Shop

Meltem Sozer Portfolio

Çizimler

Frontal Cortex

Meltem Sozer, 3 Şubat 2010

_MG_2467

Yine güne beş civarlarında başladık. Arel bir haftadır sabah dört buçuk, beş gibi uyanıyor. Gece saat birden önce uyumayan bir anne olarak biraz zorlanıyorum tabi.

Yorgunluk ve yoğunluktan çok, günün yirmi saati uyanık olmanın en sıkıcı tarafı kafamın dolması. Hatta en büyük yorgunluk sebebi bu bence, kafam doluyor şişiyor :)

Aslında kafama ne gireceği, ne göreceğim ve neler okuyacağım konusunda seçici davranıyorum. Beynimi gereksiz bilgi trafiğine açmıyorum mesela. İnterne bakmak, gazete okumak gibi konularda sınırlarım var. Bu sınırları kaldırıp kendime gereksiz bilgilerle de ilgilenme fırsatı verdiğimde erkenden yoruluyorum zaten.

İnsan vücudunda iki organına çöplük görevi veriyor. Biri çok bilindiği üzere miğdesi diğeri de beyni.

Neyse bunlar benim düşüncelerimdi. Gelelim Jonah Lehrer‘ın neler düşündüğüne ve yazdığına. Kendisi nasıl karar veririz diye bir kitap yazmış. Kitabı okumadım ama kitabın içieriğindeki araştırmalardan birini okudum.

Araştırmanın amacı, nasıl karar verdiğimizi aydınlatmak.

Deney şöyle :

İki farklı grup oluşturyorlar. Birinci gruba iki haneli bir rakam veriyorlar. İkinci gruba da yedi haneli bir rakam veriyorlar. İki gruba da bu rakamları yemekten sonraya kadar akıllarında tutmalarını söyleyip, onları açık büfeye yönlendiriyorlar. Açık büfede iki türde yemek var. Fazla kalorili tamamen zararlı yiyecekler ve az kalorili sağlıklı yiyecekler.

Kendisine iki haneli rakam verilmiş grup içeri girince sağlıklı yiyecekleri seçiyor. Yedi haneli rakam verilenler de en zararlılarını.

Araştırmanın sonucu: Kararlarımızı beynimizin ön kısmında bulunan cortexten veriyormuşuz. Hafısa kapasitesi zayıf ve her türlü bilgiyi toparlayıp beynin gerekli yerlerine gönderen yer (frontal cortex). Eğer orayı fazla meşgul edersek, günlük kararlarımızın olumsuz etkilenmesine neden oluyormuş.

Beynin nasıl çalıştığıyla ilgili  bilgiler edinmek isteyenler, internet sitesini ve kitabı okusun. Konuyu ilginç bulmayanlar cortexlerini gereksiz yere yormasınlar :)

Yukarıdaki fotoğrafı ödev olarak çektim.

fotoğraf

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Yorumlar (11):


  1. e.t. on Şubat 3rd, 2010

    Çok enteresan ve hoş bir bilgi edinmiş oldum.
    Ben bu konuda corteximi biraz daha yorayım :)

    Ve hadim değil belki ama ödeve de benden yıldızlı pekiyi ;)

  2. sevda on Şubat 3rd, 2010

    Sevgili Meltem
    çok güzel bir konuya değinmişsin, aslında herşeyin bir sebebi var değil mi? Bu kadar uykusuzluğa dayanabildiğin için ve güzel fotoğrafın için tebrik ediyorum.Senin için güç ve sağlık diliyorum. Kendinize iyi bakın…

  3. umur on Şubat 3rd, 2010

    Lehrer’in kitabini yüksek lisanstaki bilissel psikoloji dersinde okumus ve cok etkilenmistim. Ben, bu beyne asigim zaten. Dunyadaki en kusursuz sey o bence.

  4. sebnem on Şubat 3rd, 2010

    şimdi anladım niye sürekli kararsızlık hali yaşşadığımı 3 senedir.çünkü kesintisiz uyudugum saat en fazla 4 oldu Keremin hayatıma girmesiyle.sağol Meltem.sorunu çözdüm ,ben de beyin hücrelerimin çok azaldığını düşünüyordum:))

  5. nihan on Şubat 4th, 2010

    canım bu konudan bahsetmen ne iyi oldu.ben bu aralar çerezvari olmayan bir kitap arıyordum okumak için.güzel sanatlardan önce 1 sene sosyoloji okumuştum,resim sevgisi ağır basınca geçiş yapmıştım.ilgimi çekti.uygun bir zamanımda hemen alacağım.fotoğrafını beğendim.aynı resmi başaşağı çekmek geldi aklıma.başarılar.sevgiler.

  6. aa on Şubat 4th, 2010

    “miğde” diye birşey yok, “mide” var
    “hafısa” diye birşey yok “hafıza” var

    beyninizi gereksiz bilgilerle doldurmadığınız çok belli

  7. Ebruli Günlerdeyim on Şubat 4th, 2010

    Öncelikle sayın aa;(her kim isen)

    Ben de bir sürü blogda gezinirken, onların yazılarını okurken; bir çok imla hatası görüyorum. Ama hiç bir zaman senin gibi uyarma gereği duymadım. Ben de çok hızlı yazıyorum ve imla hatalarım olabiliyor. Demek ki sen okuduğun her yazıda “imla hatası” aramaktan, yazıda yazılanları ya da okuyucuya anlatılmak istenilen şeyleri anlamıyorsun.

    Bence bir yazı okurken beynini buna endekslesen daha iyi olur…

    Yazan: TDK İMLA KILAVUZU

  8. Ebruli Günlerdeyim on Şubat 4th, 2010

    Sevgili Meltem;

    Fotoğraf çok anlamlı. Güzel düşünmüşsün…

  9. Deniz on Şubat 4th, 2010

    Sayın aa;

    Ben de yazı yazılırken imla kurallarına dikkat edilmesi taraftarıyım. Ama şunu da kabul etmek gerekir ki bilgisayarda yazı yazarken, -özellikle de birçok işi arasında bizleri kendi edindiği bilgilerle zenginleştirmeye zaman ayıran birisi için- birtakım küçük hatalar yapılması çok normal.

    Ben kendi adıma böyle hataları çok tekrarlanmadığı müddetçe gözardı etmek gerektiğini düşünüyorum. Belki Türkçemizi korumak adına böyle uyarılar da gereklidir fakat herşeyin bir yolu yordamı olması lazım. Türkçemizi koruyalım derken kendimizi bozmamalıyız. Bu tarz uyarıların böyle herkese açık bir ortamda değil de, sadece ilgili şahsın mail adresine yapılması daha yapıcı olurdu diye düşünüyorum.

    Bu arada Meltem fotoğraf çok güzel. Bende güzel duygular uyandırdığı müddetçe benim haddim olduğunu düşünüyorum ve bir yıldızlı pekiyi de benden diyorum…

  10. crebro » Blog Archive » Hakaret Şiddettir on Şubat 5th, 2010

    [...] Bu sitede yayınlanan içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Meltem Sozer « Frontal Cortex [...]

  11. Nihan feymangok on Şubat 5th, 2010

    Merhaba Meltem,

    Iznin olursa bu bilgiyi facebooktan paylasmak isterim. Cok begendim ve gunluk yasantimizi etkileyecek bilimsel bir sonuc diye dusunuyorum.

    Sevgiler

Leave a Comment

Subscribe to feed