<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>crebro</title>
	<atom:link href="http://www.crebro.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.crebro.net</link>
	<description>Hayat ve Sanat Günlüğü</description>
	<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 12:02:34 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Biz</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/07/biz/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/07/biz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 12:02:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Ben&#8221;
Hayatta tek başınadır.
ve
&#8220;Biz&#8221;
Olmak zordur.
Çizimlerini ben yaptım, teknik destek sevgilime ait.
Tasarımını birlikte yaptık ve Crebro&#8217;yu yeniledik.
Birlikte çalışırken çok eğlendik ama ara sıra biri beğenmedi diğerinin yaptıklarını, sinirlendik.
Birbirimizi takdir ettik, sonra deli ettik.
Bolca güldük ve küstük.
Sonunda Crebro istediğimiz şekline girdi.
Pişman değiliz yine yaparız.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/07/biz.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-533" title="biz" src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/07/biz.jpg" alt="" width="450" height="378" /></a></p>
<p>&#8220;Ben&#8221;</p>
<p>Hayatta tek başınadır.</p>
<p>ve</p>
<p>&#8220;Biz&#8221;</p>
<p>Olmak zordur.</p>
<p>Çizimlerini ben yaptım, teknik destek sevgilime ait.</p>
<p>Tasarımını birlikte yaptık ve Crebro&#8217;yu yeniledik.</p>
<p>Birlikte çalışırken çok eğlendik ama ara sıra biri beğenmedi diğerinin yaptıklarını, sinirlendik.</p>
<p>Birbirimizi takdir ettik, sonra deli ettik.</p>
<p>Bolca güldük ve küstük.</p>
<p>Sonunda Crebro istediğimiz şekline girdi.</p>
<p>Pişman değiliz yine yaparız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/07/biz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayarınızın Ayarlarıyla Oynamayın!</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/07/bilgisayarinizin-ayarlariyla-oynamayin/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/07/bilgisayarinizin-ayarlariyla-oynamayin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 16:46:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/?p=530</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayarınızın ayarlarıyla oynamayın! :)
Çünkü Crebro yenileniyor ve hala çalışmalar sürüyor&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayarınızın ayarlarıyla oynamayın! :)</p>
<p>Çünkü Crebro yenileniyor ve hala çalışmalar sürüyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/07/bilgisayarinizin-ayarlariyla-oynamayin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Sürpriz ve Çilek Tadında Bir Gün</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/buyuk-supriz-ve-cilek-tadinda-bir-gun/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/buyuk-supriz-ve-cilek-tadinda-bir-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 03:50:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>

		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/buyuk-supriz-ve-cilek-tadinda-bir-gun/</guid>
		<description><![CDATA[
Bugün çok büyük bir heyecan yaşadım. Arel bana anne dedi! Hem de üç defa!
İlk önce boynuma sarılıp dedi, ben  her zaman çıkardığı seslerin arasından anne dediğini duyar gibi oldum ama pek heveslenmedim. Babasıda aa anne dedi duydun mu dedi, sonra Arel tekrar boynuma sarılıp anne deyince çok heyecanlandım. Hiç beklemiyordum sürpriz oldu. Akşam üzeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_7184.jpg" alt="_mg_7184.jpg" /></p>
<p>Bugün çok büyük bir heyecan yaşadım. Arel bana anne dedi! Hem de üç defa!</p>
<p>İlk önce boynuma sarılıp dedi, ben  her zaman çıkardığı seslerin arasından anne dediğini duyar gibi oldum ama pek heveslenmedim. Babasıda aa anne dedi duydun mu dedi, sonra Arel tekrar boynuma sarılıp anne deyince çok heyecanlandım. Hiç beklemiyordum sürpriz oldu. Akşam üzeri parkta babasıyla oynarken yorulup acıkınca anne deyip eve doğru yürümeye başlamış :)</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Geçen gün oturduğumuz siteden arkadaşlarımızla bebeklerimizi alıp çilek toplamaya gittik. Giderken Arel&#8217;in çilek toplamak için küçük olduğunu düşünüyordum. Neyse en azından çileğin nerede yetiştiğini görmüş olur diye düşünüyorduk.</p>
<p>Yanılmışız!</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_7176.jpg" alt="_mg_7176.jpg" /></p>
<p>Bizim çilek zararlısı bebeğimiz çileği dalında görür görmez tanıdı. Hemen tarlaya girip birer ikişer kopartıp yemeye başladı.</p>
<p>Biz o sırada dur yıkayalım diye çırpınıyorduk ama nafile.Yetiştirdikleri yerde toprağın üzerini küçük tahta parçalarıyla kapattıkları için çilekler çamurlu olmasa da kumluydu.</p>
<p>Baktım herkesin çocuğu böyle yiyor, bir biz kaygılanıyoruz aman dedim tadını çıkar çileklerin.</p>
<p>Abartmıyorum en az ama en az yarım kilo yemiştir. Yedi yedi yedi.</p>
<p>O yedikçe ben ooofff bütün sindirim sistemi bozulacak diye sıkıldım ama karışmadım.</p>
<p>Arel&#8217;in sindirim sistemi bozulmadı ve çok mutlu bir gün geçirdi. Fotoğraf çekilirken bile durmadı. Dalından yeni koparılmış çilekler de çok güzel kokuyorlardı.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_7167.jpg" alt="_mg_7167.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/buyuk-supriz-ve-cilek-tadinda-bir-gun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dağılan Parçalar</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/dagilan-parcalar/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/dagilan-parcalar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2008 03:48:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<category><![CDATA[düşünce]]></category>

		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/dagilan-parcalar/</guid>
		<description><![CDATA[
Biz bilim ve teknolojinin hızına hayranız.
Bir kere bilim ve teknoloji kelimelerinin saygı ve güven uyandıran anlamları, insanlık zekasının bizim de dahil olmaktan hoşlandığımız &#8220;zeki olmak&#8221; kısmını destekliyor.
Ama
İnsalar en büyük ve en önemli teknolojik buluşları  savaş zamanları yapıyor.
İlerleme çok büyük, askerlerin üstün silahları var, daha etkili öldürebilmek için ve askerlerin savaş sonrası depresyonlarının çözümü olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/felaket.jpg" alt="felaket.jpg" /></p>
<p>Biz bilim ve teknolojinin hızına hayranız.</p>
<p>Bir kere bilim ve teknoloji kelimelerinin saygı ve güven uyandıran anlamları, insanlık zekasının bizim de dahil olmaktan hoşlandığımız &#8220;zeki olmak&#8221; kısmını destekliyor.</p>
<p><strong>Ama</strong></p>
<p>İnsalar en büyük ve en önemli teknolojik buluşları  savaş zamanları yapıyor.</p>
<p>İlerleme çok büyük, askerlerin üstün silahları var, daha etkili öldürebilmek için ve askerlerin savaş sonrası depresyonlarının çözümü olarak prozac var. Yok öyle savaştan döndüm depresifim durumları. Hatta artık herşeyin bir çözümü var. Bunlara çözüm denirse.</p>
<p>Savaş teknolojileri geliştirilirken birden gündelik hayatımıza da katkıları bulunacak eşyalar, ilaçlar vb&#8230; şeyler ediniveriyoruz.</p>
<p>Devletler ve ordular inanılmaz paralar akıtıyorlar bu araştırmalara.</p>
<p>Ve tabi savaşlara.</p>
<p><strong>Ama</strong></p>
<p>İnsanlık ilerlemiyor.</p>
<p>Sanat, felsefe, edebiyatla savaş yapılamayacağı için bu  konulara para yatırılmıyor.</p>
<p>Sadece gelişmiş ülkelerde başarılı sanatçılara iyi burslar veriliyor.</p>
<p>Prestij için.</p>
<p>Yine de şavaşa akıtılan paraların  yanında çok komik oluyor bu miktarlar.</p>
<p>İnsanlık gelişmezken,</p>
<p>Her zaman hazır cevapları vardır savaşların.</p>
<p>Din nedeniyle denir, çıkarlar nedenile denir, denir denir&#8230;</p>
<p>&#8220;Az zekalıyız, bazı değerlerin önemini anlayamadığımız için  insanlık yönümüz geri kaldı.&#8221;</p>
<p>Hazır cevaplara kısa cevaptır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/dagilan-parcalar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Arel Onüç Aylık</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/arel-onuc-aylik/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/arel-onuc-aylik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2008 02:22:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/arel-onuc-aylik/</guid>
		<description><![CDATA[
Merdivenleri tırmanıyorum. 
Bebeklerle ilgili az çok bilgisi olan herkes bize şöyle diyordu; oooo bu birşey değil, yürümeye başlasın da görün!
Başlarda öyle oldu. İki üç hafta kadar bebeğimiz heyecanla hareket özgürlüğünü keşfetti ve biz de kedisine zarar verecek endişesiyle paniğe kapıldık.
Ama sonraki haftalar hiç öyle geçmedi. Hatta son iki aydır rahat içinde yüzüyoruz. Meğer ne zormuş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_726.jpg" alt="_mg_726.jpg" /></p>
<p align="center"><strong><em>Merdivenleri tırmanıyorum. </em></strong></p>
<p>Bebeklerle ilgili az çok bilgisi olan herkes bize şöyle diyordu; oooo bu birşey değil, yürümeye başlasın da görün!</p>
<p>Başlarda öyle oldu. İki üç hafta kadar bebeğimiz heyecanla hareket özgürlüğünü keşfetti ve biz de kedisine zarar verecek endişesiyle paniğe kapıldık.</p>
<p>Ama sonraki haftalar hiç öyle geçmedi. Hatta son iki aydır rahat içinde yüzüyoruz. Meğer ne zormuş yürüyemeyen, sürekli canı sıkılan bir bebeği oyalamaya çalışmak.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_7270.jpg" alt="_mg_7270.jpg" /></p>
<p align="center"><em><strong>Şimdi Oturacağım.</strong> </em></p>
<p>Şimdi o kendini oyalıyor. Götürüyoruz parka, kaydırakta kendi kayıyor. Kum havuzunda kürekle kovalara kum dolduruyor, birlikte kale yapıyoruz. Gerçi bunları biz öğrettik ona ama o kadar hevesliydik ki çok kolay oldu. Salıncak istedi mi salıncağı işaret ediyor. Büyük arabalarla bisikletlerle oynuyor. Evin yolunu biliyor, yoruldu mu eve doğru yürümeye başlıyor.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_7273.jpg" alt="_mg_7273.jpg" /></p>
<p align="center"><strong><em>Böyle oturunca biraz kendini öne doğru çekmek gerekiyor. </em></strong></p>
<p>Son üç aydır geceleri 7:30-8:00 de yatıyor sabah 6:30- 7:00 ye kadar kesintisiz uyuyor. En büyük yenilikse artık emzik emmiyor olması. Ortodontistlere göre iki yaşına kadar emzik ağız yapısını bozmuyor ama iki yaşından sonra da emzik emmeye devam ederse dişlerinin ileride düzeltilmesi gerekiyormuş.</p>
<p>Emzik bıraktırma konusunda olaylar şöyle gelişti; Arel emziği ağzından 24 saat çıkartmıyordu. Babasıyla karar verdik en azından oynarken ağzından çıkartalım diye. Çıkarttık, bir yandan da üzülüyoruz ay yazık çok zorlanmasa bari diye. Emziği bir günde bıraktı aslında hazırmış ama hiç çaktırmadı bize. Sanki çok bağımlıymış gibi davranıyordu. Artık emzik hayatımızdan tamamen çıktı.</p>
<p>Şimdilik günler böyle geçiyor. Giydiriyoruz bebeğimize şortunu parmak arası terliklerini, hala bahar havasında geçen günleri parkta oynayarak değerlendiriyor. Biraz hava ısınınca havuzlu günler başlayacak.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_7275.jpg" alt="_mg_7275.jpg" /></p>
<p align="center"><em><strong>Kayarken kollarımı bile açabiliyorum.</strong> </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/arel-onuc-aylik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Akordiyon Albüm II</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-ii/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 21:09:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3D]]></category>

		<category><![CDATA[hobi]]></category>

		<category><![CDATA[kağıt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-ii/</guid>
		<description><![CDATA[
Albümün kapak süslemesini polimer kille yaptım. Özlemişim polimer kille çalışmayı.

Bu da arkadan görünümü.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/polimerkilkapak.jpg" alt="polimerkilkapak.jpg" /></p>
<p>Albümün kapak süslemesini polimer kille yaptım. Özlemişim polimer kille çalışmayı.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/akordiyona.jpg" alt="akordiyona.jpg" /></p>
<p>Bu da arkadan görünümü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-ii/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Akordiyon Albüm I</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-i/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-i/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 03:35:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3D]]></category>

		<category><![CDATA[hobi]]></category>

		<category><![CDATA[kağıt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-i/</guid>
		<description><![CDATA[
Akordiyon kitap özellikle Amerika&#8217;da yaşayan ve kağıtla çalışan sanatçıların (paper artist) yapmaktan hoşlandıkları bir çeşit el yapımı küçük kitapçıktır.
Geçen ay böyle bir sanatçının sergisini gezmiştim. Akordiyon kitaplarla yaptıkları beni çok etkilemişti. Ben de bir akordiyon kitap denemesi yapmaya karar verdim. Denememi el sanatları çerçevesinde tutup bu kitapçıktan bir albüm yaptım.
Bu albümün amacı bebeğimin ilk bebeklik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/akordiyonalbum.jpg" alt="akordiyonalbum.jpg" /></p>
<p>Akordiyon kitap özellikle Amerika&#8217;da yaşayan ve kağıtla çalışan sanatçıların (paper artist) yapmaktan hoşlandıkları bir çeşit el yapımı küçük kitapçıktır.</p>
<p>Geçen ay böyle bir sanatçının sergisini gezmiştim. Akordiyon kitaplarla yaptıkları beni çok etkilemişti. Ben de bir akordiyon kitap denemesi yapmaya karar verdim. Denememi el sanatları çerçevesinde tutup bu kitapçıktan bir albüm yaptım.</p>
<p>Bu albümün amacı bebeğimin ilk bebeklik fotoğraflarını saklamak.</p>
<p>Bu küçük albüm on tane fotoğraf alıyor. <span class="blacktext12"><span id="ctl00_Main_ctl00_UserNetwork1_ctrlMessage">Ş</span></span>imdilik bir tanesini seçip yapıştırdım. Çok zor oluyor sadece on fotoğraf seçmek.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/aalbum1.jpg" alt="aalbum1.jpg" /></p>
<p>Önce büyük, dokulu bir suluboya kağıdı aldım. Çizim kağıtları da olabilir ama kağıdın kalitesi arttıkça görüntü daha güzel oluyor.</p>
<p>Kağıdın genişliği  76cm, uzunluğu 19cm. Yukarıdaki gibi kullanacağım fotoğrafın beğendiğim kenar ölçüsüne karar verdim.</p>
<p>Fotoğrafları yerleştireceğim akordiyon aralıklarının genişliği 12,5cm, uzunluğu 19 cm oldu.  Kitapçık için daha farklı ölçüler de kullanılabilir, önemli olan fotoğrafın sığması ve iyi görünmesi.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/aalbum2.jpg" alt="aalbum2.jpg" /></p>
<p>Kağıdın ölçülerini belirleyince akordiyon şekline getirdim.</p>
<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/aalbum3.jpg" alt="aalbum3.jpg" /></p>
<p>Uzunluğu 20 cm genişliği 15 cm kartonlar kesip bu kartonları yumuşak, kolay şekil alan bir kağıtla kapladım. Bu kartonları kapak olarak kullandım. Akordiyon şeklinde hazırladığım kağıdın başında ve sonundaki kanatlarını kapak olarak hazırladığım kartona yapıştırdım.</p>
<p>Böylece  akordiyon albümün ilk kısmını tamamlamış oldum. İkinci bölümde kurdelesini takıp kapaklarını süsleyeceğim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/akordiyon-album-i/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Süper Baba</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/super-baba/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/super-baba/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 03:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>

		<category><![CDATA[aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/super-baba/</guid>
		<description><![CDATA[
Anneler gününde Arel&#8217;in parmak boyalarıyla yaptığı şaheserler o günden beri buzdolabımızda asılı. (yukarıdaki bunlardan biri)
Babalar gününde babasına hediye edilmek üzere bu resimlerden birinin fotoğrafını çektim. Kumaş baskısı için özel kağıtlardan aldım. Sevgilime güzel bir T-shirt alıp sonra bu fotoğrafı kumaşa ütüyle baskı yaptım.
T-shirt çok şık oldu bence. Sevgilim hediyesini büyük bir mutlulukla giydi.
Bu hediyeyi hazırlarken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/_mg_6979.jpg" alt="_mg_6979.jpg" /></p>
<p>Anneler gününde Arel&#8217;in parmak boyalarıyla yaptığı şaheserler o günden beri buzdolabımızda asılı. (yukarıdaki bunlardan biri)</p>
<p>Babalar gününde babasına hediye edilmek üzere bu resimlerden birinin fotoğrafını çektim. Kumaş baskısı için özel kağıtlardan aldım. Sevgilime güzel bir T-shirt alıp sonra bu fotoğrafı kumaşa ütüyle baskı yaptım.</p>
<p>T-shirt çok şık oldu bence. Sevgilim hediyesini büyük bir mutlulukla giydi.</p>
<p>Bu hediyeyi hazırlarken aklımda hep onun ne kadar iyi bir baba olduğu vardı.</p>
<p><strong>Sen süper bir babasın</strong>,</p>
<p>Son bir yıldır benim Arel&#8217;e baktığım kadar sen de baktın.</p>
<p>Bütün sorumlulukları benimle eşit paylaştın.</p>
<p>Bütün güzellikleri ve zorlukları birlikte yaşadık.</p>
<p>Benim araştırma görevlisi olarak çalışmam gereken bir işim var demedin.</p>
<p>Aynı zamanda doktora yapıyorum nasıl hepsine yetişirim demedin.</p>
<p>Ben önemli bir adamım benim doktora yaptığım konu sıradan bir konu değil demedin.</p>
<p>Toplantılarını kaçırdın Arel&#8217;in doktor randevularını kaçırmadın.</p>
<p>Ben bütün yaz evde oturacağım sen istersen işlerine zaman ayır dediğimde ısrarla yarım gün bebeğimize bakmaya devam ettin.</p>
<p>Daha sayamayacağım uzun bir liste var.</p>
<p>Sen süper bir babasın Arel çok şanslı.</p>
<p>Ben çok şanslı bir kadınım, Arel&#8217;in senin gibi bir babası var :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/super-baba/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Salon Erkeği</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/salon-erkegi/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/salon-erkegi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2008 18:01:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>

		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<category><![CDATA[aile]]></category>

		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/salon-erkegi/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bizim evde gün sabah 6:30 da başlar.
Arel uyanır beni de uyandırır. Odasına girdiğimde beni gördüğü için hemen gülümser. Ben yatağına doğru adımlar atarken de yatağına tutunup sevinçle hoplamaya başlar.
Kucağıma alınca boynuma sarılır, ben onu öper koklar aşağı kata indiririm. Bir süre öyle sarmaş dolaş otururken onu nasıl sevdiğimden bahsederim, ben konuşurken o da anlamı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/baby_bath.jpg" alt="baby_bath.jpg" /></p>
<p>Bizim evde gün sabah 6:30 da başlar.</p>
<p>Arel uyanır beni de uyandırır. Odasına girdiğimde beni gördüğü için hemen gülümser. Ben yatağına doğru adımlar atarken de yatağına tutunup sevinçle hoplamaya başlar.</p>
<p>Kucağıma alınca boynuma sarılır, ben onu öper koklar aşağı kata indiririm. Bir süre öyle sarmaş dolaş otururken onu nasıl sevdiğimden bahsederim, ben konuşurken o da anlamı olmayan çeşitli sesler çıkartarak bana karşılık verir.</p>
<p>Kahvaltımızı yaptıktan sonra üstümüzü değiştirir dışarı  çıkarız. Çevrede birçok küçük küçük park var önce onlara gideriz. Sonra ben onu vagonuna bindirir beş dakika uzaktaki büyük parka götürürüm  o parkta da oynar.</p>
<p>O oynarken biraz onunla oynarım, biraz kitap okurum, eğer arkadaşlarım parktaysa onlarla konuşuruz. Özgür Arel oyun oynarken dönüp yakınlardamısın diye bile bakmaz, ilgi istemez. Hatta yürürken elinden tutmak kucağa almak imkansızdır. Bu nedenle tehlikeli birşeyler yaptığında başka şeylere dikkatini çekmeye çalışmak en kolayıdır.</p>
<p>Çevresinde başka çocuklar varsa onları izler yanlarına gider onlarla oynamaya çalışır. Hiçbir bebekle ve çocukla itişmez. Hatta gidip kafalarını okşar. İnsanları ne kadar çok seviyor.</p>
<p>Dışarı çıkarken yanıma atıştıracağı yiyecekler alırım. Acıktıkça yanıma gelir. Biraz yer biraz kendini sevdirir tekrar oynamaya gider.</p>
<p>Öğleye doğru eve döndüğümüzde kum havuzunda oynamaktan üzerinden inşaat yapılacak kadar kum çıkar. Yorgunluktan adım atacak hali kalmamıştır artık. Her yeri çizik ve morluk içindedir. Ben ellerini yüzünü ayaklarını temizlerken morluklarını çiziklerini öperim.</p>
<p>Arel bir salon beyefendisidir aynı zamanda, yemeğini yerken müzik dinlemekten hoşlanır. Aslında sadece yemek yerken değil, uyumak istediğinde, huysuzlandığında, sıkıldığında hep müzik dinlemek ister.</p>
<p>Yemeğini yedikten sonra sütünü içer saat 11:00-13:00 arasi uyur (Artık günde bir defa uyuyor). Bu arada ben ya kitap okurum  ya da uyurum.</p>
<p>Uyanır bir saat birlikte oynar meyve atıştırırız.</p>
<p>Sonra Arel&#8217;le babası ilgilenmeye başlar. Ben çizim yaparım, arkadaşlarımla buluşurum ya da kütüphaneye giderim. Yaptıklarım o günün programına göre bu üç şeyden biridir.</p>
<p>Hergün yatmadan banyo yapar bebeğimiz. Suyu ve küvette  oyuncaklarıyla oynamayı çok seven Arel son enerjisini de banyoda harcadıktan sonra onu öpüp saat sekizde yatağına yatırır, müziğini açar uyumaya bırakırız.</p>
<p>O bir süre yatağında kendi kendine konuşur ve uyur. Telsizinden duyduğumuz o anlamlı anlamsız sesler tarifi olmayan mutluluk kaynağıdır bizim için.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/salon-erkegi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Arel Özgür Olsun</title>
		<link>http://www.crebro.net/2008/06/arel-ozgur-olsun/</link>
		<comments>http://www.crebro.net/2008/06/arel-ozgur-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 01:01:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Meltem Sozer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebeğimiz]]></category>

		<category><![CDATA[Resim]]></category>

		<category><![CDATA[aile]]></category>

		<category><![CDATA[dijital çizim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.crebro.net/2008/06/arel-ozgur-olsun/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Üç aylık hamileyken bütün hamilelere yapılan bir test yaptırmıştım. Test bebekte down sendromu olup olmadığını belirleyecekti.
Laboratuardan kaynaklı gecikmeler yüzünden testin sonucunu öğrendiğimde dört aylık hamileydim. Arel artık karnımda kıpırdıyordu.
O ay içinde sevgilimle oturup konuştuk ya down sendromu olursa ne yapacağız diye.
O ay karar verdik Arel&#8217;i hayatımızda koşulsuz istediğimize. Onu hayatımızın sonuna kadar koşulsuz sevmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.crebro.net/main/wp-content/uploads/2008/06/baloon.jpg" alt="baloon.jpg" /></p>
<p>Üç aylık hamileyken bütün hamilelere yapılan bir test yaptırmıştım. Test bebekte down sendromu olup olmadığını belirleyecekti.</p>
<p>Laboratuardan kaynaklı gecikmeler yüzünden testin sonucunu öğrendiğimde dört aylık hamileydim. Arel artık karnımda kıpırdıyordu.<br />
O ay içinde sevgilimle oturup konuştuk ya down sendromu olursa ne yapacağız diye.</p>
<p>O ay karar verdik Arel&#8217;i hayatımızda koşulsuz istediğimize. Onu hayatımızın sonuna kadar koşulsuz sevmeye karar verdik.</p>
<p>Doktor müjdeyle test sonuçlarını söyediğinde sonuçlar artık umurumuzda değildi.</p>
<p>Ben kaderci değilimdir ama kendi kaderimizi yönlendirebilsek bile tümüyle yönetemediğimize, hele başkalarının kaderinde sadece figüran olduğumuza inanıyorum.</p>
<p>Eh şartlar böyleyken doğacak bebeğin zekası standartlarımıza uymadı diye hayatın en güzel mucizesini geri çevirirsek çok büyük bir aptallık yapmış olacağımızı düşündük.</p>
<p>Onunla geçirdiğimiz bir yıl bize çok şey öğretti. Anne baba olmak dışında insan olma ve kendini bulma yolunda ilerlediğimizi hissediyorum.</p>
<p>Bebeğimizi anlamaya ve tanımaya çalışırken, aslında insanları anlamaya ve tanımaya başlıyoruz.</p>
<p>Düşünce seviyemizin yükseldiğini görüyorum.</p>
<p>Amacımız, Arel&#8217;in kendini gerçekleştirebileceği imkanları ona sunmaktan başka birşey değil. Bebek şekillenmemiş bir hamur değil. Tamamıyla kendi kişiliği ve yetenekleriyle doğan bir insan. İlk bir yılda bile temel özellikleri ortaya çıkıyor.</p>
<p>Mesela vücut yapısı. Rahatça anlıyorsun neyi yapar neyi yapamaz. Yapabileceği şeylere yönlendirip yüreklendiriyorsun.</p>
<p>Yani akış yönü bazı konularda çok belirgin oluyor. Önünde durmamak bile yeterli.</p>
<p>Gelecekte de kendimizi kontrol edelim istiyorum. Karışmayalım nerede okuyacağına, ne okuyacağına, kimi sevip, kiminle evleneceğine. Nerede yaşayıp, neleri doğru bulacağına. Koşul olmasın onunla ilişkimizde.</p>
<p>Biz sadece onun kendini tanıması ve kendi mutlu olacağı seçimleri yapması için olanakları sunalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.crebro.net/2008/06/arel-ozgur-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
