Psikolog Yardımı
Daha önce yazdığım gibi Arel’in ikinci yaş sorunlarıyla ilgili çocuk psikoloğu arkadaşımdan yardım aldım.
Bir kaç günü birlikte geçirdiğimiz için bir çok farklı konuda, yazamayacağım kadar fazla bilgi edindim.
Her çocuk farklı, bu nedenle yazdıklarım herkes için uygun olmayabilir. Ama denemek isteyenlere birkaç tavsiye.
Arel’in ikinci yaş sorunlarıyla ilgili kendimi en çaresiz hissettiğim durum, istediği birşeyi yapmadığımızda ya da istemediği birşey olduğunda kendini yere atıp ağlamaya, bağırmaya ve tepinmeye başlaması oldu. Bu öyle bir hal almıştı ki günde ortalama elli defa yapıyordu (abartmıyorum)
Ve artık bir kere bile yapmıyor.
Önce iki yaş dönemi zorluklarının normal bir gelişim süreci olduğunu kabul edelim. Bazı şeyleri yaşaması gerekiyor. Duygularını nasıl kontrol edeceğini bilmiyor. Bütün iyi ve kötü şeyleri kocaman kocaman yaşıyor. Bizim için çok önemsiz birşey, onun için dünyanın sonu. Ağlama ve tepinme krizlerini yaşamayı da hiç istemiyorlar.
Sıkça böyle krizler yaşıyorsanız krizin öncesi çok önemli. Eğer önceden kızacağını bildiğiniz birşey olacaksa önlem olarak dikkatini başka birşeye çekmeniz gerekiyor. Arel’in sevdiği bir yerden ayrılırken onun buna çok ağlayacağını bildiğim için önlem olarak şunları yapıyorum.
- Yanıma sevdiği yiyeceklerden alıyorum, sevdiği bir kaç küçük oyuncak alıyorum. Birlikte oynadığımız, yürürken oynayabileceğimiz bir oyun oynamaya başlıyorum ya da sevdiği bir şarkıyı söylüyoruz… Bunun gibi bir çok örnek yaratılabilir önemli olan sevdiği birşeyle dikkatini dağıtmak.
Ama oldu ya sinirlendi birşeye yerde tepiniyor. Benim yaptığım hatayı yapmayın :)
Ben o ne zaman kendini yere atıp bağırıp ağlamaya başlasa yanına gidip sevdiği oyuncaklar, şarkılar, oyunlar vs… dikkatini dağıtıp sakinleştirmeye çalışıyordum. Ve sonunda günde elli defa sinirlenmeye başladı :)
O böyle davrandığında kesinlikle tepki vermemek gerekiyor. Ne sakinleştirmeye çalışın, ne kızın ne de konuşun. Hatta o tarafa bakmayın bile ayrıca sakin olun. Hiç bir tepki görmeyince yaptığı şey işe yaramadığı için yapmıyor. Ben sadece iki defa görmezden geldim. Ve bir daha hiç tekrarlamadı.
Ama bazen kendilerini durduramayıp yardım istercesine bakıyorlarmış. O zaman gidip sakinleşmesine yardımcı olmak gerekiyormuş. Bir de bu sinirlilik durumu beş dakikayı geçiyorsa mutlaka uzman yardımı almanız gerekiyor. Bizim bir, birbuçuk dakika kadar sürüyordu. İnsan bir dakikanın bu kadar uzun olduğuna inanamıyor.
Son olarak da eğer insanların arasında, çarşıda, gezmede, aile toplantılarında vb… insanın ve tanıdıkların çok olduğu yerde onun kendini yere atıp ağlamaması için her istediğini yapıyorsanız acınacak durumdasınız demektir. Çünkü bunu özellikle kriz geçirmemesi için yaptığınızı biliyormuş ve çok kötü kullanıyormuş. Ben de elimden geldiğince kalabalıkta krizlerini kontrol etmeye çalışıyordum. Ama her istediğini yapmak zaten olanaksız. Bir gün alışveriş merkezinde para atıp binilen büyük arabaların oradan bir türlü ayrılamadık. Neredeyse bir saatten fazla oynadı, bekledim hevesinin geçmesini ama yok ayrılmıyor arabanın başından. Ne zaman gidelim desem kendini yere atacak gibi yapıyor :)
Oyuncak yemek şarkı hiçbir şey fayda etmeyince ben de arkadaşımın ne kadar haklı olduğunu farkettim. Ben ne kadar engellemeye çalışırsam o da o kadar kullanıyordu. Sonunda kararlı bir anne olup ‘hadi gidiyoruz’ dedim.
Attı kendini yere bağırdı ağladı çırpındı tekmeler savurdu kalabalığın içinde, sonra farketti ki ben bakmıyorum bile. Kalktı yerden elimi tuttu eve döndük.
Şimdi eve gideken elele tutuşup birlikte şarkılar söylüyoruz.






Bizdede var ayni durum cok siklikta olmasa da basladi:( henuz 18.Ayin icerisindeyiz.
Bu yontem gercekten ise yariyor.
Paylastigin icin tesekkurler.
Meltemcim, cok tesekkur ederim paylastigin icin. Ali Kerem de aynen Arel gibi, yaramaz degil ama cok hareketli bir cocuk. Sanirim anne-baba ve etrafimizdaki yetiskin arkadas kitlesinin yogun sevgisinden birazcik da simarik ve sevgi arsizi:)
Son bir aya kadar son derece uysaldi. Ama gecen ay zor bir karar aldim ve tezimi bitirebilmek icin Ali Kerem’i ayni yaslarda oglu olan bir arkadasima hergun duzenli olarak gondermeye basladim. O gunden beri benim uysal ufaklik gitti yerine sinirli, hircin bir kabadayi geldi:( Hele ki arkadasim daycare kadrosuna 3,5 yasinda ucuncu bir cocuk daha dahil ettigi gun hircinligi tavan yapti ve bir daha da durulmadi. Diger cocuklara ama ozellikle de arkadasimin agzi var dili yok uysal ogluna her firsatta vurup itiyormus. Sanirim mevcut ilgiyi, sevgiyi paylasmakta zorlaniyor. Eve geldiginde de herseyin acisini bizden cikariyor.
Okuduklarimdan bunun dogal ve gecici bir donem oldugunu anliyorum ama yine de zorlaniyorum. Allah hepimizin yardimcisi olsun. Ama en cok da miniklerin; zira biz farketmiyoruz belki ama onlarin isi bizden daha zor cogu zaman.
O kadar iyi geldi ki anlattıkların, yani bu dönemi biliyordum da bu kadar sıkıntı olabileceğini akıl etmiyordum. Psikolog arkadaşlarla görüşüyorum bu konuyu, onlar da senin söylediklerin doğrultusunda şeyler söylüyorlar ama malesef psikologla görüşünce herşey sütliman olmuyor. Epey emek sarfetmek gerekiyor.
Neyse kolay gelsin sana. Bu arada yeni anlaşmana da çok sevindim.
Kolay gelsin.
Sevgiler…
Meltem ne güzel yazmışsın gerçekten teşekkürler paylaştıgın için çok yardımı olacak bana..bizim henüz erken 2 yaş sendromuna daha var derken sanırım yavaştan başlıyor geçenlerde aynen dedigin gibi tepindi miniklik ne yapacagımı şaşırdım..neyse teşekkürler sevgiler :)