Renkler I
Özellikle görsel içerikli işler yapanlar için renk bilgisi çok önemli. Bu nedenle sanat bölümlerinde okuyan bütün öğrenciler renk teorisi dersini ya zorunlu ya da seçmeli alırlar.
Renkler hakkında daha çok bilgiye sahip olmak neye yarar ?
Daha iyi fotoğraflar çekmeye, güzel bir sofra hazırlamaya, giysi seçimine, makyajda tonların kullanımına, ev dekorasyonuna ve daha fazla konuda çok bilmiş olmaya yarar :)))
Renkleri öğrenmek tonları ve gölgeleri nasıl kullanacağınızı da öğrenmek anlamına geliyor. Bu nedenle günlüğümde bu derste öğrendiklerimi özetlemeye karar verdim.
Renklerin var olduğunu Sir Isaac Newton bulmuş. Üçgen cam bir prizmadan geçen beyaz ışık, bir çok rengi içinde barındırıyor.
Karanlıkta renk görememizin sebebi de nesnelerin reklerinin olmaması. Işık varsa renk de var. Objeler ışığı belirli dalga boylarında tutup yansıtarak, ışığın renk olarak görünmesini sağlıyor. (bu kadar teknik terimi İngilizce’den Türkçe’ye çevirmek ne zormuş! dinleneceğim biraz)
Üç ana renk var. Sarı, mavi ve kırmızı. Bunlara birinci dereceden renkler deniyor.
İkinci dereceden renkler
Sarı+mavi = yeşil, Sarı+kırmızı = turuncu, Kırmızı+mavi= mor
Üçüncü dereceden renkler,
sarı yeşil - mavi yeşil - sarı turuncu- kırmızı turuncu- kırmızı mor – mavi mor
Birinci ve ikinci dereceden renklerin en sık kullanımını çocuklarla ilgili ürünler ve kitaplarda görebilirsiniz. Genelde tonlar, gölgeler ve üçüncü dereceden renkler kullanılmaz.
Arel’in odası tam olarak böyle bir renk cümbüşü. Ben büyük çocuklar için yaptığım çizimlerde bu hataya düşmemeye çalışıyorum. Çünkü bu renkler ilk dört yaşa kadar idare ediyor. Sonra biraz daha açık koyu tonlar ve gölgeler eklemek gerekiyor.
Yukarıdaki çalışmayı renk teorisi dersi için akrilikle yaptım. Fotoğrafını çekince renkler bir tuhaf göründü :) Sıraladığım renklerin hepsini burada da görebilirsiniz.
Bu yazdıklarım renk konusunun en sıkıcı kısmıydı. Yakında teorilerden bahsedeceğim onlar daha zevkli.






Teorileri merakla bekliyorum. Yukarıdaki bilgileri kabaca her dönem resim dersinin başında tekrar ederler TRde. Lakin bir türlü ötesine geçilmez, neden acaba?
Renkle kal!
çook merak ettim:)
harika Meltemcim,en sevdiğim ve ilgilendiğim konudur.teorilerileri biz de görmüştük.ama en büyük şansımız hocamızın abd de eğitim görmüş olmasıydı.iletişimi hala devam ediyordu.başka birinin öğrencisi olsam eminim hiç birşey öğrenmeden bitirecektik bölümü.Allahtan ingilizcem de vardı.şanslı sayıyorum kendimi.senin vereceğin bilgileri heyecanla bekliyorum.eşinin çizimi güzel :) olmuş.
Merhaba Meltem, düşündüm de yaklaşık 4 yıldır yazılarını takip ediyormuşum,oradaki hayatın,hamileliğin,Arel’in doğumu büyümesi,gittiğin okullar,çalışmaların yaptıkların…Okuduklarım ve gördüklerimle çok takdir ediyorum seni. Renklerin benim hayatımda da çok fazla yeri var ve daha fazla yer tutmasını da istemişimdir hep.İlgili yazılarını merakla bekliyor olacağım:)
Uzun bir yazı dizisi olacak çünkü ben renkleri çok seviyorum. Umarım siz de seversiniz.
Konunun devamını sabırla bekleyeceğim.
Yaşama sevinciyle dolu olanların hayatı
gri ve siyah dışında bundan dolayı rengarenk geçiyor olmalı. Renkli hayat
cıvıl-cıvıl güzellikler demektir belki de…