Enteresan Şeyler Bunlar
Ayça beni hakkımda bilinmeyen 7 enteresan şey konulu sobesine dahil etmiş. Yazmadığım şey kalmadı ama bir kaç birşey daha var tabi :)
İlk defa ondört yaşımda aşık oldum. Hem de nasıl tutkulu ve derin bir aşktı. Yıllarca sürdü aşkım(ız). Soğuk, kibirli ve gururlu Mr Darcy ‘e aşık olduğum için kendime kızdığım zamanlar oldu. Ama ne zaman hayal kırklığına neden olan bir flört yaşasam Mr Darcy’e döndüm. Kimse onun yerini tutamazdı zaten! Yıllar sonra gördüm ki dünya üzerinde binlerce kadın aynı benim gibi düşünüyormuş :)
Hayatımda önemli birşey olmadan önce onun sonucunu rüyamda görürüm. Hayatımızda önü görünmeyen birşey oldu mu genel olarak onun ne zaman olacağını bilemem ama olup olamayacağını bilirim. Uzun zamandır görüşmediğim biri arayacağı ya da mail atacağı zaman mutlaka gece onu rüyamda görürüm ve mutlaka sabah rüyayı hatırlarım. Sevgilim bu nedenle benden biraz ürker :)
Son yıllarda en nefret ettiğim şey üzüldüğümün anlaşılması. Üzüntümden geberiyor olsam kimseye göstermem. Hatta beni üzen kişi beni bu halde gördüyse onunla hayat boyu bir daha karşılaşmamayı tercih edebilirim.
İyi bir insan olabilmek için bilinçli olarak çok çaba harcarım. Bu nedenle bir yere kadar iyi niyetimin kullanılmasına ve saf yerine konmaya göz yumarım. Ama bir yerden sonra hala suistimal söz konusuysa, bu gidişi nazikçe durdurum.
Pantolonu daha sık giyesem de her geçen yıl dolabımdaki etek ve elbise sayısı artmakta ve eskiye göre daha çok kullanılmaktadır.
Yukarıdaki fotoğraf ben üç buçuk yaşımdayken çekilmiş. O günleri hatırlamıyorum ama kafamda neden mavi havlu olduğunu çok biliyorum. Çünkü kısa saçlarımdan nefret ederdim ve uzun saçlarım varmış gibi hissetmek için kafamda havluyla dolaşırdım :) Oniki yaşınmdan sonra sadece bir kere daha çok kısa kestirdim saçımı ve hayatımın sonuna kadar da bir daha asla kısa kestirmek zorunda kalmak istemiyorum.
Bir de, yıllardır hafta da en az üç gün kırkbeşer dakika koşarım.





`iştiareye yatmak` olayı geldi aklıma, rüya olayını okuyunca :o)
kafandaki havlu çok tatlı :o) kısa saçlarını yazan blogculara nazire etmişsin :o)
sevsinler seni minik Meltem.yazdıklarının içinde bazıları benim huylarıma öyle çok benziyor ki.öpüyorum minik Meltem in yanaklarından..
Teşekkürler Meltem :=))
Şu iyi insan olma çabsı ne kadar yorucu değil mi?:=)Gidişta dur diyebiliyorsan ne mutlu sana :=)
Havlu da çok süper fikirmiş :=))
Meltem, kisa sac konusunda muzdaripmis anlasilan :) Benim de durumum senin gibi. Mr. Darcy’e ben de asik olmustum ama 14 yasinda degil :) Uzuntumu gostermeme konusunda ben de cok cabalarim. Ruya konusu beni asar ama inanirim yani ben de olsam esin yerine urkerdim :))
pantolon daha rahat olsa da etek ,elbise daha çok yakışıyor kadına, ben de tesadüf bunu düşünmüştüm bugun.
Havlu saç uzatmak için ilginç bir yaklaşımmış. Kış günleri için çok yaratıcı saç modelleri yapılabilir havlu ile :)
Benim de saçlarım liseye kadar maalesef kısaydı. Okuldaki kurallardan dolayı uzatamazdım. Çünkü saçlar ya iki yandan örülecekti ya da kısa olacaktı. Saçım örülecek boya gelemediği için kestirmek zorunda kalıyordum. Bu yüzden yıllarca “kısa saç” dan nefret ettim.
Burada en cok su cumle dikkatimi cekti.
‘Bu nedenle bir yere kadar iyi niyetimin kullanılmasına ve saf yerine konmaya göz yumarım.’
Bunu yapabilmek bence cok onemli bir asama. Cunku ben soyle yapiyorum : Eger biri benim saf oldugumu dusunup beni kandirmaya calisirsa ya da arkamdan is cevirmeye baslarsa ona yaptigini farkettigimi ortaya koymak istiyorum. Yani su mesaji vermek istiyorum, yaptigin numarayi gordum….ve aslinda onun sandigi gibi biri olmadigimi belirtmek istiyorum heralde…Senin yaptigin ne kadar zor bir bilsen benim icin..