Salvador Dalí
Gür kara kaşlar, içindeki deliyi saklamayan bakışlar ve ilginç bıyıklarıyla abartılı Dali, dahi Dali, deli Dali…
Ben Dali’yi severdim de ancak Florida’da Dali müzesine gidince anladım onun dahi olduğunu. O gün müze kapanmasın, ben daha uzun kalayım istedim.
Sonra onun biyografisini okuyunca nedense onu yıllardır tanıyormuş gibi hissetmiştim.
O da bir çok ünlü sanatçı gibi çocukluğunda üzerine yüklenen duygusal yükü sırtlayarak gelmişti yetişkinlik çağlarına.
Kişiliğinin ne kadar zor, çılgın, yorucu, tahammül edilmez olduğu herkes tarafından biliniyordu. Ama onun tek başına ne kadar çaresiz olduğunu bilen yoktu. Tek başına taksiye binip bir yerden başka bir yere gidebilecek becerisi yoktu.
Sanat akademisinde sonuna kadar okuduktan sonra final sınavından önce hocalarına, “siz beni değerlendirebilecek kadar yeterli değilsiniz” demiş ve okuldan atılmıştır. Bence bunu yapmasının tek nedeni babasıydı. Çünkü babası okulu bitirince sanat öğretmeni olmasını istiyordu.
Yirmi sekiz yaşında Gala ile tanıştı. Gala Dali’den on yaş büyüktü ve evliydi. Gala aynı yıl boşandı ve bir kaç yıl içinde evlendiler. Dali onunla tanıştıktan sonra birkaç yıl içinde en tanınmış eserlerini yapmaya başladı.
Gala onu olduğu gibi sevdi ve kabullendi.
Gala Dali’nin her şeyiydi. Büyük aşkıydı ve aynı zamanda onun hayatını organize edip başarılı olmasını sağlayan kişi oldu. Dali’nin giyimini, sosyal hayatını, sanat malzemelerini ve hatta ona poz verecek modelleri bile o ayarlardı. Dali’nin çizdiği hemen her resimde Gala da vardır.
Gala, sanat tarihine (eş, aşık, sevgili olarak) resimi en çok yapılan kadın olarak geçmiştir.
Gala Dali’nin resimleri için genelde genç erkekleri seçiyordu, yakışıklı erkekleri. Gala genç yakışıklı erkelere çok düşkündü. Bir tane modelin bu konuda anlattıkları çok komikti.
- Dali çizmek için genç erkekleri tercih eder. Gala poz aralarında beni sıkıştırır dururdu. Resim tamalanıncaya kadar Gala’dan sürekli kaçmaya çalıştım ama çok başarılı olamadım demiş.
Birbirine aşık iki deli, birbirlerinin deliliklerinden rahatsız olmadan İspanya Catalonia’da yaşamışlar. Biri dünyaya muhteşem eserlerini bırakmış. Öbürü bu muhteşem eserlerin oluşmasının baş kahramanıymış.
Ah Zaman Ah Andy
Bu aralar kendimi sürekli Andy Goldsworthy’in çalışmalarına bakarken buluyorum. [...]






