Arel Dört Aylık

Geçen ayın en büyük olayı bitişik yataklarda (co-sleeping) yattığımız bebeğimizin artık kendi yatağında yatıyor olması. Ben altı aylık olana kadar birlikte uyumaktan yanaydım. Babası artık hazır olduğunu söyleyince yatağını ayırıp denemeye karar verdik ve artık kendi başına mışıl mışıl uyuyabildiğini gördük. Biz yine de onu çok özlüyoruz. Sabah beş gibi uyandığında yanımıza alıp birlikte uyumaya devam ediyoruz.
İkinci büyük olay Eylül ayının gelmesiyle insanların şehre dönmesi ve sosyal hayatın hız kazanmasıydı. Arel insanları çok seven, kalabalıklarda bulunmak isteyen bir bebek olsa da yatma saatine denk gelen yemek davetlerinden hoşlanacak mıydı?
İlk davet sevgilimin hocasının otantik çin yemekleri yapan bir restoranda verdiği yirmi kişilik bir akşam yemeğiydi. Çok zor bir gece geçirdik. Otantik çorbanın içinde solucana benzeyen pörtlek gözlü balıkları soya filizi sanıp çorbadan bir yudum aldığımdaki hislerimden mi bahsetsem, yoksa Arel’in orada bulunmaktan ne kadar hoşnutsuz olduğundan mı? Gece bittiğinde yorgunluktan ölecektim. Ama pes etmedim.
Ertesi gece başka bir davet vardı, bir kez daha denemek istedik yine gittik. Bu sefer biz lezzetli yemekler yiyip sohbetler ederken (bir gece önce yediğimiz çorbanın içindeki yaratıkların bize nasıl göz kırptığını anlatırken) sütçül mest olmuş etrafı seyrediyordu. Bu durum bize nasıl bir güç verdiyse bebeksiz zamanlarımızdakinden daha fazla gezdik tozduk.
Pikniklere, barbekü ve yemek davetlerine gittik. Bundan sonraki hedefimiz, birlikte sinemaya gitmek. Amerika’da özellikle bebeklerin uyku saatine denk gelen zamanlarda bebeğinizi alıp sinemaya gidebiliyorsunuz. Anne babalara özel gece seansları var. Bebekler karanlıkta ve sinema gürültüsünde rahatlıkla uyuyormuş. Gidelim görelim bakalım bizim bebeğimiz de o bebeklerden mi?
Bu ay için eklemek istediğim en son şey ilk üç ayın ne kadar zor olduğunu anlamamız oldu.
Tabi her çocuk aynı değil. Eğer ilk üç ayda bebeğinizi bir dakika kucağınızdan bırakıp çay kahve içebilen anne babalardansanız, ayaklarınızı uzatıp içtiğiniz kahvenin tadını çıkartın. Ama değilseniz üzülmeyin, üçüncü ayın sonlarında bu durum bitecek.
Eğer bebeğinizle yakın ilişki kurup onunla birlikte olduğunuz zamanı keyifli geçirmek isterseniz, çiçeği burnunda bir anne olarak size aşağıdaki listeyi verebilirim.
Bebeğimizi taşımak için; Ultimate Baby Wrap kullandık. Bebeği beş farklı şekilde taşıyabiliyorsunuz. Sadece taşıma amaçlı bakmayın bebeğin huzursuz olduğu her durumda işe yarıyor.
Okuduğum kitaplar arasında önerebileceklerim: The Baby Book , Happiest Baby On The Block ve No-cry sleep solution . İlk iki kitabın Türkçe’ye çevrilmiş olduğunu duymuştum. Ama emin değilim.
Çocuk büyütme şekli olarak kendimize en yakın bulduğumuz yöntem çocukla yakın ilişki içinde olmak diye bilinen (Attachment Parenting) yöntemi oldu. Bu yöntemi seçme nedenimiz, çok insancıl olması ve Asya’lıların çocuk büyütme şekillerine kendimizi daha yakın hissetmemiz. Avrupalı’ların soğuk aile ilişkilerinin (genellemiyorum) pek bizim ailemize uygun olmadığına karar verdik.
“Gece Kraliçesi Kuş Adama Demiş ki…”
Karanlıkta gece kraliçesinin bıçak gibi keskin sesini duydum, keskin [...]













