18 Ekim 2008
Benim çizimlerim, projelerim hatta yazılarım bile çalınıyor.
Genelde kişisel kullanımlar beni rahatsız etmiyor. Bir çoğu incelikli davranıp izin istiyorlar, istemeyenlere de kırılmıyorum.
Ama bazı şirketler ve kişiler var ki yaptıklarımı çaldıkları yetmiyor, bir kısmı kendi çalışmalaraymış gibi yayınlıyorlar sitelerinde.
Kopyala yapıştır hesabı :)
Ben de belki dikkat çeker ve daha sorumlu davranırlar diye aşağıdaki çizimi yaptım.
Eğer siz de hırsızlık olaylarına tepkiliyseniz aşağıdaki çizmimi sitenizde kullanabilirsiniz. (Resmin altındaki kodu sitenize yerleştirmeniz yeterli.)

<img title=”Hirsiz” src=”http://www.crebro.net/main/images/thief.png” />
13 Ekim 2008

Belki de bu şehirde yaşadığım son sonbaharın fotoğraflarını çekiyorum.
Oğlum yanımda oynarken ben son sonbaharın güneşine göz kırpıştıran yaprakları izliyorum.
Artık hiçbir güzel anı kafama kazımıyorum.
Özgürce salınıyorlar zihnimde sonra uçup gidiyorlar.
Arel’le yaşadıklarım hariç.

Arel şarkılar söyleyerek kaldırım tebeşirleriyle oynuyor.

Bu günlerde en çok tebeşirlerle oynamayı seviyor.

Haftasonu nehir kenarına gittiğimizde,
Nehir kazları ihtiyar heyeti gelen kış için hazırlık toplantısı yapıyorlardı.
Bence güneye gitseler iyi olacak ama onlar bütün kışı donan nehirin üzerinde geçiriyorlar.
9 Ekim 2008
Sonbahar iki gün yağmurlu iki gün güneşli devam ediyor.

Biz güneşli günlerde futbol oynuyoruz. Arel topla birlikte koşup paslaşıyor çok eğleniyoruz.

Biraz büyüyünce hala futbol oynamayı severse onu küçükler ligine göndermeyi düşünüyoruz. Küçükler liginde kızlar ve erkekler bir arada oynuyor. Takım sporlarının kişiliği çok geliştirdiğine inanıyorum. Kızlarla birlikte oynamaları da bence büyük avantaj.

5 Ekim 2008

Yedi yıllık bir ilişki, beşinci yılına ulaşmış bir evlilik, bir erkek ve onaltı aylık bir bebek.
Hayatta bazı şeyler şans.
Eğer mutlu bir evlilik yaptıysam bu kesinlikle şans.
Çünkü sanılanın aksine, bence altın kuralları yok ilişkilerin. Her ilişki sadece onu yaşayan iki insana ait taklidi veya tekrarı yok.
Başarı sırları yok.
İki insan birlikte mutlu ve uyumluysa, ortada ilişki için çaba gerektiren bir durum bile olmuyor. Herşey kendiliğinden ilerliyor.
En azından bizim için beş yıl hep böyle geçti ve bebeğimiz doğduktan sonra ilişkimiz daha da güçlendi.
Bugün beşinci evlilik yıl dönümümüzü kutladık.
Daha nice yıllar diledik birbirimize…
30 Eylül 2008

Bu aralar kendimi sürekli Andy Goldsworthy’in çalışmalarına bakarken buluyorum. Yaklaşık bir yıl önce onun hayatını ve çalışmalarını içeren bir belgesel izlemiştim.
Matematik profesörü olan babasından gelen analitik zekasından mıdır bilinmez, multiple denilen bir tarzda çalışıyor. Bu tarz çalışan sanatçıların çoğu çalışmalarında inanılmaz bir malzeme ve renk uyumu yakalıyorlar. Ve hiç durmadan aynı çalışmaları tekrarlamaları otizme ait matematik zekayı çarıştıracak kadar saplantılı ve tekrarcı.
Andy gibi çalışmaları ve düşünceleri beni çok etkileyen sanatçıların eserleri, üç boyutlu çalışma isteğimi artırıyor. Bu nedenle iki dönemdir sanat dersleriyle birlikte matematik dersi de alıyorum.
Rivers And Tides verdiğim linkte belgeselden bir parça var. Diğer parçaları hemen yanında görebilirsiniz. Belgeseli Amerika’da yaşayanlar şehir kütüphanesinde bile bulabilirler. İzlenmeye değer.
Andy Goldsworthy’in düşüncelerini, çalışmalarını ve hayat tarzını çok etkileyici buluyorum. Tabi sadece ben etkileyici bulmuyorum :) Çok ünlü bir sanatçı kendisi.
Çalışmalarını genellikle doğada bulduklarıyla yapıyor. Doğa onun malzemesi.
Taşlarla, yapraklarla, odun parçalarıyla, buzla çalışıyor. Hiç durmadan çalışıyor. Yaptıklarını tekrar tekrar yapıyor.
Tekrar tekrar.
Sonra çoğunu doğaya bırakıyor. Nehir alıp götürüyor çalışmalarını, buzlar eriyor, taşlar devriliyor.
O yine yapıyor tekrar tekrar.
Onun zamanla alıp veremedikleri benim zamana olan takıntımı tırmandırıyor.
Burada onun bazı çalışmalarının fotoğrafları var.