Arel Beş Yaşında
Biz seni neşelendirmek için hiç çaba sarfetmedik, benim kendinden neşeli her daim gözlerinin içi gülen oğlum. O kadar hareketlisin ki sana alınan pantolonların dayanma süresi iki hafta.
Afacanlıklarının yarattığı soğuk duş etkisini tatlı dil, güler yüz ve sıcak kucak terapileriyle hemen üzerimizden atmamızı sağlayacak kadar da kalp kazanmayı bilen bir yanın var.
Benimle birlikte resim yapmayı, yazmayı, okumayı çok seviyorsun. Babanla birlikte legolarla oynuyorsunuz, o da sana kitap okumayı çok seviyor. Arabada yazılışını ezberlediğin kelimeleri aklından harf harf (spell) söylemeyi seviyorsun.
Sabah beni uyandırmak en çok hoşlandığın şeyler arasında. Aslında erken uyanmayı sevmediğim için eminim şaşkoloz halim hoşuna gidiyordur. Yine de uyanır uyanmaz senin yüzünü görmek, gülümseyen gözlerine bakmak ve üzerime atlayıp beni öpmen sabah altıda kalmaya değiyor. Beni uyandırınca Türkçe günaydın diyorsun. Sık sık günaydın kelimesinin Türkçe en sevdiğin kelime olduğunu söylüyorsun.
Özellikle doğum günü partilerini çok sevdiğin için bu yıl iki kutlama düzenledik senin için. Birini en sevdiğin yer olan havuz kenarında en sevdiğin arkadaşınla yüzerek, diğerini okulunda okul arkadaşlarınla kutladın.
Çok iyi kalpli bir çocuksun, kimseyi üzmek kırmak istemeyen heyecanlı, mutlu ve enerjili. Seni çok seviyoruz oğlum, iyi ki doğdun.
Kategoriler: Özel Günler, Bebeğimiz



















