Karşı Kaldırım

Meltem Sozer, 14 Ağustos 2009

elbise

Alison’un hayatımıza dahil olmasıyla birlikte Arel’in bakımını üç kişi üstlenmeye başladığımızdan beri kendime daha çok zaman ayırabiliyorum.

Genelde öğleden sonraları şehir merkezine gidiyorum.

Bir kafeye oturup düşünüyorum, okuyorum çiziyorum.

Güneşin öğleden sonra karşı kaldırımı aydınlatışını seyrediyorum. Trafik ışığında bekleyen insanları çiziyorum. Onların gülüşlerini, sabırsızlıklarını…

Vitrinlerdeki elbiselere takılıyor gözüm,  bakmaya her karar verdiğimde kendimi caydıracak bir bahane bulup gitmiyorum. Uzaktan istediğim kumaştan istediğim şekilde hayal ediyorum elbiseleri.

Biliyorum bakmaya gidince  büyü bozulacak.

Onları hayal ettiğim gibi çizerken, hayatın getirdiği ve kaçabilecekken kaçmadığım sorumlulukları düşünüyorum.

Mutlu oluyorum.

Zaten kaçsam ne farkederdi karşı kaldırımda başka sorumluluklar bekliyor olacaktı.

Ben o zaman güneşin altında yürüyüp, trafik ışığında durup,  kafede oturup çizim yapan kişiyi mi görecektim?

Gidip bakabilecek miydim  elbiselere ?

Kategoriler: Çizim
Etiketler: ,

Yorumlar (4):


  1. Şehir Kızı on Ağustos 15th, 2009

    Hayattan kaçılmıyor değil mi :) Çizimin çok güzel olmuş ama biz yine de o elbiseleri görmeye gidelim. Mutlaka üstümüzde bir deneyelim :))

  2. nehircce on Ağustos 17th, 2009

    Ne güzel anlatmışsın,düşündün düşündürdün :)sevgilerr

  3. Meltem Sozer on Ağustos 19th, 2009

    Şehir Kızı,seninle alış veriş yapmak büyük zevk.

    nehircce,teşekkürler.

  4. ayşe on Nisan 4th, 2011

    teşekkür ederim

Leave a Comment

Subscribe to feed