Disiplin Şart!

Meltem Sozer, 21 Haziran 2011

Ben de dünya üzerinde home office çalışan herkes gibi kendi zamanımı yöneten biriyim. Zamanın efendisi olabilmenin en önemli şartı disiplin ve konsantrasyondur. Bu ikilinin olmadığı yerden iş çıkmaz.

Okyanusun suları yükselip Golden Gate’in altından geçer, önce  San Francisco körfezini sonra kanalları marinaları doldurur. Marina günde iki defa okyanusun dalga sesleriyle gelen sularını karşılar, sesizce çekilen sularını uğurlarken ve ben bu masalsı günlük hayatı  tatil yaptığımda bile yaşamamışken konsantre olup çalışmak çok büyük bir disiplin gerektirir.

Sabah Sevgilimi ve oğlumu uğurladığımda havada esinti suda akıntı olmuyor ayna gibi bir suyun karşısında henüz yakıcı yüzünü göstermeyen güneşin altında kahvaltımı yaparak başlıyorum güne. O güzelliği bırakıp yazmaya ya da çizmeye konsantre olmak çok zor ama saat onikiye kadar kesintisiz çalışıyorum. Onikide gölgeliğin altında öğlen yemeğimi yerken rüzgar dalgalar ve akıntıda geri gelmiş oluyor.

Bir saat öğle arasıdır diyerek gölgeye uzanıp esen rüzgarın ve deniz kokusunun tadını çıkartıyorum. Sonra tekrar çalışma vakti geliyor akşama kadar aralıksız çalışıp ev ahalisi dönmeden yemeği yapıyorum. Onlar gelince genelde marinada yaşayanların emekli olmayan ve tekne-ofis çalışmayan kısmı da işlerinden dönüyorlar. İlginç bir komşuluk ilişkisi var herkes çok yakın ve içten. Tekneyle açılırken yakın komşular hemen yardıma geliyorlar. Birşey yapıyorsan yardım öneriyorlar küçük bir köy gibi herkes herkesi tanıyor ve biriyle konuşmak için konu sıkıntısı çekmiyorsun tekneler ilk konu zaten. Hatta tekneler ve tekne hayatı hakkında o kadar çok konuşuluyor ki başka konulara sıra gelmiyor.

İki yanımızdaki motorlu teknede emekli bir çift yaşıyor çocukları yirmialtı yaşında ve uzun zamandır başka bir eyalette yaşıyormuş. Sürekli marinadalar  her gün bin defa karşılaşıyoruz, çok tatlı insanlar. Hemen yanımızda üç katlı motorlu teknenin sahipleri İngiliz. Her zaman eşiyle geliyor  haftanın üç günü burada dört günü başka bir şehirde olan evlerinde yaşıyorlar. İşleri  silikon vadisinde evleri başka şehirde olduğu için böyle yaşıyorlarmış. Marina hayatını çok seviyorlar onlarda çok tatlı insanlar. Sevgilimin NASA’dan iki arkadaşı var. Yakın komşularımızdan bir de köpeğiyle yaşayan bir arkadaşımız daha oldu çok sakin ve iyi biri teknede büyümüş büyüyünce de kendi teknesine çıkmış :) Ev hayatını sevmemiş. Bakalım Arel büyüyünce biz ne yapacağız eve dönecekmiyiz? O evede yaşaya bilecek mi?

Herneyse akşam Arel’i uyuttuktan sonra bir iki saat daha çalışıp kokpite uzanıp  yıldızları seyrediyoruz. Suyun içinde yaşamak farklı bir deneyim,  bu kadar güzel olacağını tahmin bile edemezdim. Risk alıp denediğim için çok mutluyum. Tek rahatsızlık çalışabilmek için gösterdiğim çaba.

Kategoriler: Çizim, Tekne

Yorumlar (6):


  1. selda on Haziran 22nd, 2011

    çok huzurlu bir hayat.keşke bende yaşayabilsemde bu stresli hayat beni yormasa
    ama nerdeeeee!!!!!!

  2. sevgin on Haziran 22nd, 2011

    O kadar hoş anlatmışsın ki Meltem, daha okurken dinleniyor insan. Bunun beni bu kadar etkilemesi, senin şuan ki yaşam şeklinden çok keyif alman, bu kesin. Kelimelerine yansıyor mutluluğun, bana da okurken bulaşıyor bu mutluluk.Tıpkı karnın açken bir arkadaşına, çok sevdiğin bir yemeğin yapılış bitiş kısımlarını detaylı anlatıp, o yemeği sevmeyenin bile canının istemesi gibi. Çok sevindim bu hayatın sana daha da artılar getirmesine..

  3. sirin leyla terzi on Haziran 25th, 2011

    merhaba meltem hanım
    hayatınızı dısıplın ve konsantrasyonla sekıllendırmenızı cok takdır edıyorum.
    su an benım yasamımıda bu ıkı sıhırlı kelımeyle sekıllendırmem gerekıyor umarım sızın kadar basarılı olurum.su dönemde bu yazı bana ılac gıbı geldıgı ıcın sıze tesekkur edemeden gecemedım.
    sırın

  4. Meltem Sozer on Haziran 26th, 2011

    okul dönemleri de benim için çok stresli selda

  5. Meltem Sozer on Haziran 26th, 2011

    :)

  6. Meltem Sozer on Haziran 26th, 2011

    Sevindim …

Leave a Comment

Subscribe to feed