Basıldık!
Dün evliliğimizin yedinci yıl dönümü kutladık.
O bütün gün izin aldı, sabahtan itibaren silikon vadisinde sevdiğimiz yerlere gittik birlikte.
Ben saçlarımı yaptırdım, yeni bir makyaj denedim, güzel bir elbise giydim uzun zamandır hiç böyle süslenmemiştim :)
Neyse yedik içtik gezdik derken akşam üstü bana şimdi ne yapalım diye sordu ben de güzel bir kafeye gidelim canım çay istiyor dedim.
O da beni çalıştığı yere yakın, arkadaşlarıyla sık sık uğradığı bir yere götürdü. Derken bir kaç kişi selam verip yanımıza yaklaşıyorlardı ki, beni görünce sevgilimin bizi tanıştırmasına fırsat vermeden hızla uzaklaştılar. İş arkadaşlarıymış hatta biri görmezden gelip kafasını çevirip gitti.
Önce ne olduğunu anlayamadık tabi. Şaşkın şaşkın bana bakan adamların bakışlarına bir anlam vermeye çalışıyorum sonra jeton düştü :)
-İnsan neden gündüz vakti karısıyla kafede çay içmek için işinden izin alsın, beni senin sevgilin sandılar dedim.
-aaa onun için tanıştırmama fırsat vermeden kaçtılar! e ama seni görünce böyle düşünmek en normali, çok güzelsin dedi.
Böylece günün iltifatını da almış oldum :)
Akşam bir kadeh şarap içtim, bünye alışık değil sarhoş oldum. Ya daha sık içmeli ya toptan içmemeli. Böyle yılda bir iki defa içince çarpıyor.
—
Yedi yılda ne çok şey yaşamışız. Dün bütün duygular üzerime çullandı, güzel ve zor günlerin bıraktıkları ağır geldi. Hüzünlüydüm biraz.
Kategoriler: Çizim, Özel Günler

















