Konferans Kaçamağı III

Bak benim de bir sabrım varmış, arada bir fena taşarmış.
Tam şöyle balayı tadında bir tatil yapıyorduk. Ben gündüzleri müze, sergi, şehirde ne güzellik varsa yaşıyordum. Sonra sen akşama doğru geliyordun güzel otel odasında balayı yapıyorduk. Gece verilen kokteyllere askılı, göğüs dekolteli elbiselerimle katılıp pek güzel peynirlerin yanında pek güzel şaraplarımızı yudumlarken insanlarla kaliforniya sanatının tarihi hakkında konuşan o hoş kadın değilim ben. Hatta şu anda çok huysuzum, çok sinirliyim ben.
Yani bir haftadır yapacağımız San Francisco gezisi için en az on defa program yapalım dedim.
O sırada bilgisayar oyunu oynadığın için geçici ilgi bozukluğu yaşamış olmalısın.
Yani biraz önce sana konu araba bulamaman değil anlamıyor musun derken benden çıkan o tiz sese ben de şaşırmadım desem yalan olur.
Hatta hala araba da bulabiliriz trenle de gideriz türündeki çözüm üreten yaklaşımın karşısında beni anlamadığın için delirmem ve senin de bana deliymişim gibi bakman nedeniyle çok kırgınım sana.
Gün anlamsız bir saati bulmuşken bana yine de gidebiliriz mi diyorsun?
Küstüm ben sana hayatımın sonuna kadar seninle San Francisco’ya gitmiyorum…
Fotograflar Sacramento sokaklarından. Buyurun bu güzel şehirle idare edin. Yazarınız ve fotoğrafçınız olan ben ve editörüm ve bazen fotoğrafçım olan sevgilim küsüz ve San Francisco’ya gitmiyoruz…





Umarim yakinda barisirsiniz ve birlikte San Francisco’yu da gezersiniz, gercekten guzel sehirdir.
Size nazar değmiş olmalı.En kısa zamanda barışıp mutlu haberlerinizi duyurmanız dileğiyle sevgiler
Siyahinci
crebro’cuğum, sen yine de barış, bize san francisco sokaklarından da bildir, dik yokuşlardan aşağı koş tamam mı?
İki kişi tatil yapınca iki tarafta aynı beklentiler içinde olmadımı bir hafta boyunca bir saat uzaklıktaki şehre gidemezsin. Zaten barıştık ve sonunda evimize döndük. İyi niyetli mesajlarınız için teşekkürler…
aman iyi neyse ki ben bu post’u okuduğumda siz barışmışsınız:)) olur böyle şeyler..fazla takmayın keyfinize bakın:)
evlilikte 5 yılı devirmiş heykeli dikilecek olan pino:)
Barismissiniz cok sevindim :) Insallah bir dahaki sefere gidersiniz San Francisco’ya. Malesef oluyor boyle seyler :( Sevgiler.
Bazen huysuzun teki oluyorum işte böyle.
Pino heykelini ben yapayım :) Ben de Üçüncü yıl hediyesi olarak madalya isteyeceğim zaten:)
Pınarcığım herhalde gideriz ucuna kadar gidip gezmedik. Bir de üzerine kavga edip yazılı bir kanıt da bıraktığımıza göre bu bizi rahat bırakmaz tırmalar :)
Meltem,
Hic tartistiginiza degmemis. Hem sevgilin yine bir abstract yollar ve yine bir konferans olur san francisco diayarlarinda. Hem gunubirlik pek anlasilmaz o sehir soyle bir hafta filan kalacaksin ki anlayabilesin :) Dip not san francisco bilim camiasi tarafindan konferans olsa da gitsek diye dort gozle beklenen sehirlerden birisidir. Ben de oyle gordum zaten :)
Ycurl aslında tartışma nedenimiz de tam olarak buydu. Ben San Francisco’ya gitmek istemiyordum. Eğer istesem bir hafta orada kalırdım. Ben sevgilimle daha önce hiç görmediğim bir şehirde romantik bir gün geçirmek istiyordum. İlişki yaşıyor olmamızın sebebide bu sanırım yoksa arkadaş olurduk. Tatillerimizde o otelde oturur oyun oynar bende canım nereye isterse oraya giderdim. Yıllarca yanlız tatil yapmış biri olarak bu beni hiç de üzmezdi doğrusu.
Mutlu olmanızı dilerim….
Hasan bey,Teşekkür ederim.