<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Crebro - Çizgili Günlük &#187; hamilelik</title>
	<atom:link href="http://www.crebro.net/etiket/hamilelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.crebro.net</link>
	<description>Bir çizerin çizimleri, fotoğrafları, çocuğu, eşi ve günlük hayatı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 17:21:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Doğum Hikayem</title>
		<link>http://www.crebro.net/dogum-hikayem/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/dogum-hikayem/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jun 2007 17:11:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/06/dogum-hikayem/</guid>
		<description><![CDATA[ 22 Mayıs gecesi saat on ikiye yaklaşırken, yeni açtığım [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-yazisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Yazısı'>Doğum Günü Yazısı</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-pastasi-ii/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Pastası II'>Doğum Günü Pastası II</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/blog-sevgisi-ve-sobe/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Blog Sevgisi ve Sobe'>Blog Sevgisi ve Sobe</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/06/dogum.JPG" alt="dogum.JPG" /></p>
<p>22 Mayıs gecesi saat on ikiye yaklaşırken, yeni açtığım pirinç cipsinden tam bir tane yemek üzere ağzıma yaklaştırırken ve sevgilimle uzun zamandır seyretmek istediğimiz filmi izlemek üzereyken suyum geldi. Hemen doktoru aradık ama evden çıkmamız iki saat sürdü. (Bu iki saat gerçek anlamında kullanılmıştır.)</p>
<p>Bizi önce izleme odasına (triage) aldılar. Testler yaptılar, bebeğin kalp atışlarına baktılar ultrasonda incelediler. Sancılarım olmadığı ve bebeğin hala yeterince suyu olduğu için sabah dörtte eve gönderdiler. Biz de bir güzel uyuduk.</p>
<p>23 Mayısta sabah kahvaltımızı yaptık. Öğleden sonra doktor randevumuz vardı, randevudan önce sancılar da 13 dakikada bir düzenli bir şekilde gelmeye başladı. Doktor ulturasonda bebeğin artık yeterli suyu kalmadığına karar verip bizi hastaneye yolladı. Eve uğrayıp hastane çantamızı aldık, biraz atıştırıp hastaneye gittik. Odamıza yerleştiğimizde saat öğleden sonra dörttü. Hastane odasının jaluzilerinden hafif bir güneş sızıyordu. Ben komik hastane gömleğinin içindeydim ve sevgilimle birbirimizin fotoğraflarını çekip eğleniyorduk. Bu arada sancılar düzenli olarak beş dakikada bir gelmeye başlamıştı. Doktor bu sancıların yeterli olmadığına karar verip suni sancı vermeye başladı. Bu sırada kendimle ilgili yeni birşey daha öğrenmiş oldum benim ağrı eşiğim yüksekmiş. Uzun saatler bu ağrıların dayanılmaz olduğunu düşünmedim ama doğuma enerjim kalsın diye epidural istedim. Epidural yapıldıktan sonra sancılardan  ne kadar çok yorulmuş olduğumu farkettim.  Bu sırada biraz uyuma fırsatım oldu. Saatler hastaneye yattığımdan itibaren o kadar çabuk geçiyordu ki inanamıyorduk. Bana sürekli serum ve suni sancı (pitocin) veriyorlardı. Monitörden sancıları ve bebeğin kalp atışlarını takip ediyorduk. sancıların süresi ve şiddeti arttıkça bebeğimizin kalp atışları düzensizleşmeye başladı. Bu nedenle pitocini azalttılar.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/06/dogum1.JPG" alt="dogum1.JPG" /></p>
<p>24 mayıs sabah saat altı civarında, bu kadar saate rağmen açılma sadece yedi cm. di. Doktor bebeğin kafasının duruşunun doğum için uygun olmadığına karar verince hemşire sevgiliminde yardımlarıyla bana çeşitli hareketler yaptırmaya başladı. Sonra birden ateşim yükselmeye başladı. Su geldikten sonra en büyük risk enfeksiyon ihtimaliydi, malesef o da oldu. Bunun üzerine bana ateş düşürücü ve antibiyotik vermeye başladılar. Saat yedi civarlarında doktorum tekrar geldi. Ben artık itmeye başlayacağım diye düşünürken o gayet ciddi bir ifadeyle şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>Bebeğin duruşu nedeniyle onu itmeye başlaman mümkün değil, uterusun yoruldu ve artık kasılmaların düzensizleşti. Neredeyse yok denecek kadar azlar, bebeğin kalp atışları düzensizleşti, yorgunsun ve üstelik mikrop kaptın. Normal doğum yapma ihtimalin yok. Seni sezaryana almak zorundayız.</p>
<p>Normal bir doğum yapıp bebeğimi kucağıma almak onunla zaman geçirmek istiyordum. Doktor odadan çıkınca ağlamaya başladım ve ben tam ağlamaya başlamıştım ki  benim doktorum ve ameliyata girecek tüm ekip içeri daldılar. Bir sürü insan hızla beni ameliyata hazırlıyordu. Bir yandan da kimi sarılıyor, kimi teselli ediyor, kimi elimi tutuyordu. Ağlıyor olduğum için utancımdan ölecektim. Bütün bunlar çok hızlı oldu. Üstelik okumadan bir kaç belge bile imzalattılar bu arada. Belgede ne yazdığını açıklıyorlardı hızla, ben de imzalıyordum. Ameliyatta kollarımı bağlamamalarını istedim, bağlamadılar. Sevgilim yanımda bana destek oldu. Bebeğimiz doğunca mikrop kaptığım ve onu da beni de ayrı özel bakım ünitelerine gönderecekleri için sevgilimin ısrarıyla bebeğimizle beş dakika geçirebildik.</p>
<p>Hastanede dört gün yattım ve bu süre içinde özellikle hemşireler melek gibiydi. Hastanede kaldığım dört gün boyunca sevgilim hep yanımdaydı ve bebeğimize birlikte baktık. Sevgilim sayesinde yaşadığım zorlukların kolayca üstesinden gelebildim.</p>
<p>Doğumun normal başlayıp sezaryanla sonuçlanmasının en kötü yanı toparlanmakta zorluk çekmem oldu. Çok uzun süre aç ve uykusuz kaldım. Günlerce serum verdiler ve hastaneden çıktığımda hamile kıyafetlerime giremeyecek kadar şişmiştim. Hala güçlü ağrı kesiciler olmadan yataktan çıkamıyorum. Ama her  acı arkasında iz bırakmadan geçip gidiveriyor. Kucağımda bebeğimle hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-yazisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Yazısı'>Doğum Günü Yazısı</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-pastasi-ii/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Pastası II'>Doğum Günü Pastası II</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/blog-sevgisi-ve-sobe/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Blog Sevgisi ve Sobe'>Blog Sevgisi ve Sobe</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/dogum-hikayem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>40</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bizde Akıl Kalmadı</title>
		<link>http://www.crebro.net/bizde-akil-kalmadi/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/bizde-akil-kalmadi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2007 05:38:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/05/bizde-akil-kalmadi/</guid>
		<description><![CDATA[ Bu fotoğraflar arka bahçemizdeki ağaçlardan. Geçen hafta yukarıdaki gibi [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/fotograf-makinasi-sarj-olurken/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fotoğraf Makinası Şarj Olurken'>Fotoğraf Makinası Şarj Olurken</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/altin-simler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Altın Simler'>Altın Simler</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/biber-degirmeni/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Biber Değirmeni'>Biber Değirmeni</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/05/agac1.JPG" alt="agac1.JPG" /></p>
<p>Bu fotoğraflar arka bahçemizdeki ağaçlardan. Geçen hafta yukarıdaki gibi tomurcuktular, bu hafta açtılar. Ben elimde fotoğraf makinası, güneşli günlerin getirdiği güzellikleri hatıra yapmaya uğraşıyorum.</p>
<p>Sevgilimle sabah akşam evimizin ve bebeğimizin eksiklerini tamamlamak için çabalıyorduk. Artık eksik gördüğümüz herşey tamam. Ama bizim akıllar biraz yarım. Geçenlerde farkettik ki biz bebeğimiz dışında konuşmaz olmuşuz. Bu nedenle yapay konular yaratıp, sırf değişiklik olsun diye başka konular bulmaya çalışıyoruz.  Bu konular da ancak bir kaç dakika idare ediyor haliyle.</p>
<p>Bir de konsantrasyon sorunumuz var ki ikimizin hayatı da felç bu nedenle. Bende bu uzun zamandır vardı. Sınav zamanı ders çalışırken beş dakika dersle ilgileniyorsam, yirmi dakika aklım bebekle ilgili konulara gidiyordu. Nasıl geçtim hala inanamıyorum. Şimdilerde sevgilim de aynı durumda. Yazması gereken bir makale, hazırlaması gereken bir sunum ve üzerinde çalıştığı bir proje var ama aklı bebekte. Sürekli dağılan ilgisinden yakınıyor ve elinde bebek bakım kitaplarıyla dolaşıyor :) Sonra oturup kitaptan öğrendiklerimiz üzerine konuşurken buluyoruz kendimizi.  Yani son haftalara yaklaştıkça heyecan arttı ikimizde de.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/05/agac2.JPG" alt="agac2.JPG" /></p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/fotograf-makinasi-sarj-olurken/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Fotoğraf Makinası Şarj Olurken'>Fotoğraf Makinası Şarj Olurken</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/altin-simler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Altın Simler'>Altın Simler</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/biber-degirmeni/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Biber Değirmeni'>Biber Değirmeni</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/bizde-akil-kalmadi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mucize İlk Saat</title>
		<link>http://www.crebro.net/mucize-ilk-saat/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/mucize-ilk-saat/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2007 16:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizim]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/05/mucize-ilk-saat/</guid>
		<description><![CDATA[ Günler dışarıda yürüyüşler yapıp, arka bahçede örgü örmekle ve [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/onbin-saat/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Onbin Saat'>Onbin Saat</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/ilk-kumas-cizimlerim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İlk Kumaş Çizimlerim'>İlk Kumaş Çizimlerim</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/05/hamile-orgu.jpg" alt="hamile-orgu.jpg" /></p>
<p>Günler dışarıda yürüyüşler yapıp, arka bahçede örgü örmekle ve kitap okumakla geçiyor. Asıl örgüleri anneannesi ve babaannnesi tarafından hazırlandı ama annesi de bebeğine sonbahar için bir panço ördü. Akşamları da  uzun saatler çizim yapıyorum, zamanı yavaş ve tadını çıkartarak kullanıyorum.</p>
<p>Sonunda geçen gün  hastane turumuzu da yaptık. Hastane hiç hastaneye benzemiyordu. Özellikle de doğum kısmı. Ne ortalıkta koşuşturan personel vardı, ne anonslar, ne sürekli çalan telefonlar, ne de hastane kokusu. Herkes huzur içinde çalışıyordu. Görevli bize doğum bölümünü gezdirirken hastaneden çok otele benzeyen dekorasyon beni rahatlattı.</p>
<p>Sürekli bebek gelişimi ve bakımıyla ilgili kitaplar okuyorum. Yeni doğmuş bebeklerle ilgili bütün yayınlarda mutlaka rastladığım &#8220;bebeğin ilk saati&#8221; yazıları beni çok heyecanlandırıyor. Kitaplarda, eğer yaşayabilirseniz bu zamanın nasıl güzel bir mucize olduğunu anlatıyorlar. Bebeğin ilk doğduğu saat, bilincinin en açık olduğu zaman olarak kabul ediliyor. Anne, baba ve bebek arasında gelişen bağlılık açısından en önemli zaman dilimi. Eğer tıbbi bir gereklilik yoksa bebeğinizi doğar doğmaz kucağınıza veriyorlar.</p>
<p>Hastane turunda da görevli, bu mucize saatte bebeğinizi kucağınıza bırakır, bir saat ortadan yok oluruz dedi. Bu bir saatin sonunda bebeğiniz yorulur, o zaman biz geri dönüp onu sizin yanınızda temizler, gerekli bakımlarını yapar, giydirir ve size veririz dedi. Siz istemediğiniz sürece biz bebeğinizi gözünüzün önünden ayırmayız. Bunları duymak bizi çok rahatlattı. Umarım bu mucize ilk saati yaşayabiliriz. Böylelikle turumuzu tamamladıktan sonraki birkaç gün içinde hastane çantamızı da topladım.</p>
<p>Bebeğimizin ilk haftalarında giyeceği giysileri elimde yıkadım. İnsan giysi yıkadığı için mutlu olurmu ? Olurmuş ! Sonra o küçük giysileri ütüleyip çekmecelere  yerleştirdim. Babasıyla birlikte odasını düzenledik. Artık odası da hazır. Gerçi en az altı ay bizimle aynı odada kalmasının daha iyi olacağını düşünüyoruz. Yani odasındaki mobilyalar yakında bizim odamıza gelecekler :)</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/onbin-saat/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Onbin Saat'>Onbin Saat</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/ilk-kumas-cizimlerim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: İlk Kumaş Çizimlerim'>İlk Kumaş Çizimlerim</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/mucize-ilk-saat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>23</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Partisi</title>
		<link>http://www.crebro.net/bebek-partisi/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/bebek-partisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2007 19:01:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/04/bebek-partisi/</guid>
		<description><![CDATA[ Herşey çok sevdiğimiz bir yakınımız olan Burcu Hanımın bize [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/arel-uc-yasinda/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Arel Üç Yaşında'>Arel Üç Yaşında</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/duzenli-hayat/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Düzenli Hayat'>Düzenli Hayat</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/davetiye.jpg" alt="davetiye.jpg" /></p>
<p>Herşey çok sevdiğimiz bir yakınımız olan Burcu Hanımın bize baby shower partisi düzenlemek istemesiyle başladı. Burada adet böyle. Bir bayan arkadaşınız ya da yakınınız parti düzenliyor sizin için.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/peynir1.jpg" alt="peynir1.jpg" /></p>
<p>Burcu hanım da partiyi büyük ve şık evinde düzenledi. Davetiyelerden peçetelere, balonlardan ikram edilecek menüye kadar herşeyle o ilgilendi. Güzel peynir tabaklarından ve zevkle süslenmiş sofradan gözümüzü alamadık. Bu nedenle bir kaç fotoğraf yayınlamak istedim.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/peynir.jpg" alt="peynir.jpg" /></p>
<p>Biz sadece arkadaş listemizi verdik. Ama partide sekiz kişilik bir Türk ekibinin de olduğu göz önünde bulundurularak mercimek köftesi, kısır, muhammara, humus ve mangalda sucuk da yapıldı :)  Türk Sucuğunu Amerikalı ve Çinli arkadaşlarımız da yedi. Hatta ben onlar daha çok kırmızı et ve balık yerler de sucuk bizlere kalır diye düşünüyordum, yanılmışım. Yakın bir zamanda biz  Türkler tekrar toplanıp mangalda sucuk partisi vermeyi düşünüyoruz.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/pasta.jpg" alt="pasta.jpg" /></p>
<p>Yemekler yendikten sonra sevgilimle ortaya oturup bebeğimize gelen hediyeleri açtık. Her açtığımız hediyede ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Sonra pastalarımızı kestik ve haftalardır ilk defa bu kadar güneşli bir bahar gününde arkadaşlarımızla bahçede ve evde harika zaman geçirdik. Bu parti bebek partisinden çok bahar partisi güzelliğindeydi.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/pasta1.jpg" alt="pasta1.jpg" /></p>
<p>Önümüzdeki hafta sınav haftası olduğu için herhalde ben derslerden kafamı kaldıramayacağım. Ama ondan sonraki hafta tamamen özgür günler başlıyor&#8230;</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/arel-uc-yasinda/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Arel Üç Yaşında'>Arel Üç Yaşında</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/duzenli-hayat/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Düzenli Hayat'>Düzenli Hayat</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/bebek-partisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sünnet</title>
		<link>http://www.crebro.net/sunnet/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/sunnet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Apr 2007 21:57:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizim]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/04/sunnet/</guid>
		<description><![CDATA[ Yukarıdaki resime bakınca karnımı biraz küçük çizmiş olduğumu farkettim. [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/stres-kaynakli-enfeksiyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Stres Kaynaklı Enfeksiyon'>Stres Kaynaklı Enfeksiyon</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/pisirdim-pisirdim-pisirdim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Pişirdim Pişirdim Pişirdim'>Pişirdim Pişirdim Pişirdim</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/pregnant1.jpg" alt="pregnant1.jpg" /></p>
<p>Yukarıdaki resime bakınca karnımı biraz küçük çizmiş olduğumu farkettim. Aslında böyle görünmüyor. Hatta araba kullanırken kollarımın direksiyona zor ulaştığını söylemeliyim. Araba değil, kamyon kullanıyorum sanki :)</p>
<p>Sağlık durumumda pek bir değişiklik yok ama alıştım bu şekilde yaşamaya. Gerçekten de insan herşeye alışıyor. Keyfim tekrar yerine geldi. Günleri daha yavaş geçiriyorum ve her fırsatta karnımla konuşuyorum. Hayatımda ilk defa yetişemediğim şeyler için bir bahanem var. Bu nedenle yapmam gereken ve yetiştiremediklerim için kendimi üzmüyorum. Hayatımda ilk defa!!!</p>
<p>Off ne rahatlık, ne mutlulukmuş azıcık tembellik yapmak.</p>
<p>Doktorum çocuk doktorunu seçtiniz mi diye soruncaya kadar ben hayatı hafif rüzgar esintisi şeklinde kaygısızca yaşıyordum.</p>
<p>Aylardır doktor araştırıyoruz. Doğumdan önce doktora karar vermeniz gerekiyor. Doğumdan sonra ilk yirmi dört saat içinde bebeğin doktoru gelip kontrollerini yapıyor. Sonrasında da rutin kontroller ve aşı takvimine göre randevularını verip bebeğin sağlık durumunu takip ediyorlar. Aslında çok önemli bir işlevleri daha var. Her ihtiyacınız olduğunda ofisini arayıp bilgi alabiliyorsunuz.</p>
<p>Ben doktor araştırıken aynı zamanda bilmediğim bir çok şey de öğrenmiş oldum. Mesela Amerika&#8217;da doğan erkek bebeklerin yüzde sekseninin ilk bir hafta içinde sünnet oldukları gibi. İlk öğrendiğimde rakamın yüksekliği beni çok şaşırtmıştı. Biraz araştırınca bunun dini, kültürel ve sağlık nedenleriyle bu kadar yüksek oranlarda olduğunu öğrendim. Çoğunlukla bebekler ilk yirmi dört saat içinde sünnet ediliyorlar. Bebek ne kadar küçük olursa, iyileşme sürecinin o kadar hızlı olduğu yazıyor her yerde.</p>
<p>Doktor araştırırken sünnet konusuyla karşılaştığımdan da anlaşılacağı gibi, sünneti çocuk doktorları yapıyor. Bunun üzerine doktor konusu daha da önem kazandı. Deneyimli ve sünnet yapan bir doktor aramaya başladık. Sonunda, geçen hafta içinde bir tanıdığımızın tavsiyesiyle doktoru da bulmuş olduk.</p>
<p>Artık son olarak hastane çantamı hazırlamam gerekiyor. Konu sadece çanta toplamak olsa hemen yapacağım ama almam gereken bir sürü şey var.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/stres-kaynakli-enfeksiyon/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Stres Kaynaklı Enfeksiyon'>Stres Kaynaklı Enfeksiyon</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/pisirdim-pisirdim-pisirdim/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Pişirdim Pişirdim Pişirdim'>Pişirdim Pişirdim Pişirdim</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/sunnet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalça Kemiklerim</title>
		<link>http://www.crebro.net/kalca-kemiklerim/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/kalca-kemiklerim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2007 04:02:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[3D]]></category>
		<category><![CDATA[Polimer Kil]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/04/kalca-kemiklerim/</guid>
		<description><![CDATA[  Dört hafta kadar önce belimde sürekli ağrılar hissediyordum. [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/botanik-bahcesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Botanik Bahçesi'>Botanik Bahçesi</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/cehennemin-kapisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Cehennemin Kapısı'>Cehennemin Kapısı</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/04/polimer-kil-bebek.jpg" alt="polimer-kil-bebek.jpg" /></p>
<p>Dört hafta kadar önce belimde sürekli ağrılar hissediyordum. Ama hamileliğin en klasik şikayetlerinden biri olduğu için fazla ciddiye almayıp o ağrıyla yaşamaya başladım. Ağrılar başlayalı bir hafta olmuştu ki, bir gece hiç uyuyamadım. Sabah ağrılar nedeniyle yerimde duramıyordum ve sağ bacağım tamamen uyuşmuştu. Doktora gittik, bebeğin karnımdaki duruşu nedeniyle sinirlere baskı yapıyor olabileceğinden bahsetti. Siyatik ağrıları için ağrı kesici verdi. Bu ilaçların bebeğe hiçbir zarar vermediğini söyleyip, yapılan araştırma sonuçlarını kanıt göstererek beni rahatlatmaya çalıştı. İki gün aldım ilaçtan sonra tekrar ağrıyla yaşamaya devam ettim.</p>
<p>Sonraki hafta bir gece hayatımda hiç çekmediğim bir ağrı çekiyordum. Gidip ilaç aldım, hiçbir işe yaramadı. Hatta artık yürüyemiyordum. Ertesi gün tekrar dotora gittim. Doktor uzun bir incelemeden sonra aslında ağrının siyatik değil, kalça kemiklerinin eş zamanlı hareket etmemesinden kaynaklandığını farketti. Bu durumun da hamilelik hormonlarıyla ilgili olduğunu, sık görüldüğünü söyledi. Bu sefer yazdığı ilaç çok güçlüydü. Bebeği etkileyeceğini bildiğim için satın bile almadım.</p>
<p>Yarın yine doktor randevum var ve bir kaç güne kadar  fizik tedaviye başlayacağım. Kemiği eski yerine getirmeye çalışacaklarmış. Ben bu arada yaklaşık iki haftadır koltukta oturarak uyuyorum. Yatmak çok fazla ağrıya neden oluyor.</p>
<p>Tabi doktorun tavsiyesiyle izne de erken ayrılmak zorunda kaldım. Bir ay daha çalışmayı düşünüyordum. Artık evde oturup, hergün yaklaşık on saat çizim yapıyorum. Arka bahçeye oturup kitap okuyorum. Yukarıdaki polimer kil çalışmamı da evde olduğum bir gün yapmıştım.</p>
<p>Günler sakin geçiyor ve hala yürüyebildiğim için çok mutluyum. Yürüyemeseydim bile bebeğimiz için herşeye değer.</p>
<p>Hayatımda hiç ciddi bir hastalık geçirmemiş ve acı çekmemiş bir insan olarak söyleyebileceğim tek şey: fiziksel acı geçtiği anda unutuluyor, asıl kötü olan ruhsal acılar. Ruhsal acıların geçmesi için zamana ihtiyaç var.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/botanik-bahcesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Botanik Bahçesi'>Botanik Bahçesi</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/cehennemin-kapisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Cehennemin Kapısı'>Cehennemin Kapısı</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/kalca-kemiklerim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>32</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Dersleri II</title>
		<link>http://www.crebro.net/dogum-dersleri-ii/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/dogum-dersleri-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2007 17:55:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizim]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/03/dogum-dersleri-ii/</guid>
		<description><![CDATA[ Derste uzman anlatıyor; Doğum normal bir olaydır aslında bir [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-pastasi-ii/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Pastası II'>Doğum Günü Pastası II</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-yazisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Yazısı'>Doğum Günü Yazısı</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/03/dogum.jpg" alt="dogum.jpg" /></p>
<p>Derste uzman anlatıyor;</p>
<p>Doğum normal bir olaydır aslında bir terslik olmadığı sürece doğum yaparken doktora ihityacınız olmaz. Doktor sadece doğum sırasında ve sonrasında oluşabilecek sıkıntıları gidermek amacıyla var. Yine de ilk doğumda doktorunuzun yanınızda olmasını tavsiye ederiz diyor. Bunu demesinin sebebi, Amerika&#8217;da bir çok kadının doğumu evde yapmayı seçmesi. Hastanenin hastalar için olduğunu düşünüyorlar.</p>
<p>Doğumu iki ebeyle evlerinde yapıyorlar. Evlerinin rahat ve huzurlu ortamında tanımadıkları kimseyle karşılaşmak zorunda kalmadan. Tecrübelerini anlatırken doğum değil, mistik bir ayinden bahsediyorlar sanki. Ben, böyle bir doğum yapmaya cesaret etsem bile bebek doğduğunda acil bir müdahale gerekebileceğini düşünerek pek sıcak bakmıyorum.</p>
<p>Sonra sırada epidural düşmanları var. Binlerce yıl kadınlar normal doğum yapmışlar, ne diye doğum yaparken ilaçlara sığınıyorsunuz diye kızıyorlar epiduralle doğum yapan kadınlara. Üstelik epiduralden sonra sırt üstü pozisyon dışında hiç bir pozisyonda doğum yapamayacağınızı ve bunun da doğumun uzamasına neden olacağını savunuyorlar.</p>
<p>İşte burada uzman, doğumun son aşamasına nasıl hazırlanılacağını anlatmaya başlıyor. Doğumun son aşamaya gelmesine yani bebeği itmeye başlayana kadar yaklaşık 6-12 saat kadar sancı çekiyorsun. Bu zamanı geçirmek için odanızda doğum topu, jakuzi, banyo, tuvalet, televizyon ve CD çalar olacak. Sevdiğiniz müzikleri dinleyip isterseniz hastanenin içinde yürüyebilirsiniz. Doğuma yanınızda iki kişi getirebilirsiniz. Bunların akrabalık dereceleri farketmiyor. Eğer önceden haber verirseniz, odanıza sizinle dua edebilecek, dininize uygun birini yolluyorlar. Odanıza doktorunuz ve gerekli birkaç personel dışında kimse girmeyecek, sizi rahatsız etmeyeceğiz diyor.</p>
<p>Sancılarınız dayanılmaz olursa 24 saat açık anestezi merkezi, siz epidurale hazır oluncaya kadar bebeğinize zarar vermeyecek ve uyumanızı sağlayacak ilaçlar verecekler. Bize öğrettiği nefes alma egzersizlerinin sadece epidural alıncaya kadar gerekli olduğunu, epiduralden sonra ağrı hissetmeyeceğimizi anlatıyor.</p>
<p>Ve bombasını sona saklıyor: Eğer epidural anestezi isterseniz, kulandığımız yataklar özeldir, sırt üstü yatıp doğum yapmak zorunda değilsiniz. Yataklarımız yerçekiminden yararlanıp bebeği itmeniz için özel tasarlanmıştır. Size doğum süresince yiyecek vermeyeceğiz ama meyveli buzlar ve lolipoplar vererek enerji almanızı ve serin kalmanızı sağlayacağız.</p>
<p>Eğer sezaryan gibi bir talihsizlik yaşarsanız ki bu size en zor durumda uygulanacak şey olacaktır, lütfen üzülmeyin. Burada sezaryan öyle büyük bir talihsizlik olarak algılanıyor ki, çoğu kadın sırf bu nedenle postpartum depression denilen doğum sonrası depresyonuna giriyorlar.</p>
<p>Bütün bu &#8220;hizmette sınır yoktur&#8221; yaklaşımının tek nedeninin kadınların yıllarca vazgeçmeden çabalamasının sonucu olduğunu düşünüyorum. Kadınlar, kendileri ve bebekleri için en sağlıklı yöntemleri öğrenip bunların hizmete dönüştürülmesi için sigorta şirketleri, doktorlar ve hastanelere baskı yapıyorlar.</p>
<p>Doktor randevularında eğer yanlarında birini istiyorlarsa doktor buna karşı çıkamıyor. Doğumda çoğu hastanede (benim kalacağım hastane de bunların arasında) sezaryan operasyonlarında bile istedikleri kişi yanlarında oluyor. Ve sezaryan operasyonlarını epiduralle yapıyorlar ki doğum sırasında anne, yanındaki kişiden destek alsın ve bebeğini doğar doğmaz görebilsin. Ayrıca genel anestezi daha tehlikeli bulunuyor.</p>
<p>Eğer hamilelik, doğum ve sonrası için bilgi edinmek isterseniz Türkçe olarak <a href="http://www.gebelikveannelik.com/">Gebelik ve Annelik</a> sitesini öneririm.</p>
<p>Bir kaç tane doğum seyretmek (suda, epiduralle, sezaryan vb..), hamilelik ve çocuk bakımıyla ilgili bigi almak isterseniz <a href="http://www.babycenter.com/childbirth">Baby Center</a>&#8216;a bakabilirsiniz.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-pastasi-ii/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Pastası II'>Doğum Günü Pastası II</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-yazisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Yazısı'>Doğum Günü Yazısı</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-bebek-bir-kadini-anne-yapar/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar'>Bir Bebek Bir Kadını Anne Yapar</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/dogum-dersleri-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Dersleri I</title>
		<link>http://www.crebro.net/dogum-dersleri-i/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/dogum-dersleri-i/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2007 06:38:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizim]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/03/dogum-dersleri-i/</guid>
		<description><![CDATA[  Bilmemenin ve belirsizliklerin insanı korkutup köleleştirdiğini düşünmüşümdür. Bu [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-pastasi-ii/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Pastası II'>Doğum Günü Pastası II</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-yazisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Yazısı'>Doğum Günü Yazısı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/03/somine.jpg" alt="somine.jpg" /></p>
<p>Bilmemenin ve belirsizliklerin insanı korkutup köleleştirdiğini düşünmüşümdür. Bu durum size hep kendi yolunu dayatır. Kendi yolunuza gitmenizi engeller. Sizi genelleyip istemediğiniz sonuçlar almanıza neden olur.</p>
<p>Ölçü belirtilmememiş yemek tariflerini bile yapamam ben. Yaptım mı da hep çok başarısız olur. Biri karşıma geçip tarifin en sonunda alabildiğince un dedimi o tarif orada biter. Önce gözümün önüne korkunç büyüklükte bir kazan gelir sonra o kazandan unlar taşmaya başlar. Hayalimde bütün mutfak ve ben tamamen una bulanmışken doğru kıvamı hiçbir zaman bulamayacağımı düşünürüm.</p>
<p>Bu aslında ön yargılı olmaktan kaynaklanmaz. Daha önce denemekten ve korkuç sonuçlar almaktan kaynaklanır. Oysa mutfağımda mis gibi hamur da yapabilen bir ekmek makinam vardır. Ölçülü yaptığın zaman yapamayacağı hamur da yoktur ama alabildiğine un ne büyük bir belirsizlik ve korkudur.</p>
<p>Hafta sonu doğum kursuna gitmeden önce de doğum benim için alabildiğine un gibi birşeydi. Aylardır doğum hakkında kitaplar dergiler okudum, birçok doğum seyrettim. Bu konuda sayfalarca yazacak kadar bilgiye bile sahiptim. Ama yine de hafta sonu kursa gidene kadar herşey benim için çok büyük belirsizlikti.</p>
<p>Tuttum sevgilimi elinden, aldık yanımıza iki yastık ve bir battaniye, gittik kursa.</p>
<p>Neymiş? Biz anne baba olacakmışız.</p>
<p>Dersin verildiği sınıfta yaklaşık yirmi hamile daha vardı ve benim ilgimi çeken ilk şey hepimizin karın yapılarının çok farklı olmasıydı.</p>
<p>Çok eğlenceliydi ders. Doğum, doğum sonrası ve bebeğin ilk günleriyle ilgili çok şey öğrendik. Eğer böyle bir ders almayı planlıyorsanız size tavsiyem doğumu yapacağınız hastaneden almanız. Böylelikle doğum sırasında ve sonrasında hastanenin ne tür uygulamaları olduğunu da öğrenmiş oluyorsunuz.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-pastasi-ii/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Pastası II'>Doğum Günü Pastası II</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/dogum-gunu-yazisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Doğum Günü Yazısı'>Doğum Günü Yazısı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/dogum-dersleri-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik</title>
		<link>http://www.crebro.net/hamilelik/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/hamilelik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 05:45:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/03/hamilelik/</guid>
		<description><![CDATA[ Size hiç söyleyen oldu mu hamileliğin ne kadar zor [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/hem-calar-hem-soyler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hem Çalar Hem Söyler'>Hem Çalar Hem Söyler</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/03/bebek.jpg" alt="bebek.jpg" /></p>
<p>Size hiç söyleyen oldu mu hamileliğin ne kadar zor olduğunu ?</p>
<p>Bana kimse söylememişti de ben söyleyeyim dedim.</p>
<p>Özellikle de yedinci aya yaklaştığım şu günlerde kendimi sürekli sırt üstü düşmüş kaplumbağa gibi hissediyorum.</p>
<p>Sanırım yedinci aya ulaşmadan doğum kilosuna ulaşmış olmaktan kaynaklanıyor bunlar :) Doktoruma göre herkesin metabolizması farklı, bu nedenle kiloları fazla umursamamalıymışım. Yukarıdaki fotoğrafı dün çektim. Karnımın büyüklüğü budur.</p>
<p>Bu hafta sonu sevgilimle doğum derslerine  (lamaze) gideceğiz. Hamile kaldığım günden beri tanıdığım herkesin ve doktorumun mutlaka katılmalısın dedikleri bir kurs. Bakalım neler öğreneceğiz. İkimiz de bu aralar doğum konusunda çok heyecanlanmaya başladık. Ben doğumu acaba suda mı yapsam diye düşünürken sevgilimin ve doktorumu tanıyan bir arkadaşımın, eğer doğumu suda yaparsam doktorumun doğum esnasında suya düşüp boğulabileceği yönünde yaptıkları espiriler sonucunda (Bu şakayı birbirlerinden habersiz yapmaları da ayrı bir komikti.) doğumu suda yaparsam zaten gülmekten ben boğulabilirim diye düşünmeye başladım. Doktorum biraz kilolu ve yaşı ilerlemiş olabilir ama kendisi harika biridir.</p>
<p>Geçenlerde hamilelikte  beslenmeyle (<a href="http://www.amazon.com/Pregnancy-Diet-M-D-Eileen-Behan/dp/0671003933">The Pregnancy Diet</a>) ilgili bir kitap okudum. Biraz geç kalmış olabilirim ama olsun. Orada doğum yapmış kadınlarla doğum yapmamış kadınlar arasında yapılan bir araştırma vardı. İlerleyen yaşlarda doğum yapmış kadınlar yapmayanlardan sadece birbuçuk iki kilo kadar fazladır yazıyordu.</p>
<p>Son zamanlarda çevremde doğum yapmış bir çok kadın var.  Hepsi de en geç altı ay içinde hamilelikten önceki kilolarına döndüler. Araştırma doğru olmalı.</p>
<p>Eskiden, nasıl olmuşta aklıma bir şekilde yerleşmiş bilmiyorum. Hamileliğin ve çocuk doğurmanın vücuda zarar verdiğini düşünürdüm hep. Hatta bir şekilde her bebek annenin vücudundan bir şeyler götürür şeklinde yazılar bile okuduğumu hatırlıyorum.  Belki bunu çok fazla ve sık doğum yapan kadınlar için yazmışlardır kim bilir.</p>
<p>Aslında gerçek şu ki, kadın vücudu sadece çocuk yapmak için programlanmış bir yapı. Vücuttaki her türlü işleyiş tek bir amaca hizmet ediyor. Bebek yapmak.</p>
<p>Eğer çocuk istemezseniz, ki herkes anne olmak zorunda değil, o zaman kendinize daha iyi bakmanız gerekiyor. Çünkü göğüs ve rahim  kanseri olma riskiniz  doğum yapmış  kadınlara oranla yüksek.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/hem-calar-hem-soyler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Hem Çalar Hem Söyler'>Hem Çalar Hem Söyler</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/hamilelik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Baba Öğrenci Olunca</title>
		<link>http://www.crebro.net/anne-baba-ogrenci-olunca/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/anne-baba-ogrenci-olunca/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 20:51:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizim]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2007/02/anne-baba-ogrenci-olunca/</guid>
		<description><![CDATA[ Senin için hissettiklerimi yazmak çok güç. Bir elim sürekli, [...]


Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/baba-ogul/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Baba Oğul'>Baba Oğul</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/arel-otuz-bes-aylik/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Arel Otuz Beş Aylık'>Arel Otuz Beş Aylık</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-anne-hikayesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Anne Hikayesi'>Bir Anne Hikayesi</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/wp-content/uploads/2007/02/zekibebek.jpg" id="image246" alt="zekibebek.jpg" style="border: 0pt none " /></p>
<p>Senin için hissettiklerimi yazmak çok güç. Bir elim sürekli, basket topu yutmuşum gibi görünen karnımın üzerinde ve ben nereye sen oraya.</p>
<p>Seninle günlerimiz okulda kütüphanede geçiyor. Ödev yapıp, bitirmem gereken proje için çalışıyorum. Sıkılma diye sana akşamları masallar okuyorum yüksek sesle. Birlikte opera dinliyoruz. Biliyorum sen de benim gibi en çok eğitimli insan sesini seviyorsun. Okula götürüyorum seni canlı caz, piyano dinlemeye. Baban fırsat buldukça ud çalıyor.</p>
<p>Anne karnındaki minnacık bir bebeğin dışarıdaki dünyaya verdiği tepkiler ve iletişime bu kadar açık olman bizi çok şaşırtıyor.</p>
<p>Aramızdaki ilişkide duygularımızı sözsüz bir anlatımla birbirimize hissettiriyoruz. Gün içinde seninle ilgili ne çok hayal kuruyorum. Baban geçen gece, eskiden hep seni düşünürdüm şimdi bir seni bir bebeğimizi düşünüyorum bütün gün aklım ikinizde dedi.</p>
<p>Zaten babanın ellerini nasıl tanıyorsun anlayamadık ama o karnıma dokundumu hemen tekmelemeye başlıyorsun. Sözsüz iletişimin gücü hissedilenlerin tümünü açıklayabiliyor.</p>
<p>Hamileliğim ilerledikçe insanlar bana çok iyi davranmaya başladı. Tanıdık tanımadık herkes yardımcı olmak istiyor. Geçen gün derste ayakkabımın bağı çözüldü. Her geçen gün ayakkabı bağlamak zorlaştığı için üşenmiştim bağlamaya. Sınıf arkadaşlarımdan biri sen eğilme ben bağlarım deyince çok şaşırdım. Bunun gibi o kadar ilginç örnekler var ki.</p>
<p>Özellikle de insanlar karnıma bakarak konuşuyorlar :) Yani benimle değil seninle konuştukları için yukarıda ki resmi bluzumun üzerine baskı yaptım. Bu baskıyla karnım bir görüntüye kavuştuğundan beri sürekli baskı için sipariş geliyor.</p>


<p>Benzer yazılar:<ol><li><a href='http://www.crebro.net/baba-ogul/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Baba Oğul'>Baba Oğul</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/arel-otuz-bes-aylik/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Arel Otuz Beş Aylık'>Arel Otuz Beş Aylık</a></li>
<li><a href='http://www.crebro.net/bir-anne-hikayesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: Bir Anne Hikayesi'>Bir Anne Hikayesi</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/anne-baba-ogrenci-olunca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

