Elizabeth I
Sonunda Elizabeth’in hayatını anlatan kitabı bitirebildim. Özetini yazdım, yukarıdaki çizimi creative component ödevi için yaptım.
Kitaptan aldığım ilhamla, onun gibi güçlü bir kadını neden böyle masum çizdiğimi açıklayayım.
Elizabeth, iki buçuk yaşındayken annesi Ann Boleyn babası Henry VIII tarafından idama gönderiliyor ve babası ondan prenses ünvanını alıp, onu piç ilan ediyor.
Tekrar ünvanına kavuşması ve saraya dönmesi uzun zaman alıyor. Üvey ablası Mary tahta geçince, protestan olup ingiliz kilisesinin başına geçen babası ve erkek kardeşinin aksine ülkede tekrar katolik inancını yaymaya çalışıyor ve protestanları bir güzel öldürtüyor.
Protestan olan Elizabeth uzun yıllar hapiste ve ölümü bekleyerek yaşıyor. Mary ölüp tahta çıktıktan sonra bile, Vatikan’ın onun için ölüm kararı vermesi nedeniyle bir çok ölüm tehlikesi atlatıyor.
Aşık olduğu erkeklerle biraz şartlar biraz da ülkesinin çıkarları nedeniyle evlenmediği için virgin queen olarak tarihe geçiyor ve ülkesine altın çağını yaşatıyor.
Yirmibeş yaşında kreliçe olan Elizabeth güveneceği bir kaç kişi dışında hiç bir akraba desteği almadan ölünceye kadar kırk dört yıl tahta kalıyor.
Bu kitabı seçmemin nedeni Elizabeth’in benim kahramanım olması. Onu bir lider ya da kraliçe olduğu için değil yalnız bir kadın olarak başardıkları için seviyorum. Bu kadar başarılı olmasının sebebi de hayatı boyunca yaşamak zorunda kaldığı zorluklar ve sıkıntılar. Bütün bu yaşamaktan kaçamadığı zorluklar onu benim gözümde masum yapıyor.






Elizabeth I benim de cok sevdigim kralicelerden :)
Torunu, su anki kralice 2. Elizabeth’in de buyuk buyuk.. annesinden geri kalir yok :) Eee genlerinde var ne de olsa :))
Ben de Hannah gibiyim. Hepsini seviyorum. Hepsinde sevdiğim özellikler var. Ama Elizabeth ne annesi gibi ne de ablası. Ne tam bi Tudor ne de tam bir Boleyn ya da tamamen ikisi. =)
Sanki kendi portrene benzemiş biraz :)
Bu Elisabeth sana benzemis sanki :)
aa, Papatya da ayni seyi yazmis, simdi farkettim.
annevebebisi, Diana’nın ölümünden beri ben küsüm ona :)
Betül,kesinlikle katılıyorum. Hannah süper bir karakterdi bu kitabı okurken onu özledim.
Papatya,Selen, size çok aşkolsun. Saçlarımızın renginin benzerliği ve aynı sade çizgileri kullanmam dışında hiç bir benzerlik yok. Onun yüzü uzun, dudakları kalın kaşları yok, gözleri bile kapalı ki benim çizimimde tek ön plan gözler ve kaşlar.
Meltemciğim, birkaç gündür sitenin ana sayfasını açınca 24 Şubat’taki renkler 1 yazın çıkıyor, son yazılarını arşivden girerek görebildim.
GünlükSüt, teşekkür ederim haber verdiğin için. Şimdi düzelmiş olması gerekiyor.
Ben de özlüyorum Hannah’ı. Arkadaşımı kaybetmiş gibiydim kitap bittiğinde. Serinin üçüncüsüne planladığımdan geç başlamak zorunda kaldım bu yüzden :( :)
Ayrıca bu benzerlik konusunda naçizane fikrim senin portren çok daha güzel =) saçlarının rengi özellikle!