Hayatınıza Zehir Taşımayın
Üretimin gelişmekte olan ülkelere taşınmasıyla birlikte ucuz ham madde ve işçilik her şeyin kalitesini düşürdü. Üreticiler, tüketimin devamı için ve bizler ucuza daha çok eşya alabilmek adına, kaliteyi kurban ettik. Bu nedenle, olması gerektiğinden ucuz her ürün beni korkutuyor. Almıyorum.
Dünyadaki tüketimle çevre sorunun ektileri ve sonuçları kucak açmış bizi bekliyorlar. İnternetten sonraki çağ herhalde çavre çağı olacak ve insanlar soluyacak temiz hava, içecek su bulmanın derdiyle yaşayacaklar.
Tüketim öyle bir alışkanlığa dönüştü ki, bizden sonraki nesiller nasıl bu kadar aptallaşıp duyarsızlaştığımızı, göz göre göre kendimize zarar verdiğimizi sorgulayacaklar. Arada bolca da beddua edecekler herhalde.
Artık tüketimin sonuçları sadece gelişmekte olan ülkeleri ve orada yaşayan insanları direk olarak etkilemiyor. Konu sadece çevre kirliliği de değil. Artık yeni sorunlarımız var, üretim atıkları.
Üretim atıkları; kimyasallar, ağır metaller, zehirli plastikler ve hatta radyasyon içeren maddelerle geri dönüştürülmek üzere tekrar üretime alınıyor. Denetlenmeyen yapı malzemeleri, duvar, koltuk metalleri vb… aklınıza ne gelirse içlerine dıkıştırılıp bize geri gönderiliyor.
Geçenlerde Florida’da Çin’de üretilen prefabrik duvarlar nedeniyle zehirlenen, hasta olan eşyaları bozulan insanların haberleri vardı. (Ben bir tanesini seçip linkini verdim.)
Hepimizin hayatları birbirine bağlı. Tüketim bu hızla devam ettikçe artan kanser yayılımı, hastalıklar, kirlenme hepimizin hayatını direk etkiler olacak. Az tüketerek hayatınıza daha az zehir taşıdığınızı unutmayın.
Kategoriler: Düşünce














