Beklemek

Akşam üstü pencerenin önüne oturup beklemek çocukluğuma ait hatırladığım en net sahnedir. Felaket yanlız bir çocuktum ben. Annem çalıştığı için bana başka bir bayan bakardı. Hatırladığım kadarıyla iyi bir kadındı, beni severdi. Bütün günü bana bakan bayanla geçirirdik. Onun benden yaklaşık yedi yaş büyük bir kızı vardı annesini benimle paylaştığını düşündüğü için benden nefret eden.
Eğer ağabeyim olmasaydı berbat bir hayatım olurdu . Kendisinden sekiz yaş küçük kardeşiyle oyunlar oynamasaydı benim ağabeyim, ben mutsuz bir çocuk olurdum herhalde.
Akşam üstü pencerenin önünde özlemekten yorulduğum ailemi beklerdim. Sonraki yıllarda özlem alışkanlığa dönüştü. İnsan herşeye alışabiliyor. Hatta şimdi bile aynı alışkanlıkların izinden gidiyoruz.
Ekonomik olarak eski rahatımızı kaybedeceğimizi bildiğim halde Arel doğmadan önce işi bırakıp evden çalışmaya başladım. Karar verdim, Ocak ayına kadar bir dönem de okula ara vereceğim. Mümkün olduğu kadar uzun zamanlar geçirmek istiyorum sütçül bebeğimle. Ne kadar hızlı büyüdüğüne inanamıyorum. Zaman bu kadar hızlı geçerken ondan uzak kalmakla kaçıracaklarımın büyük kayıplar olduğunu düşünüyorum.
Ve aslında hayatımda sevdiğim birini daha özlemeye alışmak istemiyorum. İnsan pek değişmiyor duygusal bir çocuktum şimdi de duygusal bir anne oldum :)
Kategoriler: Çizim
Etiketler: aile, dijital çizim















