Hadi Sıcağa Gidelim

Bu kış galiba hergün kar yağdı.
Hayatımda ilk defa bu kış havayı ciddiye almadım. Bu kadar inatla soğuk olduğu halde onu inatçılıkla bile suçlamadım.
Sabah uyanınca karanlık sabahlara dil çıkarıp küsmedim.
Umursamadım onu umursamadım, yokmuş gibi davrandım. Benim için bu kış, kış bile değildi.
Cumartesi günü valizlerimizi toplayıp kısa kollu ve şort giyebileceğimiz bir sıcağa gidiyoruz. Dönüşte kış burada olacakmış sorun değil.
***
Sonunda dönemin ortasına geldik. Bunu başarabildiğime inanamıyorum. Sanat dersleri almanın en zor yanı aslında dersleri ve ders dışındaki zamanların büyük bir bölümünü okuyarak, düşünerek düşündüklerini yazarak ve bunlar üzerine tartışarak geçiriyor olmak. Sadece bir ders için elimde yirmi sayfalık okunması, izlenmesi ve dinlenmesi gerekenler listesi var. Mayısa kadar nasıl yetişecek bilmiyorum.
Zamanın küçük bir kısmını çizerek ve tasarlayarak geçiriyoruz.
Yetenek çok güzel bir artı ama tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. İlerlemenin tek yolu çalışmak. Bu nedenle geceleri uyumak yerine çizim yapmayı tercih ediyorum.
***
Geçen gün derslerden birinde okulun çocukların yaratıcılığını öldürdüğünü tartışmıştık. Ken Robinson’un yaptığı konuşma izlenmeye değer.
Kategoriler: Çizim
Etiketler: dijital çizim, İklimler













