Gezelim Tozalım
San Francisco’ya gittiğimiz gün hava kapalıydı, günlerden pazardı ve sabahın erken saatleriydi. Hayvanat bahçesi açılana kadar arabayla şehrin güzel yerlerini turladık. Arabadan çıkmadık. Caddeler sokaklar boştu. Fotoğraftaki caddeyi görünce aklıma eski filmler geldi. Hani arabaları yokuş aşağı sürdükleri sahneler.
Hayvanat bahçesini gezdikten sonra öğle vakti Arel’in arabada uyumasını fırsat bilip highway 1 üzerinden Santa Cruz’a doğru yola çıktık.
Highway 1 okyanusa parelel, ormanların içinden geçerek ve ekili tarları görerek gittiğimiz görsel mutluluk sağlayan bir yol. Yukarıdaki iki fotoğrafı Highway 1′da çekitım. Hava kapalıydı ama manzara çok güzeldi.
Öğleden sonrayı Santa Cruz‘da okyanus kıyısında yürüyerek geçirdik. Akşam güneş batarken rastladığım bu eve bayıldım. Tam okyanusun önünde bahçesi vardı. Evin mimarisi de güzeldi.
Bir sonraki hafta Carmel‘e gittik. Gün güneşliydi. Benim şimdiye kadar Amerika’da gördüğüm en güzel sahil şehriydi. Arel okyanus kıyısında hopladı zıpladı, yürüyüş yaptık, soğuk suyun ayaklarımızı üşütmesine aldırmadık.
Bütün bütün gezdiğimiz yerleri sevdim. Bunlar ısınma turlarıydı bundan sonra havanın açık olduğu hafta sonları San Francisco’ya ve kıyı şehirlerine havanın kapalı olduğu zamanlar çok yakınımızda bulunan şehirleri gezmeye karar vedik.
Hafta sonları gezi günleri.





ne guzel kareler bunlar. alismaya ve tadini cikarmaya baslamissiniz. bol bol resim bekliyoruz canim :)
hikayenizi keyifle okudum. fotograflar da yollara dusmek icin kiskirtiyor… sevgiler.
welcome to SF;-)))
Fotograflari gorunce evimi ozledigimi anladim;-)))
Monterey de cok buyuk bir akvaryum var belki Arel sever aklinizda olsun bir dahaki sefere.
Sevgiler
Hosgeldiniz;-))
en keyifli kismi baslamis guzel kesifler size:)
Carmel harika ama değil mi? 17 Mile Drive var o civarlarda, bi de Big Sur dedikleri, Highway 1 in devamı… ben çok seviyordum. Düzenli olarak fotoğraf çekmeye gidiyorduk. Big Sur üzerinde bi de milli park vardı, orta büyüklükte sekoya ağaçları olan. Orası da harikadır, dere geçer içinden… Bak gelesim geldi şimdi. Monterey’de de çok güzel büyük bir akvaryum var. Arel çok heyecanlanacaktır eminim. Aklıma geldikçe yazarım ben:) Sevgiler.
Meltemcim öncelikle yeni evinizde mutlulukla oturun inşallah..Evin manzarası harikaymış,yeni sokaklar yeni yerler gördüm sayende.. süper ya.. tam filmlerdeki gibi:)
yeni fotoğrafları bekliyorum…
Seygiler.
Disaridaki soguktan sonra su en alttaki gunes, mavi gokyuzu ve kum resmi nasil icimi acip mutlu etti beni anlatamam. Tesekkurler gunumu guzellestirdiginiz icin…
sevgili meltem
Ankara o kadar soğuk ki bugün, fotoğraflar çok iyi geldi. Bu arada ana heşey zamanla yoluna girer mesajları bırakırken yan binaya ofisi taşıma işimin kafamda yarattığı kargaşayı görünce (oysa ne kadar önemsiz zannetmiştim) taşınma konusunda bir daha yorum yapmama kararı aldım:))
mutlu ve keyifli olmanıza sevindim :)
mutluluğunuzun devamını dilerim.
ben de tam sevdiceğime daha sıcak bir yerlere taşınmalıyız derken, bu fotoğraflar ne hoş oldu.
o eve bayıldım, ama fırtınalı havalarda nasıl yaşanır orada acaba??
Denizin kıyısındaki şu ev… Sanki bir büyücüye aitmiş gibi geldi. Denizin sesini duydum. Hele o ağaçlar… Muhteşem! O fotoğrafa bakarak sevimli bir cadı masalı yazmak istedim. :)
Ben de Amerika’ya gittim fakat sizin gittiginiz yerlere gidemedim, bir daha gittigimde mutlaka gidecegim. Fotograflar bir harika. Hele o ev tam benim evim. Sevgiler
Ne güzel yerlermiş. Öyle manzaralı ev anca artık ya rüyamda yada bi gün cennete gidersem öyle olur . Burda insan hiç yaşlanırmı değilmi ? Birde bizim yollarımıza highway lerimize bak :( Tabiki iyi yerlerdeyiz ama bu adamlar artık aşmışlar olayı.Ne diyim darısı başımıza,güzel blog
Mutlu yıllar
Sevgiler
Ashley