Kalabalık Cumartesi
Sabah Arel’in sesiyle uyandım. Onu yatağında oyuncaklarıyla oynarken buldum. İkimizin de neşesi yerindeydi. Birlikte kahvaltı yapıp parka gittik. Oyun oynadıktan sonra o diğer çocuklarla oynadı. Oturup onları seyrettim.
Eskiden belgesel seyretmeyi severdim. Ama hiçbir belgesel, büyüttüğün insanın gelişimini oyunlarını vb… şeyleri izlemenin verdiği zevkin yanından bile geçemez. Öğretici yanı çok güçlü ve İnsan yavrusu pek şirin birşey :)
Öğlen eve döndük pratik bir yemek hazırladım ve sevgilimi uyandırdım. (Bu aralar sabahladığı için öğleye kadar uyuyor) Birlikte yemeğimizi yedik bir saat kadar okuduğumuz kitabın üzerine konuştuk. Bu arada oğlumuz yanımızda oyuncaklarıyla oynuyordu. O oyuncaklarıyla oynasa da kulağının bizde olduğunu biliyorum. Konuştuğumuz şeyler onun anlama düzeyinde değil ama Türkçe’si gelişiyor.
Öğleden sonra baba oğul dışarı çıktılar, ben de güzel havayla sanat günlerinin sonuncusunu değerlendirmeye karar verdim. Şehir merkezi çok kalabalıktı. Küçük şehirde yaşamaktan kaynaklanan şaşkınlıkla kalabalığa karıştım.
Cumartesi olduğu için çevre şehirlerden de çok fazla insan gelmiş. Sadece sanatçılar değil cadde üzerindeki bütün mazgalar stant açmışlardı. Her yerden güzel yemek kokuları geliyordu. İnsanlar ellerinde dondurma, taze patlamış mısır gibi her çeşit aburcuburla dolaşırken kendimi kontrol etmekte güçlük çektim. Şehirde yiyecek festivali olsa ancak bu kadar abartılır. Bir sokakta çin yemeği standı bile vardı.
Her köşede ayrı bir canlı müzik çalıyordu.
Kalabalıktan yorulunca seramik stüdyosuna gittim. Bu üçüncü gidişim haftada altı saati stüdyoda çalışarak geçiriyorum. Yaz olduğu için kimse yok. Üç saat kadar çalışıp bir demlik yaptım kapağı içime sinmedi tekrar yapacağım. Akşam yedi buçuk gibi stüdyodan çıkıp insanların çadırlarını standlarını toplayışlarını seyrederek yürüdüm biraz.
Tuhaf bir huzur vardı soklarda, insanlar sesiz ve sistemli bir şekilde toparlıyorlardı eşyelarını. Ne bir korna ne bir yüksek ses sadece zor bir günü bitirmiş olmanın rahatlığı vardı toparlananların yüzlerinde.















Ne güzel demişsin,hiç bir belgsel bu gelişimi birebir görmek kadar güzel değil tabii,Onlar bizim yavrumuz..
İyiki varlar :) Gününün güzel ve verimli geçmesine sevindim canım,sevgiyle
nehircce, ben insanları doğadaki diğer canlı ve cansız bütün herşeyden daha ilginç buluyorum. Özellikle hamilelikte ve çocuk büyütürken hayatı çok güzel ve süpriz dolu bulmaya başladım. İnsan çok güzel bir varlık.