Pazartesi Kahvesi
Yine pazarın ertesi geldi.
Yıllarca bu pazarın ertesi nedeniyle pazar sabah kahvaltıları dışında pazar günlerini sevimsiz buldum.
Kahveler kavaltıların altına değil üstüne içilirdi.
Şimdi herşey binlerce yıl öncesinde.
Ne pazar ertesi korkuları kaldı ne de Türk kahveli sohbetler.
——
Pazarın ertesi gelinceye kadar geçen günlerde kapasitemin üzerinde sosyal oldum.
Geceyarılarına kadar konuşmaktan dilim şişti.
Hemen her gün bir yemek daveti vardı yedik içtik güldük eğlendik.
Ben çalışamadığım her dakika için suçluk duydum.
Ama arkadaşlarımla zaman geçirmek güzeldi.
Pişmanlığımı telafi etmek için uykusuz geceler geçirip yeni denemeler yaptım.
Şehirde sanat günleri vardı gezdik dolaştık.
Havalar sonunda gerçekten ısınmaya başladı. Sonunda otuz derecelere ulaştık hatta geçtik. Çok mutluyum, hayatımın en uzun baharını yaşamış oldum. Klimayı daha yeni çalıştırmaya başladık. Ama geceler hala serin.
Ve ben tabiki şikayetçi değilim :)






Ne şahane…az önce içime doğan bir hisle”bir bakayım belki crebro da bir şey eklenmiştir” dedim ve pat karşıma nefis bir resim daha çıktı:)) evet, ben de iş yerimdeyim ve bu pazar ertesilerini hala hiç sevmiyorum ve pazar hakkındaki düşüncelerim de sizinle aynı…şimdi bu şahane dumanı tüten kahve gibi olmasa da otomatik makineden bir kahve alayım da size eşlik etmiş olayım:)
En içten sevgilerimle,
Elif.
Uzun zamandır güzel bir pazar günü geçirdimmi acaba diye düşündümde elle tutulur birşey bulamadım. İstda geçirdiğim pazarlar genellikle temizlikle, ütüyle vs. geçti. Zaten arkasından gelecek olan günün pazartesi olması pazarları hep antipatik yapmıştır gözümde.
Pazartesi günü zaten en iğrenç gündür. Önümdeki 5 gün işe gidip gelmek düşüncesi (kafayı yedirtir insana)
Cumartesiden şaşmamak gerekir. Bildiğim en tatlı gündür.
Çalışmanın en güzel yanı haftanın bazı günleri diğerlerinden daha da kıymetli. Cumalar çok özel, hele ki cumartesi akşamları demek gezmek, geç yatmak demek. Pazar akşamı demek üff yarın yine iş var demek. Olsun herşeye rağmen çalışmak güzel….
Evde olduğunda bir günün diğerinden farkı da böylece anlamı da yok bence.
elif, afiyet olsun :)
aahmetcelebii, antipatik pazartesi.
Sermin, yok ben ilk okuldan beri sevmezdim bu düzeni. Sonra işe giderken anladım ki ben böyle yaşayamam. Her sabah aynı saatlerde kalkan aynı trafiğin içine düşüp aynı üretkenlikten uzak saatleri kullanıp aynı saatlerde tekrar trafikle boğuşup eve dönmek bana göre değilmiş. Şimdi de günde yedi saat çalışıyorum ama zamanı kendim yönettiğim için Arel’e günün yarısını ayırabiliyorum. Okul zamanı da dersleri iki güne sığdırıyorum. Sırf hafta başı sonu sendromları yaşamamak için oniki saat okulda oluyorum. Ama yine de cuma ve cumartesi akşamları benim için de hala en tatlı zamanlar.
Meltem anladığım kadarıyla Amerika’da bir üniversitede öğretim elemanısın. Resim ya da grafikle ilgili bir bölüm mü?
Sermin,Grafik tasarım okuyorum.
Ankara’da da havalar sicak ama geceleri serin geciyordu derken son bir haftadir gunduzleri 40 derece ya da uzeri ve aksamlari da o serin havadan eser kalmadi. Geceleri de sicak var artik. Nasil gecer bu yaz diye soruyorum kendime…