın tanımı, ne kadar eskiye dayandığını bilmediğim bir görüntü olan tırmalanmış, aç kalmış, kenelenmiş, bakımsızlıktan ve açlıktan tüyleri yer yer dökülmüş artık yemek arayacak hali de kalmamış yeni yetişkin olmuş cılız bir kedidir.

Yedi canına rağmen gözümüzün önünde hayatın ucunda yürür.

Aynı olmak

Hayat boyu aynı olmaya zorlanmak çok korkunç. Ya da sürekli tuhaf karşılamak, beğenilmemek, yazılı olmayan kurallara uymaya çalışmak.

İnsanlar yaşadıkları dönemlerde hep aynı doğruları uygulamaya çalışıyorlar. Kulağa en doğru gelen her uygulamada aynı doğru sonuca ulaşıyormuş gibi.

Ben şöyle yaptım sen de yap. Sanki aynı insanlarız ve aynı sonuçlara ulaşacağız. Eğer herşey bu kadar basit olsaydı yemek tarifleri gibi hayat tarifleri de olabilirdi. Bir tarif ne kadar çok denenmiş ve ne kadar iyiyse biz de öyle iyi sonuçlar elde ederdik ama farklıyız işte o tarifler işe yarasa bile sonucun vereceği mutluluk herkes için farklı olurdu. Hatta bazıları için sonuç felaket bir saçmalık bile olabilirdi.

Ama işte farklı olarak kendini çok büyük bir tehlikeye atar insan, istenmeyenler köyüne tayini çıkartılır hemen. Herkes gıcık olur bu şahsa, bir iki saldırsak gardı düşer mi diye yoklanır. Zehirli kelimeler şekerle kaplanıp sunulur aptal olduğu varsayılarak.

Farklı davranma cesaretine sahip olanın da kendine göre savunma kalkanları vardır tabi. Çocukluğundan beri bu hırpalanmaya maruz kaldığı için umursamaz insanların davranışlarını. Onu tek üzen şey hayal kırıklığını tedavi eden bir hapın geliştirilmemiş olmasıdır. Alınca sakinleştiren haplardan değil de mesela içince bir kaç gün içinde hayal kırıklığını yok edecek ilaç ister.

Zaten hayatın yeterince karmaşık ve zor olması yetmiyormuş gibi bir de yemek tarifi gibi hayat tarif ederler. Uygulama çok pratiktir! denemiyorsun diye önce sinir olur, sonra sinir ederler.

Kategoriler: Düşünce
Etiketler:

Yorumlar (8):


  1. pinarbk on Mart 14th, 2008

    Benzer şeyler düşünüyorum bu sabah, benzer hisler içindeyim.
    İnsan en çok da kendini hırpalıyor galiba hırpalanmamaya çalıştıkça…

  2. köşenindelisi on Mart 14th, 2008

    Aynı köydeniz galiba… Başkalarının hayatına böylesine müdahale etmeye çalışıp her konuda fikir (en iyisi tabii, en iyi fikir onların!!) beyan edip ahkam kesenlere sinir oluyorum sinir. Benim düşünecek bir aklım yokmuş muamelesine ve herkes aynı deneyimlerden aynı şekillerde geçiyormuş gibi davranılmasına da.

  3. Kuaybe on Mart 14th, 2008

    Harika tespitler sevgili Meltem..

    Yemek tarifleri gibi hayat tarifleri, farklı olanın kendini deliliğin kıyısına atması, köyünden kovulması ve hala hayal kırıklığını tedavi eden bir ilacın bulunamaması..

    Yıpranma, yıpratma kendini..

    Seni bu kadar derin düşünmeye ve bu harika gözlem/tanımları yapmaya ittikleri için sevin bence..

    Farklı olmak, özel olmaktır..

  4. Sanem on Mart 15th, 2008

    Ne güzel yazmışsın Meltem.

  5. annevebebisi on Mart 15th, 2008

    Yaşamak kolay değil :) Hayatın kendisinin zor olmasının yanısıra bir de hayatı zorlaştıranlar var, onlara katlanmak, onları idare etmek ve hatta onları görmezden gelmek bile başlı başına bir çile.

    Her insan ayrı bir nehir, akar kendi yatağında…

  6. figen on Mart 18th, 2008

    eskiler ne demiş beş parmağın beşide bir olmaz diye .ben şahsım adına he deyip bildiğimden şaşmıyorum sinir olmak pahasına..yazı çok hüzünlü geldi bana??

  7. hayalci anne on Nisan 3rd, 2008

    selam yazının gücünü bilmeyenler insanların gücünü hiç bilemez benim için çok güçlü birisiniz sanat günlüğünüze ve hayatınızı algılayış ve yorumlayış biçiminizede hayranım

    bir yazınızdan alıntı yaptım izinsiz
    çek edin lütfen olmazsa izniniz geri çekeyim
    sevgiler

  8. Meltem Sözer on Nisan 4th, 2008

    hayalci anne, övgülerin için teşekkürler. Alıntı yapmanda hiçbir sakınca yok.

Leave a Comment

Subscribe to feed